foto1
İdareci öğretmen ve öğrenciler için
foto1
MEB tüm mevzuat genelge kanun tüzük yönetmelik
foto1
Güçlü bir hafıza için gerekenler
foto1
Trafik işaret levhaları
foto1
Tebliğler dergisi son çıkan yönetmelikler
Güçlü hafıza neyle bağlantılı? Zaman yönetimi MEB Yangın yönergesi Uyku başarı nedeni fiziksel cezanın etkisi Son çıkan yönetmelikler MEB Tüm mevzuat Olaylar ve insanlar Sağlıklı yaşam için Trafik işaret ve levhaları Tebliğler Dergisi Mevzuat bilgi sistemi Büyük Türk Tarihi Verimli Ders çalışma Özgüven ve farkındalık Eğitimde motivasyon Eğitimde farkındalık.Read More...

Okul Yolu

İdareci Öğretmen ve öğrenciler için bir Eğitim ve Öğretim Sitesi

Tanrıya dua edelim!...

Baba John oğlunu çağırdı:

-Oğlum Jack atlara vermek için komşunun samanlığından saman çaldın mı?

-Evet baba

-Aferin oğlum!...

-Peki, sabah kahvaltısı için komşunun kümesinden yumurta çaldın mı?

-Evet baba

-Aferin oğlum!...

-Peki, tavuklara vermek için komşunun ambarından tahıl çaldın mı?

-Evet baba

-Aferin oğlum şimdi haydi kiliseye Tanrı ya dua edelim!...

Eşkiya

Yaşlı adam ölüm döşeğinde son isteği için oğlunu çağırır ve kendisine vasiyetini bildirir:

-Oğlum ben ölüyorum senden son isteğim sandıkta bulunan dörtbin altını al iki binini kendine sakla yalnız geriye kalan ikibin altını memleketin en büyük eşkıyasını bulup ona vereceksin!..

Oğlu babasının ölümünden sonra vasiyetini yerine getirmek için dağ tepe demez arar sorar soruşturur ve sonunda memleketin en büyük eşkıyasını bulur. Eşkıya reisinin karşısına çıkar, reis ne istediğini sorunca anlatır; babasının son nefesinde kendisinden dörtbin altınının olduğunu bunun ikibin ini kendine almasını kalan ikibini ise memleketin en büyük eşkıyasını bulup vermesini, araştırması sonucunda da en büyük eşkıyanın kendisi olduğunu ve parayı teslim etmeye geldiğini söyler. Eşkıya reisi ise dinler güler düşünür ve kararını verir;

-Aferin dürüst insansın ama ben alamam,  benden daha büyük eşkıyalar var sen git ona ver, deyince adam:

-Hayır der ben sordum soruşturdum en büyük eşkıya senin olduğunu söylediler deyince  reis:

-Sen bu altınları git şehrin kadısına ver o benden daha büyük eşkıyadır, der. Zavallı çaresiz vasiyet deyip yola koyulur şehre varır kadının huzuruna çıkar derdini anlatır. Kadı:

-Alamam der alamam çünkü bunları alabilmem için karşılığında sana birşeyler vermem lazım, düşünür çareyi de bulur!.. Bak der şu karşıki dağı görüyor musun o dağ devletin bende devletin kadısıyım o dağın üzerindeki karda devletin haliyle benim sayılır o karı ikibin altın karşılığında sana veriyorum kabul ediyor musun adam çaresiz babamın son vasiyeti deyip  kabul eder.

Sevinçle kadının yanından ayrılırken arkasından kadı seslenir.

-Efendi nereye!... Adam geri döner

-Vasiyeti yerine getirdim şimdide gidiyorum, kadı tekrar seslenir.

-Git git ama şu benim dağımda senin karının ne işi var önce karını temizle de öyle git. Adam şaşırır hiç dağdaki kar temizlenir mi ben ne yaparım buna başka bir çare deyince kadı:

-Ya karını temizle yada kirasını ver kirası ikibin altındır deyip adamın babasından kendisine kalan ikibin altınını da alınca zavallı dağdaki eşkıyanın dediğini düşünür ve kendi kendini "reis , Sen eşkıya değil evliyaymışsın" demekten alamaz!...