foto1 foto2 foto3 foto4 foto5


Okul Yolu
Bir Eğitim Sitesi

Okul Yolu

İdareci Öğretmen ve Öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi

Tasfiye Amaçlanıyor!

egitim sen

Eğitim Emekçilerine Yönelik Her Türlü Yasa Dışı Müdahalenin Karşısındayız

Bugün, yargıyı kuşatan siyasi iktidar tarafından hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü kavramları alabildiğine zedelenmektedir. AKP iktidarının toplumu kutuplaştırıcı, öfke empoze eden politikaları ve eğitimcileri itibarsızlaştırma hamleleri, maalesef her geçen gün meyvesini vermektedir. Devamı

,

 

Minnetle anıyoruz

turk egitim sen

Meb’i kim yönetiyor?

Yönetici Görevlendirme sınavının ÖSYM tarafından  yapılacağı duyurulmuş  Milli Eğitim Bakanlığı, geçen ay yönetici atama takvimini yayınlamış, üç gün sonra geri çekmiş idi. Fakat bugün takvim aynı şekliyle tekrar yayınlandı. Madem aynen yayınlanacaktı, takvimin geri çekilmesinin hikmeti ne idi? Ne yapılmaya çalışılıyor? Devamı

 

Makale Dizini

Hazreti Nuh'un Gemisi 

Nuh aleyhi selam, Hazreti İdris’ten sonra 

yeryüzündeki insanlara, kendilerini irşat etmek üzere Allahü Teâlâ'nın gönderdiği  büyük bir peygamberdir. Hazreti Nuh'a ait haberler Kur'ân-ı Kerîm'in yirmi sekiz yerinde zikredilmiştir ki,  bunlardan birisi müstakil bir suredir. Allahü Teâlâ, bir hakikat olarak Nuh aleyhi selamı

kavmine bir Peygamber olarak gönderdiği vakit o, kavmine:

— Ey kavmim! Allah'a ibadet edin!. O Allah ki, sizin için O'ndan başka kendisine ibadet edecek, kullukta bulunacak hiç bir ilâh yoktur. Emin olunuz ki, Allah'ı tanımadığınız takdirde üzerinize büyük bir günün azabının gelmesinden korkuyorum, dedi.

 

 

Allah'ın Resulünün bu dâvetine karşılık, kavmin ileri gelenlerinden bir güruh:

— Ey Nuh, her halde biz, seni çok açık bir sapıklık içinde görüyoruz, dediler.

Hazreti Nuh da kendilerine:

— Ey kavmim! Bende bir sapıldık yoktur. Ancak ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim. Size Rabbimin haberlerini, emirlerini tebliğ ediyorum. Size öğüt veririm ve sizin bilmediğiniz şeyleri Allah’tan ilham olunduğu gibi bildiriyorum.

— Ey kavmim! Beni niçin yalanlarsınız? Yoksa içinizden sizi korkunç bir akıbetten korumak, sizin de korunup rahmete erişmeniz için Rabbiniz tarafından bir kimseye vahiy, peygamberlik gelmesine şaşar ve inanmaz mısınız?.

Bu sözleri üzerine Nuh aleyhi selamı yine yalanlamaya devam ettiler ve dediler ki:

— Ey Nuh! Biz seni, ancak bizim gibi bir beşer görüyoruz. Sana uyanları da ilk bakışta en rezillerimiz olan kimselerden ibaret görüyoruz. Sizin bize fazla bir meziyet ve üstünlüğünüzü de görmüyoruz. Belki biz sizi yalancı sayıyoruz.

Nuh aleyhi selam irşadına devam ederek:

— Ey kavmim! Açıkça söyleyin, eğer ben Rabbim tarafından verilmiş bir delili haiz isem ve bana, Rabbim kendisinden bir rahmet vermişti, size onu görecek göz vermeyip kör olarak bırakmış ise, biz size onu görmek istemediğiniz halde zorla kabul mü ettireceğiz zannediyorsunuz?. Hem ey kavmim, ben bu irşadıma karşılık sizden bir mal da istemiyorum. Benim ücretim ancak Allahü Teâlâ'ya aittir. Ve ben, o iman edenleri kovucu da değilim. Elbette onlar Rablerine kavuşacaklar. Fakat sizi de ben, cahillik eden bir topluluk olarak görüyorum. Hem ey kavmim, ben bunları kovarsam, bana kim yardım edip Allah'tan beni kurtarabilir? Bunu bir defa düşünmez misiniz?. Ben size, ne Allah'ın hazineleri yanımdadır, ne de gaybî bilirim demiyorum. Ben muhakkak meleğim de diyemem. Yine ben, gözlerinizin hor gördüğü o kimseler hakkında «Allah onlara hiç bir hayır vermez» de diyemem. Zira onların vicdanlarındaki imanı en iyi bilen Allahü Teâlâ'dır. Böyle halde bulunmuş olsam ben, şüphesiz haddini aşanlardan olurum!, dedi.

Buna karşılık Nuh aleyhisselâmın kavmi:

— Ey Nuh! Sen bize karşı hakikaten husûmette bulundun. Bize husûmetini fazlalaştırdın. Eğer sözünde doğru isen, bizi tehdid ededurduğun azabı hemen bize getir, dediler.

 

Hazreti Nuh:

— Onu size, ben değil, dilerse Allahü Teâlâ getirecektir. Siz onu âciz bırakacak değilsiniz. Ben size ne kadar öğüt vermek istedimse de, Allahü Teâlâ sizi helak etmeyi murad etmişse benim nasihatim size hiç fayda vermez, iyi biliniz ki, Allah Rabbinizdir, en sonunda çaresiz ona döneceksiniz!, dedi.

Kâfirler:

— Ey Nuh! Yoksa o azabı sen mi uydurdun? Diyorlardı. Hazreti Nuh da:

— Eğer ben uydurdumsa günahı bana aittir. Hâlbuki ben, sizin yüklemek istediğiniz suçtan her halde uzak bulunuyorum, dedi.

Bunun üzerine Nuh aleyhisselâma Hazreti Allah tarafından vahyolundu ki:

—- Kavminden şimdiye kadar iman edenlerden başka hiç birisi iman etmeyecektir. Binaenaleyh işlemekte oldukları fenalıklardan dolayı sen endişelenme de, bizim nezaretimiz altında ve vah yettiğimiz talimat dairesinde gemi yap!. O zulmedenler hakkında şefaatçi de olma! Çünkü o zalimler muhakkak batırılacaklardır.

Bu ilâhî emir üzerine Nuh aleyhisselâm gemiyi yapmaya başlamıştı. O bu işle meşgul olurken kavminden her hangi bir imansızlar güruhu yanından geçtikçe, kendisiyle alay ederler, «Hani peygamberim diyordun, işi marangozluğa bozdun» diye eğlenirlerdi.

Hazreti Nuh da kendilerine:

— Siz benimle eğleniyorsunuz; sizin şimdi eğlendiğiniz gibi biz de ilerde sizinle eğleneceğiz!. Kime perişan eden bir azap gelecek ve daimî bir azap kimin başına inecektir, ilerde, görürsünüz! Diye cevap verirdi.

Nihayet Allahu Teâlâ'nın emri geldi ve gemi hareket edip yeryüzünden su kaynayıp fışkırmaya başladığı zaman Allahu Teâlâ Nuh aleyhisselâma:

— Şimdi geminin içine her çift erkek ve dişiden iki tane, bir de aleyhinde hüküm geçmiş bulunan oğlundan başka aileni ve iman edenleri yükle! buyurdu. Bununla beraber Hazreti Nuh'a insanların pek azından başka kısmı iman etmemişti.

O zaman Nuh aleyhi selam gemiye binecek olanlara:

— Haydi, mecrasında da, mersâsında da, Allah'ın ismini anarak gemiye bininiz! Rabbim muhakkak Gafûr'dur, Rahîm'dir, dedi.,

Artık gemi, içindekilerle beraber dağlar gibi dalgalar içinde akıp gidiyordu.

O sırada Hazreti Nuh, ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna da:

— Ey oğulcağızım, gel benimle bin! Kâfirlerle beraber olma! diye seslendi. Oğlu:

— Beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım! diye cevap verdi. Hazreti Nuh:

— Bugün Allah'ın emrinden koruyacak bir şey, rahmetinden baş-'ka yoktur! dedi ve derhal âsî oğul dalga aralarına giriverdi. Böylece o da boğulanlardan oldu.

 

Tufan tamam olunca Allahü Teâlâ tarafından:

— (Yere:) Ey arz suyunu yut!, (Göğe de: ) Ey semâ suyunu kes! emri verildi. Ve su çekildi, emir de yerine getirildi. Gemi de Cûdî dağı üzerine oturdu. O zalim kavme de «uzaklaşın!» denildi.

Nuh aleyhisselâm Rabbine nida ederek:

— Ey Rabbim! Oğlum tabiî benim ailemdendir. Hiç şüphesiz Senin va'din de haktır. Ve sen hâkimlerin üzerinde isabetle hükmedersin! dedi.

Allahü Teâlâ:

— Ey Nuh! Kâfir oğlun senin ehlinden değildir. O, Salih olmayan kötü iş sahibidir. Binaenaleyh hakikatine ilmin erişmediği şeyi benden isteme!. Ben seni cahillerden olmaktan men'ederim! buyurdu. Nuh aleyhisselâm:

— Rabbim! Hakikatini bilmediğim şeyi istemekten sana sığınırım!. Allah'ım! Yoksa sen beni mağfiret etmez ve bana merhamet etmezsen, ben dalâlete düşenlerden olurum! diye niyazda bulundu.

Bunun üzerine Allahü Teâlâ tarafından:

— Ey Nuh, bizden sana ve mâiyetindekilerden üreyecek bir çok Ümmetlere selâm ve bir çok bereket ile gemiden in!.. Birçok ümmetleri de ilerde dünya malıyla faydalandıracağız da sonra küfürleri sebebiyle onlara tarafımızdan elem verici bir azap dokunacaktır! buyuruldu.

Kırk yaşında Allah Elçiliği vazifesini yüklenen Nuh aleyhisselâm, kavmi içerisinde bu mukaddes vazifesini tufan hadisesine kadar tam dokuz yüz elli sene devam ettirdi.

(Hûd, Nuh ve A'râf Sûreleri)

,,

 

Sözleşmeli öğretmenlik

turk egitim sen

Mersin 1 no’lu şube, veliler tarafından darp edilen öğretmenler için basın açıklaması yaptı.

Mersin Akdeniz Güney Ortaokulu'nda veliler tarafından darp edilen öğretmenlerimize sahip çıkmak ve son zamanlarda eğitim çalışanlarına karşı gerçekleştirilen şiddet olaylarına dikkat çekmek ve kınamak için Türk Eğitim Sen yöneticileri, Türkiye Kamu Sen in diğer iş kollarındaki yöneticileri  ve üyeleriyle beraber basın açıklaması yaptı.  Devamı

Eğitim kovayı doldurmak değil

egitim bir senDenetim, kadavraya otopsi değil, hayata koruyucu hekimlik yapmaktır

Bir medeniyetin insanlığa olan faydasının, onun eğitim alanındaki başarısıyla ölçülmeye başlandığı günümüzde, neredeyse tüm toplumlar devletler eliyle eğitim sistemlerini daha nitelikli, daha etkili ve daha iyi hâle getirmek gayretindedir. Eğitimde kalite, öğretmenlik mesleğinin niteliği ve itibarı, fırsat ve imkân eşitliği, Devamı

 

,,,

 

Lütfen Paylaşalım

 

web servis

site ekle site ekle

Eğitim öğretim yılı

egitim is

Yargı Kararını Verdi: Eğitim Kamusal Bir Hizmettir ve Kamu Eliyle Yürütülmelidir

Hizmet Vakfı İle Milli Eğitim Bakanlığı Arasında İmzalanan Protokolün Yürütmesi Durduruldu 

Milli Eğitim Bakanlığı ile Hizmet Vakfı Arasında Değerler Eğitimi Verilmesine Dair 15.07.2014 tarihli işbirliği protokolünün değişiklikler ve ilaveler yapılarak 15.07.2017 tarihinden geçerli olmak üzere üç yıl süreyle uzatılmasına ilişkin Devamı

Kotanlı: üniversitelerde torpil ve ayrımcılığa son verilsin

 

Üniversitelerde çalışan idari personelin torpil ve sendikal kayırmacılıktan müthiş derecede rahatsız olduğunu; üniversitelerde görev yapan eğitim ordusunun gizli kahramanları olan idari personelin; başta ekonomik ve özlük olmak üzere, mesleki ve demokratik sorunlarının iyice arttığını söyledi.”Daha öncede yaptığımız açıklamada dile getirdiğimiz gibi üniversitelerimizin rektör ve dekanlarına çağrıda bulunuyorum, üniversitelerde çalışan idari personelin taleplerine kulaklarınızı tıkamayın sendikal ayrımcılık yapmayın. Devamı için