foto1 foto2 foto3 foto4 foto5


Okul Yolu
Bir Eğitim Sitesi

Okul Yolu

İdareci Öğretmen ve Öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi

Tasfiye Amaçlanıyor!

egitim sen

Eğitim Emekçilerine Yönelik Her Türlü Yasa Dışı Müdahalenin Karşısındayız

Bugün, yargıyı kuşatan siyasi iktidar tarafından hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü kavramları alabildiğine zedelenmektedir. AKP iktidarının toplumu kutuplaştırıcı, öfke empoze eden politikaları ve eğitimcileri itibarsızlaştırma hamleleri, maalesef her geçen gün meyvesini vermektedir. Devamı

,

 

Makale Dizini

 

Şuayb aleyhisselâm 

Medyen ve Eyke ahalisine gönderilen peygamber. İbrahim aleyhisselâm veya Salih aleyhisselâm’ın neslindedir. Soyu anne tarafından Lût aleyhisselâm’ın kızına ulaştığı ve Eyyûb aleyhisselâm la teyze oğulları oldukları rivayet edilmiştir. Mûsâ aleyhisselâm’ın kayınpederidir. Kavmine güzel söz söylemesi, tatlı ve tesirli hitap etmesi sebebiyle kendisine Hatib-ül-enbiyâ (peygamberlerin hatibi) denildi. İnsanlara İbrahim aleyhisselâma bildirilen dinin emir ve yasaklarını tebliğ etti. Arabistan Yarımadasının kuzeybatısında Hicaz’la Filistin arasında Kızıldeniz sahilinde yer alan Akabe körfezinden Humus Vadisine kadar uzanan Medyen bölgesinde doğup büyüyen Şuayb aleyhisselâm, o kavmin asil bir ailesine mensuptu. Gençliği, dedelerinden Medyen adlı bir şahsın etrafında toplandıkları için bu adla anılan Medyen halkı arasında geçen Şuayb aleyhisselâm, azgın ve sapık kavmin kötülüklerinden uzak yaşar, babasından kalan koyunlarıyla meşgul olur ve namaz kılardı. Medyenliler atalarının doğru yolunda ayrılmışlar ve kötü yollara sapmışlardı. Allahü telalâya iman ve ibadet etmeyi bırakmışlar, kendi elleriyle yaptıkları putlara ve heykellere tapıyorlardı. Medyen, ticaret kervanlarının gelip geçtiği yollar üzerinde olduğundan ticaretle uğraşıyorlardı. Yaptıkları alış-verişte muhakkak hile yapıyorlardı. Yiyecek maddelerini alıp, stok yapıyorlar, pahalanınca fâhiş fiyatla satıyorlardı. Ölçü ve tartı için iki değişik ölçek kullanıyorlar, alırken büyük ölçekle alıyorlar, satarken küçük ölçekle veriyorlardı. İnsanların yollarını kesiyorlar, onların mallarına zorla el koyuyorlardı. Yol üstünde durup, bilhassa yabancı ve gariplerin mallarını çeşitli hilelere başvurarak ellerinden alıyorlardı. Ayrıca sâhip oldukları pek çok nimetin şükrünü yapmayıp, nankörlük ediyorlardı. Allahü teâlâ onlara, doğru yola dâvet etmek için Şuayb aleyhisselâmı peygamber olarak gönderdi. Şuayb aleyhisselâm onlara nasihatlerde bulunup, Allahü telalâya şirk koşmamalarını ve yalnızca o'na ibadet etmelerini, alış-verişte, ölçü ve tartıda haksızlık ve hile yapmamalarını, yeryüzünde bozgunculuk yapmamalarını söyledi. Kötülüklere devam ettikleri takdirde azaba uğrayacaklarını, vazgeçtikleri takdirde mükâfata kavuşacaklarını söyledi. Fakat azgın Medyen kavmi, Şuayb aleyhisselâm’ın sözlerini dinlemeyip, ona karşı çıktılar. Ona inananları tehdit ettiler. Şuayb aleyhisselâm, bütün sıkıntı, eziyet ve horlamalara rağmen, Medyenlileri doğru yola dâvete devam etti. İbret olarak isyanları sebebiyle helâk edilen Nuh aleyhisselâm’ın gönderildiği kavmin, Hûd kavminin, Lût kavminin başına gelen azapları ve helâk olmalarını anlattı. İnkârdan vazgeçip iman etmelerini, mağfiret dilemelerini, aksi hâlde kendilerinin de isyan edip,  helâk olan kavimler gibi azaba düşeceklerini ve  helâk olacaklarını açık bir lisanla anlattı. Onun peygamberliği Şam'a kadar duyulmuştu. pek çok kimse gelerek Şuayb aleyhisselâma iman etmekle şereflendiler. Fakat Medyenliler yolda durup, Şuayb aleyhisselâma gelenlere mâni olmaya çalıştılar. Şuayb aleyhisselâmı ve ona inananları kendi sapık dinlerine dönmedikleri takdirde yurtlarından çıkaracaklarını söyleyip, tehdit ettiler. Şuayb aleyhisselâm azgın Medyen halkının, bütün nasihatlerine rağmen imana gelmelerinden ümit kesince, onları Allahü telalâya havale etti. Şuayb aleyhisselâm Allahü telalâya; ''Yâ Rabbi! Bizimle kavmimiz arasında hak ile hüküm ver. Sen hükmedicilerin hayırlısısın.'' diye dua etti.

 

Azgınlıklarına ve inananlara karşı düşmanlıklarına devam eden Medyen halkı üzerine, Allahü teâlâ azap gönderdi. Cebrail aleyhisselâm’ın bir sayhası ve bir zelzeleyle onların hepsini helâk etti. Hepsi yok oldular. Sanki onlar o beldede yaşamamışlardı. Şuayb aleyhisselâm ve ona inananlar kurtulup Medyen'e yakın bir yerde, yeşillik, ağaçlık ve bolluk içinde bir şehir olan Eyke'ye giderek, oradaki insanlara doğru yolu göstermekle vazifelendirildi. Medyen halkının bütün hususiyetlerini taşıyan Eyke halkı, parayı tartı ile alırlar, kenarlarından kırptıktan sonra, tane ile verirlerdi. Alış-verişlerinde karşı taraftakine muhakkak zarar verirler ve onu aldatırlardı. Alırken ucuz ve fazla fazla alırlar, satarken pahalı ve eksik verirlerdi. Yolcuları soyarlar, putlara taparlardı. Şuayb aleyhisselâma inanmak için gelenleri vaz geçirmek için çalışırlar, Şuayb aleyhisselâma yalancı derlerdi. İstekleri olmazsa, tehditte bulunup, eziyet ederlerdi. Şuayb aleyhisselâm Eyke halkını Allahü telalâya iman ve ibadet etmeye dâvet etti. Eyke halkı Şuayb aleyhi selamdan mucize istediler. Şuayb aleyhisselâm çevredeki putlara hitap edip; ''Rabbiniz kimdir? Ben kimim? Söyleyin!'' dedi. Taş ve ağaçtan yapılmış cansız birer varlık olan putlar dile gelip; ''Rabbimiz ve yaratıcımız Allahü teâladır. Yâ Şuayb! sen ise Allahü telalânın peygamberisin!'' dediler ve kaidelerinden yere düşüp paramparça oldular. Bir mucize karşısında bazı kimseler imana geldi. İnanmayanlar da azgınlıklarını daha da arttırdılar. Şuayb aleyhisselâm son defa ikaz edip, puta tapmaktan vaz geçmelerini, Allah'a iman etmelerini ölçü ve tartıda adaletli olmalarını ve her türlü zulümden vazgeçip, kurtulmalarını söylediyse de inkâr edip inanmadılar. Alay ettiler, yalancısın, sihirbazsın, büyülenmişsin dediler. İman etmeyeceklerini açıkça söyleyip; ''Eğer sen doğru sözlüysen, bize gökten azap indir.'' dediler. Şuayb aleyhisselâm bu azgın kavmi Allahü telalâya havale etti. Allahü Teâlâ onlara isyanları sebebiyle şiddetli bir azap göndererek hepsini helâk ettiler. Önce ortalığı kasıp kavuran şiddetli bir sıcaklığa tutuldular. Sular fokur fokur kaynadı. Susuzluktan kıvranıyorlar sıcak suları içtikçe içleri yanıyordu. Çaresizlikten gölge ve içecek su arıyorlar, bir taraftan bir tarafa koşuyorlardı. Bu hâl yedi gün devam etti. Sekizinci gün ufukta koyu gölgeli siyah bir bulut çıkıp yükseldi. Bunu gören Eykeliler serinlemek için koşup hepsi bulutun altında toplandılar. Onlar bulutun altına toplanır toplanmaz buluttan üzerlerine şiddetli bir ateş yağmaya başladı ve hepsi ateş altında helâk olup, gittiler. Eykelilerin helâl edildiği bugün, Kur’an-ı kerimde (gölge günü) olarak bildirilmekte ve mealen şöyle buyurulmaktadır: ''O gölge (zılle) gününün azabı onları yakalayıverdi. Gerçekten o azap büyük bir günah azabı idi.'' (Şuarâ suresi:189) Şuayb aleyhisselâm, Eyke ahalisinin helâk olmasından sonra, inananlarla birlikte Medyen'e gidip yerleşti. İnananlardan birinin kızıyla evlendi. İki kızı oldu. Kızlar büyüdü. Kendisi iyice yaşlandı. Allah korkusundan çok gözyaşı döktü. Gözleri zayıfladı, vücudu kuvvetten düştü. bu sırada Mısır'dan çıkıp Medyen'e gelen Mûsâ aleyhisselâm, kuyu başında koyunlarını sulamak için bekleyen Şuayb aleyhisselâm’ın kızlarına yardım ederek, koyunlarını suladı. Şuayb aleyhisselâm ücret vermek için onu evine dâvet etti. Onu emin güvenilir bir kimse olarak görüp, koyunlarına çoban tuttu. Sekiz sene koyunlarını gütmesi şartıyla kızlarından birini ona nikâhladı. Mûsâ aleyhisselâm orada on sene kaldı. Çocukları oldu. Daha sonra Mısır'a göç etti. Sıhhati düzelip gözleri açılan Şuayb aleyhisselâm, her sene Medyen ‘den Mısır'a giderek kızı ve damadını ziyaret etti. Bir müddet sonra da orada vefat etti. Vefatından 300 yaşında olduğu rivayet edilmiştir.

Şuayb aleyhisselâm çok namaz kılardı. Tevrat’ta ismi Mikâ il olarak bildirilmiştir. Kur’an-ı kerimde A'râf, Şuarâ, Hûd ve Ankebût sürelerinde Şuayb aleyhisselâm, Medyen ve Eyke kavimleri hakkında âyet-i kerimeler mevcuttur.  Şuayb aleyhisselâm’ın altı çeşit mucizesi vardır.

Mucizeleri:

1-Hazret-i Şuayb'ın duası bereketiyle, koyunlardan doğmuş siyah kuzuların hepsi beyaz olmuştur. 2- Hazret-i Şuayb'ın duası bereketiyle taşlar toprak olmuştu. Şöyle ki: Medyen kasabası dağlık, taşlık bir yer olduğundan: ''Hak peygamber iseniz, dua ediniz, şu dağlar kalkıp, yerimiz geniş olsun.'' diye teklif etmişlerdi. Şuayb aleyhisselâm dua edince, cenâb-ı hak duasını kabul edip, elini o dağ ve taşlar üzerine koy, diye emreyledi. Elini koyunca hepsi toprak oluverdi. 3-Şuayb aleyhisselâm’ın duası bereketiyle Medyen ‘de bazı taşlar koyun olmuştur. Şöyle ki, kendilerinin hiç koyunu olmadığı için kavmi, bizim koyunlarımızı elimizden almak için Şuayb buraya gelmiştir diye söz etmişlerdi. Hazret-i Şuayb bunu işitince, çok üzülüp, kendinin de koyunu olması için cenâb-ı hakka dua eyledi. Cenâb-ı Hak duasını kabul edip, orada bulunan taşlara eliyle işaret etmesini emreyledi. Hazret-i Şuayb işaret ettiği anda o taşlar koyun oluverdi. Bu suretle koyunları kavminin koyunundan birkaç misli fazla oldu. O koyunları sekiz yahut on sene hazret-i Mûsâ'ya güttürüp, kızını da ona verdiği meşhurdur. 4-Hazret-i Şuayb, bir yerin taşları etrafında dönünce, o taşlar hemen bakır olup, ahali bununla pek zengin olmuştur. 5- Hazret-i Şuayb'ın duası bereketiyle kum tepeleri yerinden kalkmıştır. 6-Hazret-i Şuayb, bir dağa çıkmak istediği zaman, dağ âdeta devenin oturup kalktığı gibi, Şuayb aleyhisselâm çıkıncaya kadar küçülür, çıktıktan sonra evvelki hâli gibi büyük bir dağ olurdu.


,,

 

Sözleşmeli öğretmenlik

turk egitim sen

Mersin 1 no’lu şube, veliler tarafından darp edilen öğretmenler için basın açıklaması yaptı.

Mersin Akdeniz Güney Ortaokulu'nda veliler tarafından darp edilen öğretmenlerimize sahip çıkmak ve son zamanlarda eğitim çalışanlarına karşı gerçekleştirilen şiddet olaylarına dikkat çekmek ve kınamak için Türk Eğitim Sen yöneticileri, Türkiye Kamu Sen in diğer iş kollarındaki yöneticileri  ve üyeleriyle beraber basın açıklaması yaptı.  Devamı

Eğitim kovayı doldurmak değil

egitim bir senDenetim, kadavraya otopsi değil, hayata koruyucu hekimlik yapmaktır

Bir medeniyetin insanlığa olan faydasının, onun eğitim alanındaki başarısıyla ölçülmeye başlandığı günümüzde, neredeyse tüm toplumlar devletler eliyle eğitim sistemlerini daha nitelikli, daha etkili ve daha iyi hâle getirmek gayretindedir. Eğitimde kalite, öğretmenlik mesleğinin niteliği ve itibarı, fırsat ve imkân eşitliği, Devamı

 

,,,

 

Lütfen Paylaşalım

 

web servis

site ekle site ekle

Eğitim öğretim yılı

egitim is

Yargı Kararını Verdi: Eğitim Kamusal Bir Hizmettir ve Kamu Eliyle Yürütülmelidir

Hizmet Vakfı İle Milli Eğitim Bakanlığı Arasında İmzalanan Protokolün Yürütmesi Durduruldu 

Milli Eğitim Bakanlığı ile Hizmet Vakfı Arasında Değerler Eğitimi Verilmesine Dair 15.07.2014 tarihli işbirliği protokolünün değişiklikler ve ilaveler yapılarak 15.07.2017 tarihinden geçerli olmak üzere üç yıl süreyle uzatılmasına ilişkin Devamı

Minnetle anıyoruz

turk egitim sen

Meb’i kim yönetiyor?

Yönetici Görevlendirme sınavının ÖSYM tarafından  yapılacağı duyurulmuş  Milli Eğitim Bakanlığı, geçen ay yönetici atama takvimini yayınlamış, üç gün sonra geri çekmiş idi. Fakat bugün takvim aynı şekliyle tekrar yayınlandı. Madem aynen yayınlanacaktı, takvimin geri çekilmesinin hikmeti ne idi? Ne yapılmaya çalışılıyor? Devamı

 

Kotanlı: üniversitelerde torpil ve ayrımcılığa son verilsin

 

Üniversitelerde çalışan idari personelin torpil ve sendikal kayırmacılıktan müthiş derecede rahatsız olduğunu; üniversitelerde görev yapan eğitim ordusunun gizli kahramanları olan idari personelin; başta ekonomik ve özlük olmak üzere, mesleki ve demokratik sorunlarının iyice arttığını söyledi.”Daha öncede yaptığımız açıklamada dile getirdiğimiz gibi üniversitelerimizin rektör ve dekanlarına çağrıda bulunuyorum, üniversitelerde çalışan idari personelin taleplerine kulaklarınızı tıkamayın sendikal ayrımcılık yapmayın. Devamı için