foto1 foto2 foto3 foto4 foto5


Okul Yolu
Bir Eğitim Sitesi

Okul Yolu

İdareci Öğretmen ve Öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi

Tasfiye Amaçlanıyor!

egitim sen

Eğitim Emekçilerine Yönelik Her Türlü Yasa Dışı Müdahalenin Karşısındayız

Bugün, yargıyı kuşatan siyasi iktidar tarafından hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü kavramları alabildiğine zedelenmektedir. AKP iktidarının toplumu kutuplaştırıcı, öfke empoze eden politikaları ve eğitimcileri itibarsızlaştırma hamleleri, maalesef her geçen gün meyvesini vermektedir. Devamı

,

 

Makale Dizini

 

STENDHAL 

(Marie-Henri-Beyle) Asıl adı Marie-Henri-Beyle olan Stendhal 1783'te Grenoble'da doğmuş, 1842'de Paris'te ölmüştür.

Soyundaki İtalyan ve dofen kanı, kentsoylu bir aileden aldığı sıkı ve kapalı eğitim, gördüğü ideolojik örgenim onda, gizli ve derin bir duyarlık, düşçü bir zekâ, açık ve aydınlık bir anlayış yeteneği yarattı. Napolyon'un Marengo zaferi sırasında İtalya’da süvari subayı olan Stendhal, kendi deyimiyle "büyük adam olmak için" 1802'den 1805 yılına kadar Paris'te öğrenim görmüş, sonra Marsilya'da bakkallık yapmış, akrabalarının kayırmasıyla, 1806'da yeniden orduya girmişti. Levazım subayı olarak Almanya'da, Avusturya'da dolaştı,

Moskova'ya gitti. 1814'te, "büyük adam olmak" emelinden vazgeçti ve güzel sanatlar meraklısı bir adam olarak bir süre Milano'da yasadı, sonra 1821'de Paris'e dönerek bir yazar ve düşünce adamı yasamı sürmeye başladı. 1830'da konsolos olarak Trieste'ye giden Stendhal, 1831'de aynı görevle CivitaVecchia'da bulunmuş, ölünceye kadar görev yeri olan Roma ile Paris arasında dolaşmıştır. Bu serseri ve dağınık yasam, ona is dünyasını tanıtmış, özellikle pek genç yasından beri incelediği insanlar ve onların tutkuları konusunda zengin bir deneyim kazandırmıştır. Stendhal'in yaşamında, ask büyük bir yer tutmuş, Angela,

Pietragrua, Guilbert, Melanie, Menta, Metilde, Dembowsky gibi kadın adları o yasamın değişik sahnelerine karışmıştır.

Stendhal, edebiyatta, ilk günden başlayarak romantikleri tuttu. Onun romantizmi, çağdaşlarınınkine benzemez; o, Milanolulardan esinlenmiştir. Stendhal; Hugo'nun, Lamartine'in, Vigny'nin lirizmine katlanamazdı, sevdiği tek sair Beranger idi. Özellikle tiyatroya fazla ilgi gösterirdi; oyunların düzyazıyla yazılmasından yanaydı. Çağdaş tarihten alınma konuların sahnelenmesini isterdi.


<script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>
<!-- yeni kare -->
<ins class="adsbygoogle"
style="display:inline-block;width:336px;height:280px"
data-ad-client="ca-pub-0095909836518467"
data-ad-slot="2091211303"></ins>
<script>
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script>

Stendhal, açık düşüncelerin doğrudan doğruya anlatılmasından oluşan yalın anlatıma eğilimi olması bakımından klasiktir. Kendi anlatımı biraz çıplak, betimlemesiz, ölçülü uyumlarından kurtulmuş ve çokluk yavan bir anlatımdır. Fakat sinirli ve hareketli olan bu anlatımın, ait olduğu dönemin damgasını taşımadığı ve asla eskimediği de bir gerçektir.

Stendhal, değerini gereğince anlamayan çağdaşlarına yazmaktan çok onu beğenen gelecek kuşaklar için yazmış bir romancı olarak görünüyor. Eserleri "Armance" gibi düello ve ask yüzünden intihar olaylarıyla;

"Kırmızı ve Siyah" gibi ask kaçamakları, cinayetler, kesilen kafalarla; "Parma Manastırı" gibi zehirlenmeler, hapishaneler, kaçışlar, yasak asklarla dolu, tutkuyla cinayetin birbirine karıştığı romanlardır. Fakat bu taksın tutkuları Stendhal, soğukkanlı ve doğru gören bir psikolog olarak betimleyip çözümlemiştir. Stendhal, küçük olayları arayan bir gerçekçidir. Yalnızca, psikolojik olaylarla ilgilenir ve yalnız ruhları betimler.

Stendhal, yaşamının sonlarına doğru, eski İtalyanca el yazmalarından, Ortaçağ ve Rönesans'ın yabanıl tutkularını kopya etmek merakına düşmüş ve böylece, bugün okuyucularıma sunduğum öyküler ortaya çıkmıştır.

Önce dergilerde, sonra kitap halinde çıkan bu öyküler, Stendhal'in ölümünden sonra 1855'te, "Chroniques İtaliennes" adıyla bir cilt halinde yeniden yayımlanmıştır.

,,

 

Sözleşmeli öğretmenlik

turk egitim sen

Mersin 1 no’lu şube, veliler tarafından darp edilen öğretmenler için basın açıklaması yaptı.

Mersin Akdeniz Güney Ortaokulu'nda veliler tarafından darp edilen öğretmenlerimize sahip çıkmak ve son zamanlarda eğitim çalışanlarına karşı gerçekleştirilen şiddet olaylarına dikkat çekmek ve kınamak için Türk Eğitim Sen yöneticileri, Türkiye Kamu Sen in diğer iş kollarındaki yöneticileri  ve üyeleriyle beraber basın açıklaması yaptı.  Devamı

Eğitim kovayı doldurmak değil

egitim bir senDenetim, kadavraya otopsi değil, hayata koruyucu hekimlik yapmaktır

Bir medeniyetin insanlığa olan faydasının, onun eğitim alanındaki başarısıyla ölçülmeye başlandığı günümüzde, neredeyse tüm toplumlar devletler eliyle eğitim sistemlerini daha nitelikli, daha etkili ve daha iyi hâle getirmek gayretindedir. Eğitimde kalite, öğretmenlik mesleğinin niteliği ve itibarı, fırsat ve imkân eşitliği, Devamı

 

,,,

 

Lütfen Paylaşalım

 

web servis

site ekle site ekle

Eğitim öğretim yılı

egitim is

Yargı Kararını Verdi: Eğitim Kamusal Bir Hizmettir ve Kamu Eliyle Yürütülmelidir

Hizmet Vakfı İle Milli Eğitim Bakanlığı Arasında İmzalanan Protokolün Yürütmesi Durduruldu 

Milli Eğitim Bakanlığı ile Hizmet Vakfı Arasında Değerler Eğitimi Verilmesine Dair 15.07.2014 tarihli işbirliği protokolünün değişiklikler ve ilaveler yapılarak 15.07.2017 tarihinden geçerli olmak üzere üç yıl süreyle uzatılmasına ilişkin Devamı

Minnetle anıyoruz

turk egitim sen

Meb’i kim yönetiyor?

Yönetici Görevlendirme sınavının ÖSYM tarafından  yapılacağı duyurulmuş  Milli Eğitim Bakanlığı, geçen ay yönetici atama takvimini yayınlamış, üç gün sonra geri çekmiş idi. Fakat bugün takvim aynı şekliyle tekrar yayınlandı. Madem aynen yayınlanacaktı, takvimin geri çekilmesinin hikmeti ne idi? Ne yapılmaya çalışılıyor? Devamı

 

Kotanlı: üniversitelerde torpil ve ayrımcılığa son verilsin

 

Üniversitelerde çalışan idari personelin torpil ve sendikal kayırmacılıktan müthiş derecede rahatsız olduğunu; üniversitelerde görev yapan eğitim ordusunun gizli kahramanları olan idari personelin; başta ekonomik ve özlük olmak üzere, mesleki ve demokratik sorunlarının iyice arttığını söyledi.”Daha öncede yaptığımız açıklamada dile getirdiğimiz gibi üniversitelerimizin rektör ve dekanlarına çağrıda bulunuyorum, üniversitelerde çalışan idari personelin taleplerine kulaklarınızı tıkamayın sendikal ayrımcılık yapmayın. Devamı için