foto1 foto2 foto3 foto4 foto5


Okul Yolu
Bir Eğitim Sitesi

Okul Yolu

İdareci Öğretmen ve Öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi

Tasfiye Amaçlanıyor!

egitim sen

Eğitim Emekçilerine Yönelik Her Türlü Yasa Dışı Müdahalenin Karşısındayız

Bugün, yargıyı kuşatan siyasi iktidar tarafından hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü kavramları alabildiğine zedelenmektedir. AKP iktidarının toplumu kutuplaştırıcı, öfke empoze eden politikaları ve eğitimcileri itibarsızlaştırma hamleleri, maalesef her geçen gün meyvesini vermektedir. Devamı

,

 

Makale Dizini

 

Kanuni lakabı verilen Sultan Süleyman

 

Tebaası tarafından kendisine ancak Kanuni lakabı verilen Sultan Süleyman, yeni bir hukuk devleti anlayışının da müjdecisi oldu. Yavuz'un Cihan çapındaki icraatı sırasında gerek devletler hukukunda gerek Amme ve şahıs hukukunda yaptığı hatalar, Kanuni tarafından derhal düzeltildi.

 

Kanuni devrinde Hükümetin ve onun başı olan sadrazamın otoritesi yüksek ve kesindi. Makamını muhafaza ettiği müddetçe padişah, sadrazamın işlerine hiçbir surette müdahale etmez Hatta edemezdi. Hâlbuki Yavuz devrinde sadrazamın böyle bir otoritesi olmayıp, devlet başkanı olan Yavuz'un otoritesi tam manasıyla mutlaktı. Rüstem Paşa gibi Kanuni'nin yetiştirmesi olan bir sadrazam, bir kere Cihan padişahına işlerine karışmak salahiyeti olmadığını İhtar edebilecek cesareti kendisinde bulmuştur. Bu cesaret Şüphesiz kanun kudretinden ve hükümdarın hukuk anlayış ve saygısının egemenliğinden ileri geliyordu. Gene Kanuni'nin yetiştirmesi olan Damat İbrahim Paşa da, Alman sefirine Padişahın hükümet işlerine karışmadığını Hatta kendisi hükümet başkanı olduğundan, Reyi olmaksızın padişahın emirlerinin icra edilemeyeceğini açıkça söylemekten çekinmemiştir. Bu sözleri, kısmen İbrahim Paşa'nın malum gururu ile tefsir etsek dahi, devrin hukuk anlayışı ve devlet başkanı ile hükümetin salahiyet ayrılıkları meydana çıkmaktadır.

Türkiye'nin hukuk devleti olduğu Avrupa'da malumdu. İngiltere Kralı VIII. Henry, bu sıralardadır ki Türkiye'ye bir heyet göndermiş, Türk adli müesseselerini tetkik ettirmiş bu heyetin raporu ile İngiltere'nin ileride cihana örnek olan Adliyesi'nde ıslahat yapmıştır.

 

Kanuni Devri'nin diğer bir hususiyeti de rüşvetin devlet idaresinde meçhul olması ve memurların azil ve tayini statüsü idi. Belirli bir suçu olmayan memur Azledilemezdi. Bir kerede azledildi mi, bir daha devlet hizmetinde kullanılmaz, sucu ağır değilse derhal emekliye sevk olunurdu. Rüşvet, Kanuninin son zamanlarında, Rüstem Paşa ile devlet işlerine sokulmaya başlamış, on altıncı Asrın sonlarında ise memurların sebepsiz yere azilleri bir adet olmuştur. Bu iki unsurun koca İmparatorluğu ve Kudretli bünyesini nasıl tahrip edip çökerttiği malumdur.

 

Devlet memurlarının maaş ve tahsisatları boldu ve rüşvet ve irtişa ihtiyaç göstermiyordu. Nüfuz ticareti, çok ağır bir suçtu. Mısır Beylerbeyi Hüsrev Paşa'nın Mısır vergisini bir sene İstanbul'a Mutat Meblağdan fazla göndermesi vakası çok meşhurdur. Divanı Hümayun bu fazlalıktan memnun olacak yerde, şüphe göstermiş ve Beylerbeyi'ne bu fazlalığı nereden ileri geldiğini sormuştur. Hüsrev Paşa, yeni yapılan kanallar Dolayısıyla Mahsul fazlalığını ve gümrüklerde yapılan ıslahatı Sebep olarak gösterilmiştir. Ancak Divanı Hümayun, Mısır halkının tazyik edildiği endişesiyle, bu ifşaatı da makbul saymamış Kahire'ye fevkalade bir Teftiş heyeti göndermiştir. Heyet Beylerbeyi'nin lehine rapor vermiştir. Bununla beraber Kanuni, çok hassas bir adalet duygusuyla, vergi fazlasının Kahire'ye iadesini ve bu meblağın kanal, suyolu ve liman işlerinde kullanılmasını buyurmuştur.

 

Büyük Türkiye Tarihi Yılmaz Öztuna Cilt 3 Sf.328

,,

 

Sözleşmeli öğretmenlik

turk egitim sen

Mersin 1 no’lu şube, veliler tarafından darp edilen öğretmenler için basın açıklaması yaptı.

Mersin Akdeniz Güney Ortaokulu'nda veliler tarafından darp edilen öğretmenlerimize sahip çıkmak ve son zamanlarda eğitim çalışanlarına karşı gerçekleştirilen şiddet olaylarına dikkat çekmek ve kınamak için Türk Eğitim Sen yöneticileri, Türkiye Kamu Sen in diğer iş kollarındaki yöneticileri  ve üyeleriyle beraber basın açıklaması yaptı.  Devamı

Eğitim kovayı doldurmak değil

egitim bir senDenetim, kadavraya otopsi değil, hayata koruyucu hekimlik yapmaktır

Bir medeniyetin insanlığa olan faydasının, onun eğitim alanındaki başarısıyla ölçülmeye başlandığı günümüzde, neredeyse tüm toplumlar devletler eliyle eğitim sistemlerini daha nitelikli, daha etkili ve daha iyi hâle getirmek gayretindedir. Eğitimde kalite, öğretmenlik mesleğinin niteliği ve itibarı, fırsat ve imkân eşitliği, Devamı

 

,,,

 

Lütfen Paylaşalım

 

web servis

site ekle site ekle

Eğitim öğretim yılı

egitim is

Yargı Kararını Verdi: Eğitim Kamusal Bir Hizmettir ve Kamu Eliyle Yürütülmelidir

Hizmet Vakfı İle Milli Eğitim Bakanlığı Arasında İmzalanan Protokolün Yürütmesi Durduruldu 

Milli Eğitim Bakanlığı ile Hizmet Vakfı Arasında Değerler Eğitimi Verilmesine Dair 15.07.2014 tarihli işbirliği protokolünün değişiklikler ve ilaveler yapılarak 15.07.2017 tarihinden geçerli olmak üzere üç yıl süreyle uzatılmasına ilişkin Devamı

Minnetle anıyoruz

turk egitim sen

Meb’i kim yönetiyor?

Yönetici Görevlendirme sınavının ÖSYM tarafından  yapılacağı duyurulmuş  Milli Eğitim Bakanlığı, geçen ay yönetici atama takvimini yayınlamış, üç gün sonra geri çekmiş idi. Fakat bugün takvim aynı şekliyle tekrar yayınlandı. Madem aynen yayınlanacaktı, takvimin geri çekilmesinin hikmeti ne idi? Ne yapılmaya çalışılıyor? Devamı

 

Kotanlı: üniversitelerde torpil ve ayrımcılığa son verilsin

 

Üniversitelerde çalışan idari personelin torpil ve sendikal kayırmacılıktan müthiş derecede rahatsız olduğunu; üniversitelerde görev yapan eğitim ordusunun gizli kahramanları olan idari personelin; başta ekonomik ve özlük olmak üzere, mesleki ve demokratik sorunlarının iyice arttığını söyledi.”Daha öncede yaptığımız açıklamada dile getirdiğimiz gibi üniversitelerimizin rektör ve dekanlarına çağrıda bulunuyorum, üniversitelerde çalışan idari personelin taleplerine kulaklarınızı tıkamayın sendikal ayrımcılık yapmayın. Devamı için