foto1
İdareci öğretmen ve öğrenciler için
foto1
MEB tüm mevzuat genelge kanun tüzük yönetmelik
foto1
Güçlü bir hafıza için gerekenler
foto1
Trafik işaret levhaları
foto1
Tebliğler dergisi son çıkan yönetmelikler
Güçlü hafıza neyle bağlantılı? Zaman yönetimi MEB Yangın yönergesi Uyku başarı nedeni fiziksel cezanın etkisi Son çıkan yönetmelikler MEB Tüm mevzuat Olaylar ve insanlar Sağlıklı yaşam için Trafik işaret ve levhaları Tebliğler Dergisi Mevzuat bilgi sistemi Büyük Türk Tarihi Verimli Ders çalışma Özgüven ve farkındalık Eğitimde motivasyon Eğitimde farkındalık.Read More...

Okul Yolu

İdareci Öğretmen ve öğrenciler için bir Eğitim ve Öğretim Sitesi

Kaz Yolmayı sever misin ?..

Padişah tebdili kıyafet iki vezirini yanına alır Üsküdar’dan kayığa biner Sarayburnu’na varacaktır. Kayığa binince etrafına göz gezdirir. Kayıkçının uyanık biri olduğunu anlar ve sohbete başlar adın işin birkaç sohbetten sonra Padişah sorar

-32 ile aran nasıl. Kayıkçı:

-İdare ediyoruz işte pekte iyi denmez ama vaziyeti idare etmeye çalışıyoruz. Biraz daha gittikten sonra tekrar sorar

-Düşmanın var mı?

-Evet, vardır hem de iki tane hele biri akşam kapıyı çok zorladı ama benim onun isteklerini yapacak gücüm yok. Biraz daha gidince tekrar sorar

-Kaz yolmayı sever misin?..

-Oooo çok severim..

-O zaman sana iki tane gönderirim. Sohbetle kıyıya da varılır herkes kayıktan iner uzaklaşırlar. Padişah vezirlerine döner

-Kayıkçı ile sohbetimizi nasıl buldunuz. Vezirler uyanık ya  hemen yağcılığa başlarlar

-Efendim çok güzel konuştunuz ,ağzının payını verdiniz....Padişah konuşulanlardan vezirlerin hiçbirşey anlamadığını anlamış ama hiçte renk vermemiş

-O halde akşama bu konuları tekrar görüşelim deyip konuyu kapatır. Vezirler durumun vahametini anlayıp hemen bir akıl düşünelim der vezirin biri uyanık bir şekilde sırıtarak kuşağından bir kese altın çıkarır ve doğru kayık iskelesine gider kayıkçıyı bulur ve sorarlar

-Bizi tanıdın mı?

Kayıkçı kıs kıs güler, padişahın "sana iki kaz göndereceğim" sözü aklına gelir

-Evet, tanıdım der, vezirler:

-Öyleyse söyle bakalım neydi o konuştuklarınızın manası. Kayıkçı uyanık:

-Yoo ağalar olmaz der öyle bedavadan olmaz vezirlerden biri kendince uyanık ya hemen bir kese altını kuşağından çıkarıp kayıkçıya uzatır, kayıkçı anlatır

-Bana Padişah 32 ile aran nasıl diye sordu yani geçinebiliyor musun, bende  pek iyi değil ama kıt kanaat geçinmeye çalışıyorum dedim

-Peki, düşmanın var mı ne demek

-Padişah bana evladın var mı diye sordu çünkü çocuk evin düşmanıdır işin oluruna bakmaz istediğini yapmak ister. Benimde iki oğlum var dedim biri illa evlenmek istiyor ama gücüm yok şimdi onu evlendiremem dedim,

-Peki ya kaz yolar mısın ne demek

-Bakın ağalar o işte olmaz deyince vezirler bir kese altın daha uzatıp cevap isteyince

-Eeeeee ağalar bukadar basit bir konuşma için iki kese altın verdiniz artık anlayın kaz yolar mısın ne demek!.....


 

Bilseniz o ne hırsızdı!...

Köyün ağasının çok iyi bir çobanı vardır. Her sabah gelir sürüyü alır otlağa götürür akşamleyin de gelir sürüyü ahıra teslim eder. Günler ayları aylar yılları kovalar günden güne sürü artmaktadır. Sürünün hızla çoğalması ağayı ayrı bir memnun etmektedir.

Gel zaman git zaman günün birinde fırtına, yağmur, şimşek, yıldırım çarpar sürü telef olur, çobanda ölür. Haberi alan ağa perişan olur. Ağlar sızlar, feryat eder. Cenaze günü gelmiştir. Çevre köylerin ağaları başsağlığına taziyeye gelirler ama gel de sen ağayı teselli et edebilirsen.

Ağa kendini yerden yere atmakta göğsünü dövmekte ahu feryat etmektedir. Durumu gören diğer ağalar kendisi ile konuşup teselli etmeyi denerler. Ağaya sarılıp başsağlığı diler ve "yeter artık kendini perişan ettin, gelen dünya malına gelsin yenisi olur çobansa Allah rahmet eylesin ama yeni bir çoban buluruz sana" deyince ağa dayanamaz ve:

-Ben ona ağlamam ağalar!..

-Neye ağlarsın

-Bilseniz o ne hırsızdı şimdi ben onun gibisini nereden bulurum işte ona ağlarım!......