foto1 foto2 foto3 foto4 foto5


Okul Yolu
Bir Eğitim Sitesi

Okul Yolu

İdareci Öğretmen ve Öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi

Tasfiye Amaçlanıyor!

egitim sen

Eğitim Emekçilerine Yönelik Her Türlü Yasa Dışı Müdahalenin Karşısındayız

Bugün, yargıyı kuşatan siyasi iktidar tarafından hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü kavramları alabildiğine zedelenmektedir. AKP iktidarının toplumu kutuplaştırıcı, öfke empoze eden politikaları ve eğitimcileri itibarsızlaştırma hamleleri, maalesef her geçen gün meyvesini vermektedir. Devamı

,

 

Makale Dizini

Beyin yıkama ve İkna metotları

Kore savaşından sonra esir alınan çeşitli ülke askerlerine karşı uyguladıkları beyin yıkama ve ikna metotları ile ilgili olarak "Beyin yıkama ve İkna metotları adlı eserden alınmıştır...

“Çinliler; bu vatansever esirleri 

" Cahil, İnatçı, Profesyonel askerler " olarak tanımlamaktadırlar. Onları ağır manevi baskılara tabi tutmuşlar; fakat sonra mukavemet derecelerini anlayınca,bütün çabalarından vazgeçmek zorunda kalmışlardır. Bu tür esirler karşısında komünist tutumunu gösteren bir örnek verelim:

Çinliler bir Amerikan esirine General George Marshall hakkında ne düşündüğünü sordular. Amerikalının cevabı çok kesindi.: "General Marshall büyük bir Amerikan askeridir!" Bu cevap üzerine Çinliler, Amerikalıyı, bir dipçik darbesiyle yere indirdiler. Fakat tekrar aynı soruyu sorup aynı cevabı alınca esire hiçbir şey yapmadılar. Bahis konusu esir, kamptaki üç yıl esareti boyunca bir daha komünistler tarafından rahatsız edilmedi.

İngiliz askerlerinin aynı konudaki tutumları ise, Savunma Bakanlığı tarafından yürütülen bir soruşturma sonucu tespit  olunmuş ve "Kore Savaşlarında İngiliz Esirleri -1955" adlı bir kitapçıkta yayınlanmıştır. Buna göre: 980 İngiliz esirinden sadece bir tanesi, vatana dönmeyi kabul etmeyerek Çin'de kalmıştır. Esirlerin üçte ikisi, düşmanla işbirliği olarak nitelendirilebilecek hiçbir harekette bulunmamış; subay ve Astsubayların hiçbirisi komünistlere karşı zaaf göstermemiştir. Geri dönenlerden komünist oldukları açığa çıkan %4 oranındaki esirlerin eskiden beri sol fikirlere yatkın olduğu tespit edilmiştir.

Türklere gelince... Toplamı 229 olan Türk esirlerinin bir teki dahi düşmanla en ufak bir işbirliği yapmamıştır. Esir düştüklerinde, Türklerin hemen hemen yarısı yaralı oldukları halde esaret esnasında ölüm olayına rastlanmaz. Çin esir kamplarından birinde Amerikalıların 1500-1800 esirden 400-800 kadarını kaybetmelerine karşılık 110 Türk'ten hiçbirisi esaret sırasında  can vermemiştir. Amerikan askeri yetkilileri, bu sonuçları Türk askerinin esaret sırasında bile, emir ve komuta zincirine harfiyen riayet etmesine bağlıyor.

Bir Türk subayı, esir kamplarındaki tutumlarını şöyle anlatmaktadır:

"Çinli kamp komutanına; bir askeri birlik olduğumuza göre, bütün grubun benim kumandam altında bulunacağını söyledim. Eğer herhangi bir istekte bulunacaksa, önce gelip benimle görüşmesi gerekiyordu. Beni gruptan ayırdığı takdirde ise, sorumluluk ona değil, benden bir ast rütbedekine intikal edecekti. Emir ve komuta zinciri bozulmayacak; bu düzen burada iki er bile kalsa, diğerinden daha kıdemli  olanın kumandasında devam edecekti. Ona isterse bizi öldürebileceğini, fakat yapmak istediğimiz bir şeye bizi icbar edemeyeceğini söyledim... Disiplin, yegâne kurtuluş yolumuzdu ve hepimiz bunun şuurundaydı. Eğer bir Türk; üstlerinin yemeğini diğer bir arkadaşıyla paylaşması veya bir teskereyi taşıması gibi emirlerine, sizinkilerin (Yani Amerikalıların) yaptığı gibi karşı gelmeye kalkışsaydı, onun canına okunurdu. Hem de üstleri tarafından değil, o sırada kendisine en yakın da bulunan diğer bir Türk tarafından  ..."

Esir kampında Türkler, Çinliler için başlı başına bir mesele teşkil ediyorlardı. Bir Çinli tercüman vasıtasıyla onlara Komünizmi anlatmaya kalkıştığında, alaycı ve şaşırtıcı sorularla serseme çevrilmişti. Bunun üzerine Çinliler, Rusya’dan Türkçe konuşan birsini getirttiler. Fakat o da öylesine bunaldı ki bir gün ansızın kampı terk edip gidiverdi. Onu Monica Felton takip etti. Bu kadın, Kadınlar milli Meclisi'nin lideriydi. Ancak o da Türkler tarafında hakarete uğradığı ve solcu fikirleriyle başka yere çekip gitmesi söylenerek kovuldu. Sonradan iki ayrı komünist propagandacısı daha başarısızlığa uğramış ve bu işten vazgeçmek zorunda kalmışlardır.(Bunlardan birisi Türkçe konuşan bir Amerikalı esirdi. Bu şahıs yurduna dönmeyi  kabul etmeyenlerdendi).

Bütün bu araştırmalardan çıkan sonuçları şu şekilde özetleyebiliriz:

1-Kore'deki savaş esirleri, herhangi bir şekilde "Beyin yıkama "işlemine tabi tutulmuş değillerdir.

2-Buna karşılık, yoğun "fikir aşılama" gayretlerine hedef olmuşlardır. Böyle bir metot, bu kadar sistemli, bir şekilde daha önce hiç kimse tarafından kullanılmamış olduğu için şaşkınlığa hatta paniğe yol açmıştır.

3-Elde edilen sonuçlar ne olursa olsun ;bunların başlıca unsurunu esirlerin maneviyatı teşkil eder.; Çinlilerin başvurmuş oldukları metotlar değil!..

4-Beyinleri yıkanmış olmaktan çok uzak bulunan esirler, şahsiyet yapılarına uygun bir tutum göstermişlerdir. Topluma intibaksız kişiler, komünist olmuş; aklı başında kuvvetli, güçlü bir şahsiyete sahip olanlar durumlarını muhafaza etmişler; asi tipler ise, daha önce üstlerine karşı olduğu gibi bura da komünist kamp yönetimine boyun eğmeğe yanaşmamışlardır.

5-En hafiften en etkilisine kadar hangi ikna metoduna müracaat edilirse edilsin işbirliğine yanaşmamaya kesinlikle kararlı olanların bu mukavemetini kırmak mümkün görünmemektedir. Öte yandan verilen en ufak bir tavizi, daha büyükleri takip edecek ve bu durum, tam bir teslimiyetle sona erecektir.

6-Daha sistemli yapılmış olmasına karşın kullanılan metotlar, Batı da polis tarafından sık sık başvurulan metotlarla benzerlik göstermektedir.”

Beyin Yıkama  ve

İkna metotları Sahife:222-225

J.A.C.Brawn

,,

 

Sözleşmeli öğretmenlik

turk egitim sen

Mersin 1 no’lu şube, veliler tarafından darp edilen öğretmenler için basın açıklaması yaptı.

Mersin Akdeniz Güney Ortaokulu'nda veliler tarafından darp edilen öğretmenlerimize sahip çıkmak ve son zamanlarda eğitim çalışanlarına karşı gerçekleştirilen şiddet olaylarına dikkat çekmek ve kınamak için Türk Eğitim Sen yöneticileri, Türkiye Kamu Sen in diğer iş kollarındaki yöneticileri  ve üyeleriyle beraber basın açıklaması yaptı.  Devamı

Eğitim kovayı doldurmak değil

egitim bir senDenetim, kadavraya otopsi değil, hayata koruyucu hekimlik yapmaktır

Bir medeniyetin insanlığa olan faydasının, onun eğitim alanındaki başarısıyla ölçülmeye başlandığı günümüzde, neredeyse tüm toplumlar devletler eliyle eğitim sistemlerini daha nitelikli, daha etkili ve daha iyi hâle getirmek gayretindedir. Eğitimde kalite, öğretmenlik mesleğinin niteliği ve itibarı, fırsat ve imkân eşitliği, Devamı

 

,,,

 

Lütfen Paylaşalım

 

web servis

site ekle site ekle

Eğitim öğretim yılı

egitim is

Yargı Kararını Verdi: Eğitim Kamusal Bir Hizmettir ve Kamu Eliyle Yürütülmelidir

Hizmet Vakfı İle Milli Eğitim Bakanlığı Arasında İmzalanan Protokolün Yürütmesi Durduruldu 

Milli Eğitim Bakanlığı ile Hizmet Vakfı Arasında Değerler Eğitimi Verilmesine Dair 15.07.2014 tarihli işbirliği protokolünün değişiklikler ve ilaveler yapılarak 15.07.2017 tarihinden geçerli olmak üzere üç yıl süreyle uzatılmasına ilişkin Devamı

Minnetle anıyoruz

turk egitim sen

Meb’i kim yönetiyor?

Yönetici Görevlendirme sınavının ÖSYM tarafından  yapılacağı duyurulmuş  Milli Eğitim Bakanlığı, geçen ay yönetici atama takvimini yayınlamış, üç gün sonra geri çekmiş idi. Fakat bugün takvim aynı şekliyle tekrar yayınlandı. Madem aynen yayınlanacaktı, takvimin geri çekilmesinin hikmeti ne idi? Ne yapılmaya çalışılıyor? Devamı

 

Kotanlı: üniversitelerde torpil ve ayrımcılığa son verilsin

 

Üniversitelerde çalışan idari personelin torpil ve sendikal kayırmacılıktan müthiş derecede rahatsız olduğunu; üniversitelerde görev yapan eğitim ordusunun gizli kahramanları olan idari personelin; başta ekonomik ve özlük olmak üzere, mesleki ve demokratik sorunlarının iyice arttığını söyledi.”Daha öncede yaptığımız açıklamada dile getirdiğimiz gibi üniversitelerimizin rektör ve dekanlarına çağrıda bulunuyorum, üniversitelerde çalışan idari personelin taleplerine kulaklarınızı tıkamayın sendikal ayrımcılık yapmayın. Devamı için