foto1 foto2 foto3 foto4 foto5


Okul Yolu
Bir Eğitim Sitesi

Okul Yolu

İdareci Öğretmen ve Öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi

Tasfiye Amaçlanıyor!

egitim sen

Eğitim Emekçilerine Yönelik Her Türlü Yasa Dışı Müdahalenin Karşısındayız

Bugün, yargıyı kuşatan siyasi iktidar tarafından hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü kavramları alabildiğine zedelenmektedir. AKP iktidarının toplumu kutuplaştırıcı, öfke empoze eden politikaları ve eğitimcileri itibarsızlaştırma hamleleri, maalesef her geçen gün meyvesini vermektedir. Devamı

,

 

Minnetle anıyoruz

turk egitim sen

Meb’i kim yönetiyor?

Yönetici Görevlendirme sınavının ÖSYM tarafından  yapılacağı duyurulmuş  Milli Eğitim Bakanlığı, geçen ay yönetici atama takvimini yayınlamış, üç gün sonra geri çekmiş idi. Fakat bugün takvim aynı şekliyle tekrar yayınlandı. Madem aynen yayınlanacaktı, takvimin geri çekilmesinin hikmeti ne idi? Ne yapılmaya çalışılıyor? Devamı

 

Makale Dizini

 

 

Midenizde ikinci bir beyin var!

 

Midenizde ikinci bir beyniniz var dersek ne dersiniz?

Peki ya bu ikinci beyin modunuzu, geçirdiğiniz tüm hastalıkları, hatta verdiğiniz kararları etkiliyor desek? Yoksa siz bunların beyninizde gerçekleştiğini mi düşünüyordunuz?

Bu haberi yapmamıza neden olan kişi, ABD'deki Columbia Üniversitesi'nden Hücre Bilimi Profesörü Michael Gershon'un Psychology Today Dergisi'nin Aralık 2011 sayısına yaptığı açıklamalar... Orada da aynen söylendiği gibi kendisi bir çeşit mide ve bağırsak gurusu. Midemizin beyin gibi çalıştığını, kesinlikle ondan emir almadığını savunuyor. Aldığımız hayati kararları bile etkiliyormuş yediklerimiz. Bir buçuk İskender kebap üstü milyon dolarlık anlaşma yapmamalıyız mesela.

Michael Gershon diyor ki, "Midedeki beyin kafamızdakinden bağımsız çalışan bir organ, yani ikinci beyin." Gershon'un midedeki beynin keşfiyle ilgili çığır açan 50 yıllık bir çalışmanın devamı niteliğindeki araştırması, okuyanı hayrete düşürecek cinsten.

OTİZM BAĞLANTISI
Dr. Gershon, 100 milyon nöronun dizildiği ESS'nin (Enterik Sinir Sistemi, yani bağırsakların yönetim merkezini oluşturan nöronlar) kendi kendine çalıştığını gördü. Yemeği midedeki beyin hareket ettirip bağırsağa gönderiyordu. Dahası midenin beyne gönderdiği sinyaller mutluluk, stres, anı, hafıza, hatta karar verme mekanizmalarını etkiliyordu. "Midede kabaca tamir edilen düşünce bozukluğu ileride meydana gelecek büyük depresyonları önlüyor" diyor Gershon. "Otizmle ilgili araştırmalarsa devam ediyor." Yani otizm bile midedeki düzensizliklerle bağlantılı. Zira bazı araştırmacılar ve hatta aileler glütensiz ve süt proteini taşımayan besinlerin otizm semptomlarını azalttığını söylüyor.

YAĞLI YE, MUTSUZ OL!
UCLA (University of California LA) "Sinir Bilimleri Direktörü" Emeran Mayer, daha da ileri gidip "Sinir sistemi midede başlar. Bağırsak solucanlarının ilkel beynini oluşturan yapı ve bir memelinin beyni benzer sinir devrelerinden oluşur" diyor. Yani zaman içinde evrim geçirmiş bu devreler, insandaki merkezi sinir sisteminin içine dahil olmuş. Bu durumda midenin hayati bilgiler taşıması normal.
Beslenme uzmanı Giovanni Cizza'nın saptamaları da ilginç. "Yemek duyguları etkiler. Geleneksel bilgiler, çikolata, tatlı, peynir gibi yiyecekleri yeme isteğinin altındaki nedenin psikolojik olduğunu söyler. Mesela annenin pişirdiği kek kokusu hafızada yer eder." Cizza, gönüllüler üzerinde yapılan bir araştırmadan da bahsediyor. "Baygınken, yani ne yediğini bilmediği anda verilen aşırı yağlı gıdaların bile kişinin stersli uyanmasına neden olduğu görüldü" diyor. Aşırı stresli fareler de doğrudan yağlı ve enerji veren yemeklere yönelmiş.

LAKTİK ASİT MUCİZESİ
Mide – beyin güzergâhında tek çalışanlar, nöro hormonlar değil. Tahmini 100 trilyon bakteri bağırsakta yediklerimizi sindirmekten fazlasını yapıyor. Bakteriler bizimle birlikte evrim geçiriyor, ortak yaşamaya devam ediyorlar. Bu faydalı mikroorganizmalar aynı zamanda yedek DNA gibi çalışıyor. Kanadalı sinir uzmanı Jane Foster "Bu mide canlıları beslenme biçimimizle genetik kodlamamız arasındaki bir geçiş yolu gibi. Genetik, kişinin hangi gıdalara yatkın olduğunu belirler. Bu canlılar, o yatkınlığı bile değiştirebilirler" diyor. Foster'a göre mide bakterileriyle beynin iletişimi doğuşta başlıyor ve devam ediyor. Bağırsak canlılarının doğru yönlendirilmesi, strese bağlı davranış bozukluğundan boşaltım sorununa kadar her şeye iyi gelebilir. Yani bu bakterilerle aranızı iyi tutarsanız, örneğin kabızlığa kesin çözüm bulmuş olursunuz. Yeditepe Ü. Gastroenteroloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Cengiz Pata, "Obezite, ülser gibi birçok hastalığın tedavisinde buradan yeni tedavi yöntemleri geliştirilecek" diyor. Ama kendi bakterilerinizin huyunu suyunu öğrenmek için uzman hekimlere başvurmanız gerekiyor.

İrlandalı farmakoloji uzmanı John Cryan da "lactobacillus" adlı karbonhidrattan laktik asit üreten bir bakteriyle çalışıyor. Mesai arkadaşı öyle becerikli ki, yoğurt ve peynir de yapıyor. Cryan bu bakterinin farelerde anksiyeteyi azalttığını saptadı. 40 gönüllü hastaya yarı placebo yarı yararlı bakteri verildi. Öncesinde ve sonrasında beyin filmleri çekildi. Bakteri verilenlerdeki olumlu değişim açıkça ortadaydı.

"İştah yemekle gelir. Bir şeyi yedikçe devamı için mideyi teşvik edersin" derler ya, gerçekten öyle. Düşünün, nasıl beslenirseniz ona alışıp hep onu yemeye başlıyorsunuz. Fransız uzman Wim De Neys aslında bu yazıyı okuyan herkesin kafasındaki bir tilkiyi uyandırarak noktayı koyuyor: "Mideden yayılan sinyallerin kararlarınıza etkileri bilimsel olarak kanıtlanmaya başladı. Ama mide isimden kaybediyor!" Aynı şeyi düşündünüz değil mi? Kafa önemli; mide, bir organ işte. Artık atıştırırken bir kez daha düşünün!

Aysel Bozyel (Diyet ve beslenme uzmanı)
'Doğulular daha sinirli çünkü...'
Aysel Bozyel olayın tamamen sinir uçlarının uyarılmasıyla ilgili olduğunu söylüyor: "Yoğun acılı ve yağlı yemek mideye indiği anda beynin duyguları ölçen kısmı harekete geçer. Bu da depresyona neden olur. Bu yüzden Doğu ve Güneydoğulular daha sinirli ve gergindir. Akdenizliler kesinlikle daha mülayim çünkü sağlıklı besleniyorlar." Bozyel'in bir saptaması daha var: "Mesela Konyalılar yavaş hareket ederler çünkü çok fazla unlu gıda tüketiyorlar."

Prof. Dr. Cengiz Pata (Yeditepe Ü. Gastroenteroloji Bölüm Başkanı)
'Yeni tedavi yöntemleri çıkacak'
Pata, çalışmaların mide ve bağırsağın beyinden daha karmaşık sinir aksına; ghrelin, putrisin, seratonin gibi onlarca lokal salınıma sahip olduğunu söylüyor. "Depresyonun oluşumunda yeri olan Seratonin'in sadece yüzde 5'i beyinde salgılanıyor. Kalanı mide ve bağırsaklardan sentezleniyor" diyor.

http://www.veteknoloji.com/midenizde-ikinci-bir-beyin-var-47477--.html ALINMIŞTIR

,,

 

Sözleşmeli öğretmenlik

turk egitim sen

Mersin 1 no’lu şube, veliler tarafından darp edilen öğretmenler için basın açıklaması yaptı.

Mersin Akdeniz Güney Ortaokulu'nda veliler tarafından darp edilen öğretmenlerimize sahip çıkmak ve son zamanlarda eğitim çalışanlarına karşı gerçekleştirilen şiddet olaylarına dikkat çekmek ve kınamak için Türk Eğitim Sen yöneticileri, Türkiye Kamu Sen in diğer iş kollarındaki yöneticileri  ve üyeleriyle beraber basın açıklaması yaptı.  Devamı

Eğitim kovayı doldurmak değil

egitim bir senDenetim, kadavraya otopsi değil, hayata koruyucu hekimlik yapmaktır

Bir medeniyetin insanlığa olan faydasının, onun eğitim alanındaki başarısıyla ölçülmeye başlandığı günümüzde, neredeyse tüm toplumlar devletler eliyle eğitim sistemlerini daha nitelikli, daha etkili ve daha iyi hâle getirmek gayretindedir. Eğitimde kalite, öğretmenlik mesleğinin niteliği ve itibarı, fırsat ve imkân eşitliği, Devamı

 

,,,

 

Lütfen Paylaşalım

 

web servis

site ekle site ekle

Eğitim öğretim yılı

egitim is

Yargı Kararını Verdi: Eğitim Kamusal Bir Hizmettir ve Kamu Eliyle Yürütülmelidir

Hizmet Vakfı İle Milli Eğitim Bakanlığı Arasında İmzalanan Protokolün Yürütmesi Durduruldu 

Milli Eğitim Bakanlığı ile Hizmet Vakfı Arasında Değerler Eğitimi Verilmesine Dair 15.07.2014 tarihli işbirliği protokolünün değişiklikler ve ilaveler yapılarak 15.07.2017 tarihinden geçerli olmak üzere üç yıl süreyle uzatılmasına ilişkin Devamı

Kotanlı: üniversitelerde torpil ve ayrımcılığa son verilsin

 

Üniversitelerde çalışan idari personelin torpil ve sendikal kayırmacılıktan müthiş derecede rahatsız olduğunu; üniversitelerde görev yapan eğitim ordusunun gizli kahramanları olan idari personelin; başta ekonomik ve özlük olmak üzere, mesleki ve demokratik sorunlarının iyice arttığını söyledi.”Daha öncede yaptığımız açıklamada dile getirdiğimiz gibi üniversitelerimizin rektör ve dekanlarına çağrıda bulunuyorum, üniversitelerde çalışan idari personelin taleplerine kulaklarınızı tıkamayın sendikal ayrımcılık yapmayın. Devamı için