foto1 foto2 foto3 foto4 foto5


Okul Yolu
Bir Eğitim Sitesi

Okul Yolu

İdareci Öğretmen ve Öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi

Tasfiye Amaçlanıyor!

egitim sen

Eğitim Emekçilerine Yönelik Her Türlü Yasa Dışı Müdahalenin Karşısındayız

Bugün, yargıyı kuşatan siyasi iktidar tarafından hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü kavramları alabildiğine zedelenmektedir. AKP iktidarının toplumu kutuplaştırıcı, öfke empoze eden politikaları ve eğitimcileri itibarsızlaştırma hamleleri, maalesef her geçen gün meyvesini vermektedir. Devamı

,

 

Makale Dizini

 

KÜR ŞAD

Türk tarihinin karakteristik ve mühim şahsiyetlerinden biridir.

Prens Kür Şad, Göktürk Hanedanından 10.büyük Türk İmparatoru Çuluk Kağan'ın küçük oğludur. Çuluk Kağan 2 yıllık bir saltanattan sonra bir Çin Prensesi olan zevcesi İçing Hatun tarafından zehirlenerek 621 de öldürüldü. Yerine kardeşi, yani Prens Kür Şad'ın amcası Kara Kağan geçti. Türk geleneğine göre, Kara Kağan, dul yengesi, Yani Kür Şad'ın üvey anası ile evlendi. Zaten kararsız bir kişi olan yeni kağan Çinli zevcesinin entrikaları ile tamamen yanlış hareketlerde bulundu. Üst üste gelen soğuk ve kıtlık yılları da Türk İllerinde büyük tahribat yaptı.630 yılında bu vaziyetten yaralanan Çin ordusu Türk ordusunu bozdu. Kara Kağan ile 100.000 Türk, Çinlilere esir düştü. Çinliler in elinde  4 yıl esir yaşayan Kara Kağan 634 yılında kederinden öldü.

Kara Kağan'ın yerine Çinliler, Göktürk Prenslerinden Sirba Kağan'ı Türk İmparatoru ilan etti. Fakat bu kukla hükümdar, Çin’e tabi olmayı kabul ettiği için, bin yıldan beri İstiklal içinde yaşayan Türkler, Sirpa Kağan'ı tanımadılar. Çinliler'i kovmak ve ellerindeki esirleri kurtarmak için gizliden gizliye çalışmalara başladılar.40 kişilik bir ihtilal komitesi teşekkül etti. Bu komite Prens Kür Şad'ı başkan seçti Ancak ihtilal başarıya ulaşırsa, Kür Şad İmparator olmayacaktı ve siyasetten çekilecekti. Çünkü ihtilalin tamamen milli mahiyette olduğundan kimse şüphe etmemeliydi. Kür Şad 'ın imparator olmak gayesiyle başa geçtiği söylenmemeliydi. Bu fikirde olan Türk Prensi, arkadaşlarının kendini Kağan namzedi göstermelerini kabul etmedi. Bunu üzerine, ihtilalden sonra Kür Şad'ın ağabeyinin oğlunun, yani yeğeninin Türk kağanı ilan edilmesi kararlaştırıldı.

Bu sıralarda Çin de 18.İmparatorluk hanedanı olan Tanglar'dan 2.İmparator Li Şihmin 40 yaşında ve 13 yıldan beri tahtta idi. Çin, 50 milyon nüfusu ile cihanın en kalabalık devleti idi. Kuzey Çin'de Çin boyunduruğunda yaşayan yüzbinlerce Türk, her an imha edilmek tehlikesi ile karşı karşıya bulunuyordu.

Türk İhtilal Komitesinin Planı şöyleydi:

İmparator Li Şihmin esir edilecek, Türk illerine kaçırılacak, sonra Çin sarayında esir bulunan Türk asilzadeleri ve Çin boyunduruğundaki Türk toprakları ile değiştirilecektir. İhtilal başarıya ulaşır ulaşmaz da bütün Türkler ayaklanacaklar, rastladıkları Çinli'yi öldürüp bağımsızlık kazanacaklardı. Çin imparatorunun her gece kılık değiştirerek başkenti Çangan'da dolaştığı Türkler tarafından haber alınmıştı. Bir Sokak baskını ile imparatorun esir edilmesi oldukça kolay olacaktı. Ancak kararlaştırılan gece, aksi bir tesadüfle, büyük bir fırtına patlakverdi. İmparator sarayından çıkmadı. Kür Şad, gecikirse ihtilalin duyulup Türker’in kılıçtan geçirilmesinden korktu. Akıl almaz bir cesaretle, imparatorluk sarayını basıp imparatoru ele geçirmeyi kararlaştırdı. Arkadaşlarının çok iyi birer savaşçı olmalarına güveniyordu.

Gerçekten o gece 40 Türk asilzadesi Çin imparatorluk sarayını bastı. Kanlı bir çarpışma oldu. Yüzlerce Çinli muhafız 40 Türk savaşçısının ok ve kılıç darbeleriyle can verdi. Çinli muhafızların yerden mantar biter gibi çoğaldığı ve İmparatorun ele geçirilemeyeceğini anlayan Kür Şad, sarayı terketmek emrini verdi. İmparatorun ahırına hücum eden 40 Türk seyisleri öldürüp buldukları atları alıp Çin Başkentinden çıkmaya muvaffak oldular. Ancak bütün bir Çin ordusu 40 yiğidin peşine takıldı Vey ırmağı kıyısına gelince duraklayan Türkler bir kaç yüz Çin askerini öldürdükten sonra Göz yaşartan bir kahramanlık içinde öldüler. Kür Şad ve 39 arkadaşı Vey ırmağı kenarında ki Sarı topraklar üzerinde kaldılar.                Türkiye tarihi-Yılmaz ÖZTUNA cilt 1

,,

 

Sözleşmeli öğretmenlik

turk egitim sen

Mersin 1 no’lu şube, veliler tarafından darp edilen öğretmenler için basın açıklaması yaptı.

Mersin Akdeniz Güney Ortaokulu'nda veliler tarafından darp edilen öğretmenlerimize sahip çıkmak ve son zamanlarda eğitim çalışanlarına karşı gerçekleştirilen şiddet olaylarına dikkat çekmek ve kınamak için Türk Eğitim Sen yöneticileri, Türkiye Kamu Sen in diğer iş kollarındaki yöneticileri  ve üyeleriyle beraber basın açıklaması yaptı.  Devamı

Eğitim kovayı doldurmak değil

egitim bir senDenetim, kadavraya otopsi değil, hayata koruyucu hekimlik yapmaktır

Bir medeniyetin insanlığa olan faydasının, onun eğitim alanındaki başarısıyla ölçülmeye başlandığı günümüzde, neredeyse tüm toplumlar devletler eliyle eğitim sistemlerini daha nitelikli, daha etkili ve daha iyi hâle getirmek gayretindedir. Eğitimde kalite, öğretmenlik mesleğinin niteliği ve itibarı, fırsat ve imkân eşitliği, Devamı

 

,,,

 

Lütfen Paylaşalım

 

web servis

site ekle site ekle

Eğitim öğretim yılı

egitim is

Yargı Kararını Verdi: Eğitim Kamusal Bir Hizmettir ve Kamu Eliyle Yürütülmelidir

Hizmet Vakfı İle Milli Eğitim Bakanlığı Arasında İmzalanan Protokolün Yürütmesi Durduruldu 

Milli Eğitim Bakanlığı ile Hizmet Vakfı Arasında Değerler Eğitimi Verilmesine Dair 15.07.2014 tarihli işbirliği protokolünün değişiklikler ve ilaveler yapılarak 15.07.2017 tarihinden geçerli olmak üzere üç yıl süreyle uzatılmasına ilişkin Devamı

Minnetle anıyoruz

turk egitim sen

Meb’i kim yönetiyor?

Yönetici Görevlendirme sınavının ÖSYM tarafından  yapılacağı duyurulmuş  Milli Eğitim Bakanlığı, geçen ay yönetici atama takvimini yayınlamış, üç gün sonra geri çekmiş idi. Fakat bugün takvim aynı şekliyle tekrar yayınlandı. Madem aynen yayınlanacaktı, takvimin geri çekilmesinin hikmeti ne idi? Ne yapılmaya çalışılıyor? Devamı

 

Kotanlı: üniversitelerde torpil ve ayrımcılığa son verilsin

 

Üniversitelerde çalışan idari personelin torpil ve sendikal kayırmacılıktan müthiş derecede rahatsız olduğunu; üniversitelerde görev yapan eğitim ordusunun gizli kahramanları olan idari personelin; başta ekonomik ve özlük olmak üzere, mesleki ve demokratik sorunlarının iyice arttığını söyledi.”Daha öncede yaptığımız açıklamada dile getirdiğimiz gibi üniversitelerimizin rektör ve dekanlarına çağrıda bulunuyorum, üniversitelerde çalışan idari personelin taleplerine kulaklarınızı tıkamayın sendikal ayrımcılık yapmayın. Devamı için