foto1
İdareci öğretmen ve öğrenciler için belge dokuman evrak
foto1
MEB tüm mevzuat genelge kanun tüzük yönetmelik
foto1
Güçlü bir hafıza ve zekamızı geliştirmek için neler yapmalıyız
foto1
Okulda sınıfta oynanabilecek çocuk oyunları Çevre doğa haberleri
foto1
Tebliğler dergisi MEB Tüm Mevzuat son çıkan yönetmelikler
Güçlü hafıza neyle bağlantılı? Zaman yönetimi MEB Yangın yönergesi Uyku başarı nedeni fiziksel cezanın etkisi Son çıkan yönetmelikler MEB Tüm mevzuat Olaylar ve insanlar Sağlıklı yaşam için Trafik işaret ve levhaları Tebliğler Dergisi Mevzuat bilgi sistemi Büyük Türk Tarihi Verimli Ders çalışma Özgüven ve farkındalık Eğitimde motivasyon Eğitimde farkındalık.Read More...

Okul Yolu

İdareci Öğretmen ve öğrenciler için bir Eğitim Sitesi

Yeni Bir Tasfiye Amaçlanıyor!

egitim sen

Üniversitelere Getirilen Norm Kadro Uygulamasıyla Yeni Bir Tasfiye Amaçlanıyor!

Bugün resmi gazetede yayınlanan, 12 Eylül 2018 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile üniversitelere ağır bir darbe indirildi.

Söz konusu kararnamenin 12 Eylül’e denk gelmesinin sembolik anlamı bir yana, norm kadro uygulamasının içerdiği tasfiye mantığı 12 Eylül ruhunun diriliğini göstermektedir.

Kararname ile öğretim elemanı kadrolarına YÖK tarafından 60 gün içerisinde çıkarılacak norm kadro yönetmeliğince atama yapılacağı ve yönetmelik yayınlanana kadar yükseköğretim kurumlarının atama yetkisini kullanabileceği düzenlenmiştir. Devamı için

 

,

 

Minnet, saygı ve rahmetle anıyoruz

turk egitim sen

Ölümsüz lider Atatürk’ü minnet, saygı ve rahmetle anıyoruz.

Talip GEYLAN     Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu, Türk milletinin yol başçısı, ilke ve inkılapları ile Türk tarihini değiştiren, Türk milletini uygarlığa uzanan yolda güçlü bir ülke konumuna getiren Ulu Önder  Atatürk’ü ebediyete intikal edişinin 80. yılında minnet, rahmet ve özlemle anıyoruz.

Atatürk tüm dünyanın örnek aldığı, gıpta ile baktığı eşsiz bir komutan ve liderdir. Atamız; Türk milletinin hiçbir gücün iradesi altında olmadan, bağımsız ve hür bir şekilde ilelebet yaşaması, topraklarımızın bütünlüğü, bayrağımızın her daim dalgalanması ve modern bir devlet inşa etmek için son nefesine kadar mücadele etmiştir. Devamı için

 

 

Makale Dizini

Beynimizin en çok hangi yarısını kullanıyoruz

Gelecek için etkili Sağ beyninizi mi yoksa sol beyninizi mi kullanıyorsunuz? Öğrenin...
24.06.2009 13:16 Nöroloji 


Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, sağ ve sol beyin yarımkürelerinden baskın olan tarafa göre kişinin yeteneklerinin, mesleğinin hatta zekasının farklı olabileceğini söyledi. Sağ ve sol beyinin farklı fonksiyonlara sahip olduğunu belirten Dr. Mehmet Yavuz, sağ beynin baskın olduğu kişilerde bilgiyi şekil ve hayal gücü ile işleme özelliği geliştiğini kaydetti.
 Estetik zeka için sağ beyne ihtiyaç olduğunu ifade eden Dr. Yavuz, mühendislik, mimarlık, yazarlık, müzisyenlik gibi mesleklere sahip kişilerin sağ beyin özelliklerinin baskın durumda olduğunu vurguladı.

ESTETİK ZEKA İÇİN SAĞ BEYİNE İHTİYAÇ VAR


Beynin genel olarak bir bütün olsa da sağ ve sol hemislerin farklı farklı üstlendikleri misyonlar olduğunu anlatan Dr. Mehmet Yavuz, "Sol beyinin, sağ beyinden daha önemli görevler üstlendiğini söyleyebiliriz. Sol beyin daha baskındır. Konuşma merkezi ve duygu durum merkezi soldadır. Ancak sağ beyin de mühendislik yeteneklerini ön plana çıkarır. Sağ beyin özellikle boyut ve hacim değerlendirmelerinde ön plana çıkar, bilgiyi şekil ve hayal gücü ile işlemede sağ beyin önemli görev üstlenir. Yani estetik
zeka için sağ beyine ihtiyaç vardır. Mimar ve mühendislik işleri için sağ beyine çok ihtiyaç vardır. Buna karşılık matematik işlemleri için de sol beyine ihtiyaç duyulur. Ünlü mimar ve mühendislerin sağ beyinlerinin çok gelişmiş olduklarını söyleyebiliriz. Aynı şekilde müzikle uğraşan, müzik icra eden ya da enstrüman çalan müzisyenlerde de sağ beyin daha iyi gelişmiştir. Aynı şekilde şairler de ve ressamlarda da sağ beyin özellikleri baskın durumdadır" dedi.

LİDER KİŞİLER BEYNİNİ GLOBAL OLARAK KULLANIYOR
Beynin her iki yarım küresini birbirine bağlayan 'Korpus kallosum' denen ve sinir liflerinin yaptığı köprüsel bir yapı olduğunu dile getiren Dr. Yavuz, "Bu sinir ağları vasıtasıyla her iki yarım küre birbiri ile bağlantı içindedir ve sürekli bilgi alışverişi olur. Korpus kallosum ne kadar iyi gelişmiş ise insanın bir bütün olarak beyinsel yeteneklerini sergilemesi ve beynini bir bütün olarak global maksimum kullanması o kadar artar ve üst düzeye çıkar. Eğer korpus kallosum iyi gelişmemişse o zaman sağ
ve sol beyinden hangisi baskın ise kişi o özellikleri ön plana çıkararak hayatını sürdürür. Toplumda lider kişilerin, beynini global olarak iyi kullanmayı beceren kişiler olduğunu söyleyebiliriz. Bunlarda korpus kallosum iyi gelişmiştir. Bu kişilerin hangi ellerini iyi kullanıyor olması çok da önemli değildir. Çünkü bunlar her iki hemisferlerini, her durumda çok iyi kullanabilirler" şeklinde konuştu.

SAĞ VE SOL EL KULLANIMI MESLEK SEÇİMİNDE ETKİLİ
"Beyin ve vücut ilişkileri çapraz yürür" diyen Dr. Yavuz daha sonra şunları söyledi:
"Beyin korteksinden hareketlerimizle alakalı motor lifler üst boyun bölgesinde çapraz yaptığı için, sağ beyin vücudun sol tarafını, sol beyin ise vücudun sağ tarafını idare eder. Bu nedenle beyninin sağ tarafındaki damarları tıkananların sol taraflarında felç olur ya da tersi olur. İşte bu nedenden dolayı günlük hayatında sol elini kullanan ve solak olanların sağ beyinleri baskın durumdadır. Eğer kişi sağ elini kullanıyorsa o zaman da sol hemisfer baskındır. Bu nedenle şunu diyebiliriz ki; solak
olanlarda sağ hemisfer baskın durumda olacağı için, bunlarda mimarlık yeteneği ve müzisyenlik kabiliyetleri iyi gelişmiştir. Bizim kanaatimize göre hem sağ hemisfer hem de sol hemisfer matematikle ilgilenir. Ancak sağ hemisfer daha çok matematiğin geometri, sol hemisfer ise cebirsel bölümü ile ilgilenir. Buradan şu netice çıkıyor ki, solak olan bir çocuğun, mimarlığa ya da güzel sanatlara yönlendirilmesi gerekir. Bu çocuğun fen ya da konuşma becerisi gerektiren avukatlık veya pazarlama gibi bir meslekle
uğraşması hata olabilir. Çünkü sol hemisfer konuşma becerilerinde rol oynar. Dolayısıyla solak olanlardan iyi avukat ya da pazarlamacı çıkmayabilir. Eğer solak bir kişi hukuk mesleğini seçmişse bu kişi avukatlığı değil estetik muhakeme yeteneğini yönelten sağ hemisferden dolayı hakimliği tercih etmelidir. Bu noktada sağ elini kullananların avukatlığı, sol elini kullananların ise hakimliği seçmeleri gerektiğini söyleyebiliriz."



HANGİ BEYNİNİZ DAHA BASKIN; TEST EDİN
Sağ elini kullanan kişilerde sol beyin özelliklerinin, sol elini kullananlarda ise sağ beyin özelliklerinin baskın olduğunun altını çizen Yavuz, kişilerde hangi beynin daha belirleyici olduğunu gösteren testler bulunduğunu belirtiyor ve herkesin yapabileceği, basit bir test örneği veriyor:
''1- Okuldayken hangi dersleri daha çok severdiniz?
a) Türkçe, resim, sosyal vb.
b) Fenle ilgili olanları.
2- Hangi tip sporları yapmaktan hoşlanırsınız?
a) Tek başına yapılan sporları.
b) Takım sporlarını.
3- Gördüğünüz rüyaları hangi sıklıkta hatırlarsınız?
a) Çoğunlukla hatırlarım.
b) Ender olarak hatırlarım.
4- Ellerinizi ve mimiklerinizi konuşurken ne sıklıkta kullanırsınız?
a) Çok kullanırım.
b) Çok az kullanırım.
5- İki elinizin parmaklarını birbirine geçirerek kapatın. Hangi elinizin baş parmağı üstte kalıyor?
a) Sağ.
b) Sol.
6- Şu an saatin kaç olduğunu tahmin edin, şimdi saate bakın, yanılma payınız ne kadar?
a) On dakikadan fazla.
b) On dakikadan az.
7- Aşağıdakilerden hangisini daha kolay hatırlarsınız?
a) İnsanların yüzlerini.
b) İnsanların isimlerini.
8- İki gözünü açık tutarak elinizdeki kalemi, bir cam kenarı veya kapı kenarı ile hizalayın. Önce sol gözünüzü, sonra sağ gözünüzü kapatın. Hangi gözünüzü kapatınca kalem daha az oynuyor?
a) Sağ gözümü kapatınca.
b) Sol gözümü kapatınca.''

DEĞERLENDİRME
'' 'A' ların sayısı fazla ise, SAĞ beyniniz daha gelişmiştir.
Ben SAĞ beyinli biriyim, çünkü;
Hayal ederim, sanatı severim, sanatsal becerilerimle şaşırtırım
Hissederim, iyi şiir ve roman yazabilirim
Koku ve tat gibi duyularım gelişmiştir.
Sezgilerimi kullanırım ve içgüdülerim kuvvetlidir
Yeni şeyler üretirim
Subjektifim
Boyutları iyi algılarım
Bir bütün olarak görürüm
Duygularımla hareket ederim.''

'' 'B' lerin sayısı fazla ise, SOL beyniniz daha gelişmiştir.
Ben SOL beyinli biriyim, çünkü;
Mantık yürütürüm
Sınıflandırma ve tasnife önem veririm
Analitik düşünmeye çalışırım
Matematiksel işlemlerden sıkılmam
Dili iyi kullanırım ve ikna kabiliyetim iyidir
Bütünü değil parçayı görürüm
Sistemli ve disiplinli çalışırım
Objektif davranırım.''
http://www.haberturk.com/haber.asp?id=154823&cat=220&dt=2009/06/24 alınmıştır.


 

Beyniniz hakkında 10 şaşırtıcı gerçek

İngiliz bilim insanları Sandra Aamodt ve Sam Wang, yeni çıkan "Welcome to Your Brain (Beyninize Hoşgeldiniz)" adlı kitapta beyin ve sinir sistemine yönelik gözden kaçırdığınız, bilmediğiniz ayrıntıları sıraladı. İşte bu ayrıntılardan bazıları...

Beynin farklı noktaları ayrı faaliyetler için kullanılıyor. (Grafik: New York Times)

1. Beyniniz, buzdolabınızın ampulünden daha az enerji tüketir

Beyin 12 watt gücünde enerji kullanır ki büyük boy iki muzdan elde edilecek enerjiye eşittir. Vücut ağırlığının sadece %3’ünü oluşturmasına karşın beyin bütün enerjisinin yüzde17’sini tüketir. Bu enerjinin büyük kısmı ise beynin bakım ve destek faaliyetlerine gider. Dikkatli ve yoğun düşünme esnasında harcadığınız enerji o kadar küçüktür ki fark edilmez bile. 


2. Sık yaşanan jet-lag hafızaya zarar verebilir 

Jet-lag sadece sinir bozucu olmakla kalmaz, eğer sık aralıklarla tekrarlanırsa beyin sağlığınıza zararlıdır. Sıklıkla kıtalararası uçuş yapan insanlar beyin hasarı veya hafıza zayıflığı yaşayabilirler. Muhtemelen bunun sebebi jet-lag sırasında çok fazla stres hormonu salgılanması ve bu hormonların beyin lobuna ve hafızaya zarar vermesidir. 

Vardiya usulü çalışan insanlarda da benzer bir risk söz konusu olabilir. Çalışma saatlerinde sıklıkla meydana gelen değişiklikler, tıpkı sık yapılan uçak yolculukları gibi, strese neden olmakta bu da vücut ve beyin üzerinde hasar yaratmaktadır. 

3. Gürültülü bir odada niçin telefon konuşması yapmak zordur? 

Gürültülü yerlerde cep telefonuyla konuşmak zordur. Cep telefonunuz içinde bulunduğunuz odanın sesleriyle hattın diğer ucundan gelen sesleri karıştırmak suretiyle beyninizin işini zorlaştırmaktadır. Bu durumda beyniniz telefondaki arkadaşınızın sesiyle odadaki diğer sesleri ayırt etmekte zorlanmaktadır. Telefonunuzun mikrofonunu elinizle kapattığınız anda aslında içinde bulunduğunuz odadaki seslerin telefona girmesine engel olduğunuz için ses karışımına engel olmakta ve beyninizin işini kolaylaştırmaktasınız. 

4. Video oyunları, aynı anda birden fazla işi yapabilmenize yardımcı olabilir 

Dikkatinizi aynı anda birden fazla şeye yöneltebilme yeteneği pratik yaparak artırılabilmektedir. Bu konuda yapabileceğiniz pratik ise, pek çok hedefe ateş etmek zorunda kaldığınız bir video oyunu olabilir. Bu tür oyunlar dikkatinizi ekrandaki her alana yaymanızı gerektireceği için olayları çabuk kavrama ve çabuk reaksiyon verme konusunda egzersiz yerine geçebilir. 

Tetris oynamak aynı etkiyi yapmaz çünkü tetris oynarken birden fazla noktaya aynı anda dikkatini yöneltmek yerine sadece bir tek parçaya odaklanmış oluyorsunuz. Ama bu şekilde bir düşünce tarzıyla çocuklara iyi bir örnek olmadığınızı da bilmelisiniz. 

 

5. Beynin bir şaka merkezi vardır 

Mizah denen şeyi tanımlamak zordur ama onu gördüğümüzde hemen tanırız. Mizahın tarifini yapmaya çalışan bir teoriye göre, mizah kendi içinde bir sürpriz unsuru içermelidir –bir sonraki cümlede ne olacağını bildiğimizi sandığımız halde esprinin kendisi bizi başka bir noktaya götürmelidir- sonra da vardığımız bu yeni noktayı önceden tahmin ettiğimiz noktayla karşılaştırarak yeni bir perspektif elde ederiz. Mizahın beynimizde algılanma şekli aşağı yukarı böyledir. 

Fıkra anlatmanın ya da espri yapmanın bulmaca çözmekten farkı ise, günlük yaşamda her gün rastlamayacağımız türden ama kendi içinde tutarlı bir hikâyenin bulunmasıdır. Beyinlerinin ön lobu (bilhassa sağ lobu) hasar görmüş bazı hastalar, yapılan esprileri anlayamamaktadır. Genelde bunun nedeni, fıkra ya da espriye konu olan imajları yeni bir perspektifle değerlendirme aşamasında beynin normal fonksiyonlarını yerine getirememesidir. Bu türden insanlar, anlatılan bir fıkradaki hikâyeyi takip edebilir ama fıkranın sonunu nasıl bağlarsanız bağlayın asla komik bulmazlar. 

6. O şarkıyı bir türü hatırlayamıyorsanız sebebi var 

Bazen bir şarkı veya şarkının bir bölümü aklınıza takılır kalır, bir türlü hangi şarkı olduğunu hatırlayamazsınız. Çok sinir bozucudur gerçekten. Ama beynin ‘sıralı hatırlama’ ilkesi, hafızamızın işleyişi açısından özel ve kullanışlı bir göreve sahiptir. Her şeyi olay akışının sırası içinde hatırlamamız gerekir. 

Herhangi bir kâğıda adınızı yazarken, sabahları çay demlerken veya akşam evinize dönerken hangi sokaklardan ve kapılardan geçeceğinize karar verirken bile beyniniz bu kurala göre çalışmaktadır. 

Bu ‘sıralı hatırlama’ fonksiyonu sayesinde günlük işlerimizi sürdürebiliyoruz. Bir şarkının veya bir film repliğinin sadece bir parçasını düşündüğünüzde, beyniniz –anılarınızın arasında- bu bilgi parçacığını eşleştireceği bir olay dizini aramaktadır. Büyük ihtimalle beyniniz en sonunda bu parçacığı bulacak ve siz aklınıza takılan o şarkıyı hatırlayacaksınız. Ama eğer ‘aklınıza takılıp kalmış olması’ sizi rahatsız ediyorsa ve o anlık takıntıdan kurtulmak istiyorsanız, beyninize uğraşması için başka bir ‘sıra’ verin. Söz gelişi başka bir şarkıyı düşünün veya söylemeye çalışın. Muhtemelen beyniniz ‘dağınık hafıza kalabalığı’ içinde sizin yönlendirmenizle biraz daha kısa sürede sonuca ulaşacaktır. Umarız bu yöntemi denerken başka bir can sıkıcı şarkıya takılıp kalmazsınız. 

7. Güneş ışığı hapşırmanıza neden olur 

Parlak güneş ışığına bakan pek çok kişi hapşırır. Niçin böyle bir refleks vardır ve nasıl çalışır? Hapşırmanın temel fonksiyonu bellidir: sizin nefes yollarınızı rahatsız eden madde veya parçacıkların dışarı atılması. Hapşırmayı kontrol eden merkez beynin lateral medulla denilen bölgesindedir. Bu bölgenin hasar görmesi halinde hapşırabilme yeteneğimizi kaybederiz. 

Hapşırma genellikle ‘rahatsız edici’ bir unsurun uyarısıyla tetiklenir. Bu uyarının beyinde ulaşacağı nokta ‘lateral medulla’dır. Bu bilgi beyne burnumuzdaki çeşitli sinirler vasıtasıyla iletilir. Bu sinirlerden biri de trigeminal sinirdir ve çok yoğun çalışan bir trafiğe aracılık etmektedir. Normalde parlak güneş ışığının yalnızca göz bebeklerinin küçülmesini tetiklemesi gerekirken burun kaşındırıcı impulsları ileten komşu bölgelerdeki nöronlar da aynı şekilde etkilenebilmekte. Gözbebeklerinin küçültülmesi sinyali bu nedenle bazen hapşırmaya neden oluyor. 



8. Kendinizi gıdıklayamazsınız 

Gıdıklanma konusunda duyarlı hastaları muayene ederken doktorlar hastanın elini kendi elleri üzerine yerleştirerek gıdıklanma hissine engel olurlar. Bu nasıl olmaktadır? Çünkü gıdıklanmaya ne kadar duyarlı olursanız olun, kendinizi gıdıklayamazsınız. 

Bunun nedeni beynimizin etrafımızda olan bitenleri takip ederken pek çok hissimiz arasında en önemli olanları hissetmeye programlanmış olmasıdır. Mesela oturduğunuz sandalyeyi veya ayağımıza giydiğimiz çorabı –özellikle onları düşünmediğimiz sürece- hissetmeyiz ama omzumuza dokunan bir el hemen bizi irkiltecektir. 

Beynin bu ‘hisleri ayırt etme’ fonksiyonunu sürdürebilmesi için bizim temasımızı başkalarının temasından ayırt etmeye yarayan bir sinyal üretmesi gerekmektedir. Bu fonksiyonu gerçekleştiren ise beyinciktir. Yaklaşık 110 gram ağırlığındaki bu organ, kendi eylemlerimizin yaratacağı hisleri tayin eden yerdir. Beklenen veya beklenmeyen reaksiyonları ayırt etme işi beyinciğe aittir. 

Beyincikten gelen sinyallere göre, beyin bu hissin önemli olup olmadığına karar verir. Gıdıklanma hissi abartılmış bir refleks olmakla birlikte, eğer size dokunan gene size ait bir organsa, beyin bu gıdıklanmanıza değil, dokunduğunuz organdan (mesela elinizden) gelen hislere öncelik verecektir. 

9. Esnemek beyni uyandırır 

Esneme aktivitesini uyku hali veya sıkılmış olmakla ilişkilendirmemize rağmen esnemenin fonksiyonu uyandırmaktır. Esneme, daha fazla miktarda havanın ciğerlerimize dolmasına neden olacak şekilde kas gruplarını çalıştırır ve kanımızdaki oksijen oranını hızla yükselterek bizi uyandırır. Memeli hayvanlar ve kuşlarda da esneme vardır. 12 haftalık olmuş fetuslarda esneme olduğu gözlenmiştir. 

Esnemenin, vücut tarafından tam uyanıklığa erişmek amacıyla başlatılan bir hareket olduğunu düşünün. Ve esnemek bulaşıcıdır. Odada bir kişi esnerse diğerleri de esnemeye başlar. Bunun nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, topluluk içinde birisi ‘uyanıklığa ihtiyaç duymuşsa’ herkesin ‘uyanık olması’ gerektiği şeklinde toplumsal bir içgüdüden kaynaklanıyor olabilir. Köpeklerin esnemesi, stresli bir durumda ‘rahatlatıcı’ etki yaratmaktadır. Köpekler esneyerek etrafındakileri ‘sakinleştir’. Huzursuzluk eden köpeğinizin karşısında esneyerek onu sakinleştirebilirsiniz. 

10. İrtifa arttıkça beyin garip resimler görür 

Pek çok dinin hikâyelerinde yüksek yerlerde görülen özel görüntüler anlatılır. Mesela Hz.Musa Sina Dağı’nda ‘yanan bir çalı’ görmüştü. Hz. Muhammed ise Hira Dağı’nda Cebrail’i gördü. Genelde anlatılan ruhsal deneyimlerde yabancı bir varlığın hissedilmesi (sesinin duyulması) bir şekil görme veya çeşitli ışık demetleri ve huzmeleri görüldüğü ve korku duyulduğu ortak olarak belirtilmiştir. 

Buna benzer olgulara dağcılarda da rastlanır ki bunların pek çoğunun mistik kişiler olmadığını biliyoruz. Bunun nedeni genelde yerden yükseldikçe havadaki oksijen oranının düşmesi ve beyne daha az oksijen gitmesidir. 2 bin 400 metre yükseklik bu durumda bir sınır değer olarak kabul edilmektedir. Bu yükseklikten daha yukarı tırmanan dağcılar görünmeyen bir takım varlıkları hissettiklerini, kimisi ise yanlarındaki arkadaşlarının vücudundan ışık yayıldığını ve bazen sebepsiz yere korkuya kapıldıklarını bildirmişlerdir. Oksijen seviyesindeki düşmenin, beynin görsel ve duygusal sinyalleri kontrol eden bölümlerinde yavaşlama veya bozulmaya neden olduğu düşünülmektedir. 

Bu bilgileri bir yere not etmenizde fayda var. Çok akıllı olduğunu iddia eden bir arkadaşınızı kızdırmak istediğinizde ona ‘beynini ne kadar tanıdığını’ sormak isteyebilirsiniz belki.

http://www.haberturk.com/haber.asp?id=65087&cat=220&dt=2008/04/03 alınmıştır 


 

 

Beyninizi doğru kullanın

 

İşte beyninizi daha iyi çalıştırmanın yolları...

 

Önemli kararlarınızı açık havada yürürken alın, yabancı dil öğrenmeye çalışın, güzel bir fotoğrafa bakın, odanızın camını açarak kendinize oksijen ısmarlayın... 

 

Türkiye’de kişisel gelişim kültürünü yaygınlaştırmak için kurulan KİGEM, 13-19 Mart tarihlerini, “Beyin Haftası” olarak kutlamaya başladı. Dünyanın 67 ülkesinde de bu tarihler beyin haftası olarak kutlanıyor. Hafta kapsamında beyni doğru kullanma bilincini yaygınlaştırmak için KİGEM ‘in kurucusu Mümin Sekman tarafından hazırlanan “Beynine iyi bak!” adlı kitapçık dağıtılacak. İşte “Beyin kullanma Klavuzu”ndan beyninizi doğru kullanmanın çarpıcı yolları...

 

Açık havada düşünün

1- Beyin açık havadayken ve ayaktayken daha iyi çalışır. İnsan beyninin ayaktayken yaklaşık yüzde 10 daha fazla çalıştığı düşünülmektedir. Önemli kararlarınızı alırken kapalı alandaysanız, “volta atmayı” deneyebilirsiniz.

2 - Yürürken kolları sallamak beynin performansını olumlu etkiliyor. Önemli kararlarınızı açık havada, kollarınızı sağa sola sallayarak yürürken almaya ne dersiniz?

3- Yabancı bir dil öğrenme beyni güçlendiriyor. Her gün birkaç yabancı ya da yerli yeni kelime öğrenip, kullanabilirsiniz. Sözlük okuyabilirsiniz. Alışveriş listesi veya telefon numaralarını ezberlemeyi deneyebilirsiniz.

4- Zihinsel jimnastik /antrenman yapın. Bunun için çeşitli bulmacaları çözebilirsiniz. Satranç gibi akıl oyunları oynayın. Yatkınsanız, meditasyon, yoga gibi zihni dinginleştiren teknikler üzerinde çalışın.

Rutinden kurtulun

5 - Rutin olarak tekrar ettiğiniz davranışlardan vazgeçin. Bazen telefonu sol elinizde tutun, çantanızı diğer elinizle taşıyın, evinize başka bir yoldan gidin. En azından bir günlüğüne televizyon kumandasını sık kullanmadığınız elinizde tutun.

6 - Entelektüel zevklerinizi geliştirmek için her gün mutlaka iyi bir özdeyiş antolojisinden birkaç cümle okuyun. Beyninizi kaliteli cümlelerle besleyin!

7 - Her gün güzel bir resme veya fotoğrafa bakmaya çalışın. Estetik algınız, gördüğünüz estetik şeyler kadar gelişir.

8 - Sevdiğiniz bir müziği bir süre gözleriniz kapalı dinleyin. Beyin otoriteleri tarafından klâsik müziğin zekâya 7 puan ekleyebildiği iddia edilmektedir.

9 - Günde aklınızdan 60 bin ile 80 bin arası düşünce geçer. Bu düşünceler ne hakkındaysa, hayatınız da ona göre şekillenir. Unutmayın, kafanızda en çok neyi düşünürseniz, hayatınızda da onu çoğaltırsınız.

10 - Bir konu hakkında düşünürken, nasıl düşündüğünüzü de gözlemleyin. Düşünmek üzerine düşünmek, beyin ve düşünce kapasitesini artırır.

Kaliteli beyin için uyku

11 - İyi bir uyku kaliteli bir beyin için şarttır. Çok uyuyorum diye üzülmeyin. Einstein‘in günlük 10 saatten fazla uyuduğu biliniyor. 24 saati geçen uykusuzluk beyinde sarhoşluğa benzer bir etki yapar.

12 - Bol ve temiz oksijen beyin için çok önemlidir. Beynimiz ağırlık olarak vücudumuzun yüzde 2’sini oluşturduğu halde, vücuda gelen oksijenin yüzde 25’ini tüketir. Oksijensiz kaldığımızda ölümü gerçekleşen ilk organımız beyindir. Odanızın penceresini açarak kendinize bol bol oksijen ısmarlayın.

13 - Farklı düşünme tarzları beyninizi geliştirir. Çocuklar ve hayvanlarla daha fazla vakit geçirin. Sizden farklı düşünen insanlarla konuşun.

14 - Kullanılmayan organ körelir. Sürekli televizyon seyrederek beyninizi “düşük viteste çalıştırmayın.

15 - Beynin en tehlikeli yanı “ters çaba” kuralına göre çalıştığı anlardır. Başınıza gelmesinden en çok korktuğunuz şeye odaklanırsanız, korktuğunuzu başınıza getirir! Buna ters çaba kuralı denir. Beyin odaklanılan hedef olumsuz olsa bile, bunu gerçekleştirmek için çalışır. Topluluk önünde konuşma yaparken “acaba heyecanlanır mıyım?” diye düşünürseniz, heyecanlanırsınız.

16 - Beyni yoran monotonluktur. Hayatınızı ne kadar renklendirirseniz, beyninizi o kadar neşelendirirsiniz.

Sihirli sayı kuralı


17 - Beyin kısa süreli hafızada beş ile yedi arasındaki bilgiyi işleyebilir. Yeni bir bilgi gelince, bu bilgilerden birini atar. Buna “sihirli sayı” kuralı denir. Bu kural aşılıp aşırı bilgi yüklenmesi durumunda beynimiz “servis dışı” olur. Hayatınızın en büyük kararlarını alırken “kafadan “ değil, tıpkı beş haneli iki rakam grubunu çarparken yaptığınız gibi, bir kâğıt üzerine yazarak ne yapacağınızı hesaplayın.

18 - Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur. Fiziksel zindelik, zihinsel zindelik getirir. Uzun süre hareketsiz kalmak, zihni de hareketsizleştirir. Spor yapmaya, fazla kilolarınızdan kurtulmaya özen gösterin. Yeterince su için. Çünkü, insan beyninin yüzde 78’i su ile kaplıdır.

19 - Ders çalışırken ilk öğrenilenler, son öğrenilenler, sık tekrarlananlar ve ilginç bulunanlar en çok akılda kalanlardır. Dersleri kısa aralar vererek çalışmak akıllıca bir harekettir.

20 - Bu hafta kafanızı nasıl daha iyi çalıştırabileceğiniz üzerine daha fazla düşünün. Unutmayın, beynimizi daha iyi çalıştırmak için kullanacağımız organ yine beynimiz! “Aklınızı “başınıza” toplayın ve kullanın!

Akıl yani beynimiz insanoğluna verilen en en değerli hediye. Peki ama beynimiz gerçekte nasıl öğreniyor?


 

 

Beyninizi güçlendirmenin yolları

 

18.08.2006 14:36 -

 

Uzmanlar, yıllar süren çalışmalar sonucunda entelektüel yetenekleri geliştirmenin yöntemlerini ortaya çıkardı.

İHA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Boston Tufts Üniversitesi'nden bir grup bilim adamı, beyinden daha iyi yararlanmanın 7 yolunu şöyle açıkladı:


Zihin jimnastiğini öğrenin: Regensburg Üniversitesi'nde araştırmayı yöneten Dr. Arne May, günde 60 saniye zihin jimnastiği yapıldığında beyin gücünün arttığını söyledi.
Daha fazla demir alın: King's College Beslenme Bölümü'nden Dr. Michael Nelson, 140 öğrenci üzerinde yaptığı araştırmada, diyetlerinde zengin demir olan öğrencilerin IQ'sunun daha yüksek olduğunu ortaya çıkardı.

Kahvaltıyı ihmal etmeyin: 500 öğrenci üzerinde yapılan bir araştırmada da, kahvaltılarında tahıl türü yiyecekler veya yumurta ve peynir olan öğrencilerin sabah yapılan sınavlarda hiç kahvaltı yapmayanlara göre daha yüksek not aldıkları görüldü.

Egzersiz yapın: Exeter Üniversitesi Sağlık Eğitimi Bölümü'nden Angela Balding; bin 400 öğrenci üzerinde yaptığı araştırmada, fiziksel etkinlikte bulunan öğrencilerin akademik başarılarının arttığını belirtti. Egzersiz yapıldığında beyine daha fazla oksijen gittiğini, böylece beyin algılamasının ve öğrenme fonksiyonlarının da arttığını söyledi.

 

Hoşunuza giden yiyecekler yiyin: Florida Üniversitesi'nden Profesör David Figlio'nun yönettiği bir araştırmada, öğle yemeklerinde sevdiği şeyleri (çikolatalı içecekler, bisküvi, pizza gibi) yiyen öğrencilerin sınavlarda yüksek performans gösterdiği ortaya çıktı.

Çilek ve yaban mersini (çay üzümü) yiyin: Boston Tufts Üniversitesi'ndeki bilim adamları yaptıkları son araştırmalarda, çay üzümünün zengin antioksidan (oksit giderici) içerdiği için en büyük beyin gıdası olduğunu buldu. Başka bir araştırmada, Maryland Üniversitesi'nden Nörolog Profesör Bernard Rabin, çileğin dondurulmuş haliyle insanlarda beyin fonksiyonlarını arttırdığını söyledi.

Brokoli yiyin: Londra King's College'de bilim adamları; patates, portakal, elma ve turpun anti-asetilkolinesteraz (sinir uçlarında ve kanda bulunan, hidroliz ve asetilkolini destekleyen bir çeşit enzim) içerdiğini ama brokolinin çok daha fazla içerdiğini tespit etti.


http://haber.mynet.com/detail_news/?mainPage=1&which=center&ref=haberHome&id=X1155889524593&date=18Agustos2006


 

 

Akıl yani beynimiz insanoğluna verilen en en değerli hediye. Peki ama beynimiz gerçekte nasıl öğreniyor?

 

zekaBeyin nasıl öğreniyor?

 

10 Nisan 2007 Salı 01:07

 

Beynin nasıl öğrendiği konusunda son yirmi yıl içinde ilginç gelişmeler oldu. Beyninin her iki lobundan biri alınan hastalar üzerinde gerçekleştirilen çalışmalar hızlı öğrenme ve hafıza eğitimi metotlarında çığır açtı. 

Bunca gelişmelere rağmen beyin, hâlâ insan vücudunun çalışması hakkında en az şey bilinen organ olma özelliğini koruyor. 

Konunun uzmanlarına göre birçok kişi beyin potansiyelinin ancak yüzde 4-8 arasındaki bir kısmını kullanıyor. Beyin gerçekleri, başarılı bir eğitimin, insanın öncelikle kendini tanıması ve keşfetmesine; nasıl öğrendiğini öğrenmesine bağlı olduğunu gösteriyor. 

Bu gelişmeler, “Başarılı insan” kavramında da değişikliğe yol açtı. Günümüzün başarılı insanı, beyninin her iki yarısını da etkili ve dengeli bir şekilde kullanabilen ve gerektiğinde birinden diğerine kolaylıkla geçebilen insan olarak değerlendiriliyor. Beyin hücreleri arasındaki bağlantıları gelişmemiş insanlar, beyinlerine ne kadar bilgi yığmış olurlarsa olsunlar, düşünce, muhakeme, akıl yürütme becerileri gelişmemekte, bu yüzden de eğitilmiş sayılmamaktadır. 

Beyin nasıl öğreniyor? Beynin öğrenme ile ilişkisi nedir? Şimdi bunları ele alacağız.

Hipokamp ve Etkili Öğrenme 

İç içe üç bölüm hâlinde bulunan beynimizin orta beyin bölümünde yer alan “Hipokamp” (hippocampus) hafızanın merkezi durumundadır. Bu merkez, beynin yazıcısı gibi faaliyet gösterir. 

Beynin yazıcısını kendi isteğimizle çalıştırıp, istediğimiz bilgileri kaydedebilir miyiz? 

Hipokamp bölgesi bilgilerin kalıcı hafızaya geçip, geçmeyeceğine karar veren merkezdir. Çeşitli şekillerle bize ulaşan bilgiler, verdiğimiz önem derecesine göre beyne kaydolmaktadır. Merak ve ilgi duymadığımız, önemsemediğimiz; kısacası duyguların hareketlenmediği olaylarda gelen bilgiler düşük frekanslı elektrik sinyalleri şeklindedir. Sonuçta, zayıf sinaptik bağlar oluşur ve beyin hardiskine (korteks) kayıt işlemi gerçekleşmez. Çünkü böyle durumlarda alıcılar (duygular) harekete geçmemektedir. Duyguların uyandığı olaylarda ise hipokamp hareketlenmekte ve kortekse kayıt işlemi tamamlanmaktadır. 

Dış beyin kısmını teşkil eden korteks, beynin düşünen, konuşan, yazan, yeni buluşlar yapan, merak eden, plân yapan, öğrenmenin, zekânın ve hafızanın oluştuğu bölüm olup, sınırsız bir kapasiteye sahip görünmektedir. 

Üzerindeki görme, duyma ve diğer algılama merkezleriyle ve dış dünyayla sürekli iletişim halinde bulunur. Bu kapasiteyi nöronlar arasında kurulan ilişkiler sağlamaktadır. Merak ve ilgi eksenli bilgiler, duyguları uyandıran olaylar olduğundan, orta beyindeki hipokamp, giriş vizesi vermekte, bilgiler beyin korteksi üzerine kaydedilmektedir. 

İstatistikler, bir toplumda ancak yüzde 7-10’luk öğrenci kesiminin her şeye karşı meraklı olduğunu gösteriyor. Bunlar ek bir motivasyona ihtiyaç duymadan ilgi ve meraklarının yüksekliği sebebiyle öğrenmeyi her ortamda başarırlar. Bu durumda eğitimde temel kaygı ve hedef, yüzde 90’lık büyük çoğunluğun nasıl motive edileceği üzerinde düğümlenmektedir. Bu yüzden aktif ve doğru eğitim modelleri, öğretmenin iyi ders verme ve iyi ders anlatmasından farklı bir durum ortaya koymakta; “iyi motive etme ve merak ve ilgi uyandırmayı” öne çıkarmaktadır. 

Bu yüzden de “Merak ilmin hocasıdır” denilmiştir. İnsanlar, yalnızca öğrenmeyi isterlerse öğrenirler. Kendilerini, merak ve ilgilerini beslerlerse geliştirebilirler. Enerji ve güçlerinin kaynağı kendileridir. Bir bilgiyi bilinçli olarak istemeyen ve bulduğunu da bilinçli olarak özümsemeyen ve kullanmayan kişi aslında öğrenmeyi başaramamış demektir. 

Beyin Loplarının Öğrenmedeki Yeri 

Birçok test sonucunda, beynin sol lobunun, konuşma, matematiksel işlemler, diziler, sayılar ve analiz gibi konularda çok üstün olduğu, mantıklı ve doğrusal çalıştığı tespit edildi. 

Araştırma sonuçları beynin sağ lobunda, ritim, hayal kurma, renkler, boyut, hacim, müzik gibi fonksiyonların yapıldığını ortaya koymaktadır. Beynin sol tarafı bilgiyi mantıklı ve doğrusal olarak işlemekte, sağ lop ise artistik tarafı oluşturmakta, detaydan çok resmin bütünüyle ilgilenmekte ve bilgiyi şekil ve hayal gücüyle işlemektedir. 

Sağ lobun duygular, inanma ve hayallerin etkisinde olduğu ve fotoğrafik, yani bütünsel öğrendiği ortaya çıktı. Bu yüzden bilgiyi sıra ile işleyen sol lobun aksine, sağ lobun öğrenmede çok daha hızlı ve etkili olduğu anlaşıldı. Ayrıca, insanın mucitlik ve üretkenlik kısmı sağ lop fonksiyonları arasında yer almaktadır. 

Kitap okumak beyni geliştiren en önemli faaliyettir

Kitap okurken genelde her iki lop birlikte koordineli bir şekilde çalışmak zorunda kaldığından kitap okumak beyin loplarının dengeli gelişiminde en faydalı faaliyetlerdendir. Sol lopça takip edilen ve kavranan sözel kavramlar, sağ lopla tasvir edilir, şekil, imge ve yeni düşüncelere dönüştürülür, canlandırılır. Halbuki, televizyon izleme sağ lobu genelde pasif durumda bırakmaktadır. Bu yüzden de beyin gelişimine olumlu bir katkı sağlamamaktadır. 

İnsanların yüzünü kolayca hatırlarken, ismini hatırlamada zorlanışımız sağ lobun öğrenmede sol lopdan ne derece etkin olduğunu gösterir. “Bin defa duymaktansa bir defa görmek yeğdir” Çin atasözü de bu gerçeğe parmak basmaktadır. “Hafıza şekillerle, temsillerle çalışır ve bilgiyi resimlerle işler” şeklinde ifade edilen hafıza gerçeği aslında, sağ lobun şekil, resim, hareket ve boyuta duyarlılığı; hayallerin ve üretici düşüncenin merkezi olması vesilesiyle öğrenmede olağanüstü etki ve fonksiyona işaret etmektedir. 

Bazı insanlar okuduğu, gördüğü ve duyduğu bilgileri kolayca ve hemen hatırlıyorlar. Bunlar fotoğrafik hafızaya sahip insanlardır. Fotoğrafik hafızaya sahip insanlar üzerinde yıllar süren bilimsel araştırmalar yapılmıştır. Bunların en önemli özellikleri beynin her iki lop fonksiyonlarını birlikte ve dengeli olarak kullanmalarıdır.

Kaynak: Paopüler Bilim  internethaber.com


 

 

Beyninizi geliştirmek için..

 

İşte beynimizden daha iyi yararlanmanın 7 yolu..

 

13 Ağustos 2006 1

 

Boston Tufts Üniversitesi’nden bir grup bilim adamının, yıllar süren çalışmaları nihayet sonuçlandı. İşte beynimizden daha iyi yararlanmanın 7 yolu:

Zihin jimnastiğini öğrenin 

Regensburg Üniversitesi’nde araştırmayı yöneten Dr. Arne May günde 60 saniye zihin jimnastiği yapıldığında beyin gücünün arttığını söyledi. 

Daha fazla demir alın 

King’s College Beslenme Bölümünden Dr. Michael Nelson, 140 öğrenci üzerinde yaptığı araştırmada, diyetlerinde zengin demir olan öğrencilerin IQ’sunun daha yüksek olduğunu ortaya çıkardı.



Kahvaltıyı ihmal etmeyin 

500 öğrenci üzerinde yapılan bir araştırmada da, kahvaltılarında tahıl türü yiyecekler veya yumurta ve peynir olan öğrencilerin sabah yapılan sınavlarda hiç kahvaltı yapmayanlara göre daha yüksek not aldıkları bulundu. 

Egzersiz yapın 

Exeter Üniversitesi Sağlık Eğitimi bölümünden Angela Balding; 1400 öğrenci üzerinde yaptığı araştırmada, fiziksel etkinlikte bulunan öğrencilerin akademik başarılarının arttığını belirtti. Egzersiz yapıldığında beyine daha fazla oksijen gittiğini, böylece beyin algılamasının ve öğrenme fonksiyonlarının da arttığını söyledi. 

Biraz da hoşunuza giden yiyecekler yiyin 

Florida Üniversitesi’nden Profesör David Figlio’nun yönettiği bir araştırmada, öğle yemeklerinde sevdiği şeyleri (çikolatalı içecekler, bisküvi, pizza gibi) yiyen öğrencilerin sınavlarda yüksek performans gösterdiği bulundu. 

Çilek ve yaban mersini (çay üzümü) yiyin 

Boston Tufts Üniversitesi’ndeki bilim adamları yaptıkları son araştırmalarda, çay üzümünün zengin antioksidan (oksit giderici) içerdiği için en büyük beyin gıdası olduğunu buldular. Başka bir araştırmada, Maryland Üniversitesi’nden nörolog Profesör Bernard Rabin, çileğin dondurulmuş haliyle insanlarda beyin fonksiyonlarını arttırdığını söyledi 

Brokoli yiyin 

Londra King’s College’de bilim adamları; patates, portakal, elma ve turpun anti-asetilkolinesteraz ( sinir uçlarında ve kanda bulunan, hidroliz ve asetilkolini destekleyen bir çeşit enzim) içerdiğini ama brokolinin çok daha fazla içerdiğini buldular.

http://www.haber3.com/haber.php?haber_id=148498

 


,,

 

Sözleşmeli öğretmenlik

turk egitim sen

Ek zam için cumhurbaşkanlığına gönderilecek mektup

İl temsilcilerimiz ve Şube Başkanlarımız için "Ek Zam Mektup Eylemi" nde kullanılacak metnin örneği aşağıdadır. Devamı için

Eğitim kovayı doldurmak değil

egitim bir sen

Eğitim kovayı doldurmak değil, ateşi tutuşturmaktır"

‘Eğitimin geleceği’ ve ‘Gelecekteki eğitim’e dair cümle kurmadan önce bizi nasıl bir geleceğin beklediğiyle ilgili mülahazalara odaklanmak iyi bir nirengi noktası olabilir. Zira günümüzde geleceğe dair tasavvurların odağında dijital devrim ve bu devrimin ürettiği/üreteceği fırsat ve felaketin yan yana durduğunu söylemek abartılı olmayacaktır. İnsanın, bu gelecek tablosu içerisinde nasıl konumlanacağına ilişkin analizlere kulak vermek “yarının ötesini” tahayyül edebilmek için önemlidir.  Devamı için

,,,

 

Lütfen Paylaşalım

 

web servis

site ekle site ekle

Eğitim öğretim yılı

egitim is

Meb bir hatim sayacı; öğretmenler günü ise uhrevi faaliyetler günü değildir!

Öğretmenlerin haklarının gasp edilmesi, mesleklerinin saygınlığının bizzat iktidar tarafından azaltılması, birçok meslek sahibinin atanamaması gibi sayısız sıkıntılar nedeniyle buruk karşılanan 24 Kasım Öğretmenler Günü, bu yıl MEB'in ilginç bir uygulamasıyla daha garip hale gelmiştir. Devamı için

 

Kotanlı: üniversitelerde torpil ve ayrımcılığa son verilsin

 

Üniversitelerde çalışan idari personelin torpil ve sendikal kayırmacılıktan müthiş derecede rahatsız olduğunu; üniversitelerde görev yapan eğitim ordusunun gizli kahramanları olan idari personelin; başta ekonomik ve özlük olmak üzere, mesleki ve demokratik sorunlarının iyice arttığını söyledi.”Daha öncede yaptığımız açıklamada dile getirdiğimiz gibi üniversitelerimizin rektör ve dekanlarına çağrıda bulunuyorum, üniversitelerde çalışan idari personelin taleplerine kulaklarınızı tıkamayın sendikal ayrımcılık yapmayın. Devamı için