foto1 foto2 foto3 foto4 foto5


Okul Yolu
Bir Eğitim Sitesi

Okul Yolu

İdareci Öğretmen ve Öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi

Tasfiye Amaçlanıyor!

egitim sen

Eğitim Emekçilerine Yönelik Her Türlü Yasa Dışı Müdahalenin Karşısındayız

Bugün, yargıyı kuşatan siyasi iktidar tarafından hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü kavramları alabildiğine zedelenmektedir. AKP iktidarının toplumu kutuplaştırıcı, öfke empoze eden politikaları ve eğitimcileri itibarsızlaştırma hamleleri, maalesef her geçen gün meyvesini vermektedir. Devamı

,

 

Makale Dizini

 

SÜLEYMAN ALEYHİSSELÂM 

İsrâiloğullarına gönderilen peygamberlerden. Dâvûd aleyhisselâm’ın oğludur. Yâkûb aleyhisselâm’ın neslindendir. Kudüs yakınlarındaki Gazze şehrinde doğdu. Hem peygamber hem sultandı. Çocukluğundan beri bilgili, iyilik ve adaleti seven biri olarak tanınmıştı. On iki yaşındayken babasının yerine geçip, sultan oldu. Daha sonra kendisine Allahu teâlâ tarafından peygamberlik verildi. Dünyada hâkim olan dört kişiden biridir. Ona peygamberlik verildiği Kur'ân-ı kerimde En'âm suresi 84. ayette bildirilmektedir. Süleyman aleyhisselâm; ''Yâ Rab! Bana hiçbir kimsede bulunmayan bir kudret ve devlet ihsan eyle.'' diye dua etti. Duası kabul edilip, cinlerin, rüzgârın ve hayvanların da insanlar gibi Süleyman aleyhisselâm itâat etmeleri emredildi. Kendisine ism-i âzam duâsı, bütün mahlûkatın dili ve dillerin sırları öğretildi. Peygamberlikle birlikte ihsan edilen ilim, hikmet ve sultanlık kudretini, insanları doğru yola kavuşturmakla ve daha iyi bir hayat yaşamaları için kullandı. Şehirlerin kurulması, yeryüzünün imarı, yeşillendirilmesi, fen ve sanatta ilerlemesi için emrindekilerin her birine iş taksimi yaptı. Yolların yapılması, taşların yontulup kazılması, demircilik ve derin sulara dalgıçlık gibi zor işleri cinlere verdi. Çiftçilik, çobanlık, ticaret, sanat gibi işleri de insanlara verdi. Hayvanları da nöbet tutma, yük taşıyıp çekme gibi işlerle görevlendirdi. İnsanlardan, cinlerden ve hayvanlardan büyük bir ordu kurdu. Hepsi ona tâbi olup, emrine itaat etti. Süleyman aleyhisselâm verilen bu nimetler Kur'ân-ı kerimde bildirilmektedir. Peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellem hadis-i şerifte, onun duası hakkında şöyle buyurdu: ''Süleyman aleyhisselâm, Beyt-i Makdis'in binasını bitirdikten sonra, Allahü teâlâdan üç dilekte bulunmuştur: Kendisinden sonra kimseye nasip olmayan ir mülk ve saltanat, ilâhi hükme uygun hüküm verme kudretinin bahsedilmesi. Yanlız namaz kılmak için Mescid-i Aksâ'yı kastedip gelenlerin analarından doğdukları gibi günahsız hâle gelmeleri. Allahü teâlâ bunlardan ilk ikisini Süleyman aleyhisselâm vermiştir. Üçüncü dileğinin de kabul edilmiş olmasını umarım.'' Babasının temelini attığı, Kudüs'teki Mescid-i Aksâ'yı yapmaya devam etti. Yedi senede pek sanatkârane bir şekilde tamamladı. Daha sonra, Kudüs'te büyük bir saray inşa etmeye başlayıp, on üç senede tamamladı. Bu binaların yapımı sırasında insanlardan ve cinlerden pek çoğu Süleyman aleyhisselâm’ın emrinde çalışmışlardı.  Süleyman aleyhisselâm’ın zamanında barış, imar, sanat ve ilim iyice ilerlemişti. Mescid-i Aksa inşa edilip, çeşmeler, su kanalları yapıldı. Köprüler, barajlar ve evler inşa edildi. Hikmetinin ve büyüklüğünün şöhreti bütün dünyaya yayıldı. Zamanındaki bütün padişahları ve ileri gelenleri doğru yola sevk etti. Onun zamanında muhteşem bir saltanata sahip olan Yemen'de, Sebe şehrinde hüküm süren Belkıs'a mektup yazıp, Filistin'e çağırdı. O da gelip, Süleyman aleyhisselâm la görüşerek iman etti. Belkıs'ın Süleyman aleyhisselâm la mektuplaşması ve Kudüs'e gelmesi Kur'ân-ı kerimde Neml suresinde uzun beyân olunmaktadır.


<script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>
<!-- yeni kare -->
<ins class="adsbygoogle"
style="display:inline-block;width:336px;height:280px"
data-ad-client="ca-pub-0095909836518467"
data-ad-slot="2091211303"></ins>
<script>
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script>

Süleyman aleyhisselâm, Akabe Körfezinden Fırat kenarına kadar, kırk sene adaletle hüküm sürdü. Diğer hükümdarlar da kendisine bağlılıklarını bildirdiler. Ticaret gemileri yapıp, Kızıldeniz ve Umman Denizinde ticaret yaptırdı. Rüzgâr onun emrine verilmişti. Rüzgâra bildirip dilediği yere tahtıyla birlikte kısa zamanda giderdi. Makamına oturduğunda ve meclis kurduğunda kuşlar üzerine gelip, kanatlarını yan yana gererek bir bulut gibi gölge yaparlar, güneş ve yağmurdan korurlardı. Süleyman aleyhisselâm, beyaz tenli, güzel, nur yüzlü, saçı sakalı gür olup, beyaz elbise giyerdi. Çok edepli, hep Allah'tan korkar, alçak gönüllü, yüksek şanlıydı. Miskin ve fakirlerle oturur; ''Miskinin miskinlerle oturması uygundur.'' buyururdu. Ömrünün son ânına kadar Allahü telâlanın takdir ettiği izzetle insanları doğru yola sevk etti. Herkes tarafından sevilmiş olup, hiç kimse onun söylediklerine itiraz etmiyor ve onun emri dışına çıkmıyordu. Süleyman aleyhisselâm, bir gün yapılmakta olan büyük bir sarayın inşasını kontrol etmeye gitmişti. Bu bina bir su kıyısında çok heybetli bir saraydı. Ustalar işçiler, cinler, sarayın tamamlanmasıyla meşguldüler. Sarayın balkonuna çıkıp, kendisini yanlız bırakmalarını, hiç kimsenin yanına yaklaşmamasını emretti. Sonra da balkonun kenarına asasını (bastonuna) dayanıp durdu ve etrafı seyrederek tefekküre başladı. Bu sırada ömrü bitip, eceli gelmişti. Azrail aleyhisselâm gelip; ''Şu an dünyadaki hayatının son anıdır.'' dedi. Süleyman aleyhisselâm: ''Allahü telâlanın takdiri her ne ise o haktır. Rabbime ham dolsun ki, asla kimseye zulmetmedim. Rabbimin emrine itaat etmekte gecikmedim. Herkesin dönüşü Allahü telâyadır. Görevlendirildiğin emri yerine getir.'' dedi. Süleyman aleyhisselâm asasına dayandığı halde ayakta vefat edip, uzun bir müddet öylece kaldı. Saray inşasında çalışanlar ise her gün işlerine muntazaman devam ediyor, halk da oraya gelip gidiyordu. Süleyman aleyhisselâmı uzakta, ayakta durur vaziyette görüyorlardı. Fakat vermiş olduğu emir üzerine hiç kimse yanına yaklaşmıyordu. Nihayet asasının yere temas eden kısmını güve kurdu yiyip asa kırılınca, cesedi yere yıkıldı. O zaman bu hâlini görenler vefat ettiğini anladılar. Bu husus Kur'ân-ı kerimde Sebe suresi 14. ayette bildirilmektedir. Süleyman aleyhisselâm her yere hükmettiğinden, zamanında herkes iman etmiş, yeryüzündeki pek az imansız kimse kalmıştı. Vefatından sonra, İsrail oğullarının arasındaki birlik bozuldu, İlyas ve Elyesa aleyhisselâm peygamber olarak gönderildiler. Kur'ân-ı kerimde Bakara 102; Nisa 163; En'âm 84; Enbiya 81,82; Sebe 12, 21; Neml 15'ten 44'e kadar; Sad 30'dan 40'a kadar olan ayetler Süleyman aleyhisselâm hakkındadır. Süleyman aleyhisselâm, Mescid'i Aksâ'ya Musa aleyhisselâmdan beri neşilden nesile geçerek gelen, Tevrat’ın içinde bulunduğu Ahid sandığını (Tabut-i Sekineyi) koydu. Çünkü Musa aleyhisselâm, ümmetinin âlimlerinden, Tevrat’ın Ahid sandığına konularak muhafaza edilmesini istemişti. Bu durum Mescid-i Aksâ'nın Buhtunnasar tarafından yıkılmasına kadar devam etti. Buhtunnasar, Kudüs'ü alınca, şehri yakıp yıktı. Mescid-i Aksâ'da bulunan altın, gümüş ve diğer mücevherleri alıp Bâbil'e götürdü. Buhtunnasar'ın Kudüs'ü yağmalaması esnasında, hakiki Tevrat ve Zebur yakılıp yok edildi. Muhtelif kimselerin hatırlarında kalan ayetlerini yazmaları neticesinde, Tevrat isminde birbirlerini tutmayan çeşitli risaleler ortaya çıktı.

Milâddan yaklaşık dört yüz sene evvel yaşamış olan Azra bunları topladı ve şimdiki Ahd-i Atik'teki Tevrat’ı yazdı. Süleyman aleyhisselâm’ın dokuz çeşit mucizesi vardır.

Mucizeleri: Birçok mucizesi vardır bunlardan bazıları şunlardır:

1-Kur’an da da belirtildiği gibi Rüzgâr emri altındaydı.

2-Süleyman aleyhisselâm denizi geçmek istediği zaman, suyu çekilerek yol açılır, geçtikten sonra yine kapanırdı.

3- Ayet-i kerimede bildirildiği üzere, bütün cinniler emrindeydi. Ne zaman istese, kendisine, büyük köşkler, suretler, çanaklar, sabit çömlekler, tencereler yaparlardı.

4-Süleyman aleyhisselâm’ın bir mührü vardı. Üzerinde ism-i azam duası yazılıydı. O dua ile her istediği kolay olurdu.

5- Karıncalara  varıncaya  kadar her hayvanın sesini işitir, dillerini anlardı.

6-Nereye gitmek istese, rüzgâr emri de olduğundan, kürsüsünü kaldırır, kürsüsünü beraberinde götürürdü.

7-Cinniler vasıtasıyla denizdeki incileri, cevherleri yerde bulunan defineleri bilirdi. Kendisine Allahü teâlâ tarafından bildirilmeyen bir şey yoktu.

8-Neml Vadisinde, maiyetiyle beraber bir dağ üzerine konup, kaldığı esnada o dağın yeşillik, çimenlik olması için, mübarek ellerine bir miktar su alıp, avucuyla o dağa serpti. Derhâl dağın üzeri çayırlık çimenlik oluverdi.

9-Süleyman aleyhisselâm bir yere gittiği vakit, beraberinde duvarlar da giderdi.

,,

 

Sözleşmeli öğretmenlik

turk egitim sen

Mersin 1 no’lu şube, veliler tarafından darp edilen öğretmenler için basın açıklaması yaptı.

Mersin Akdeniz Güney Ortaokulu'nda veliler tarafından darp edilen öğretmenlerimize sahip çıkmak ve son zamanlarda eğitim çalışanlarına karşı gerçekleştirilen şiddet olaylarına dikkat çekmek ve kınamak için Türk Eğitim Sen yöneticileri, Türkiye Kamu Sen in diğer iş kollarındaki yöneticileri  ve üyeleriyle beraber basın açıklaması yaptı.  Devamı

Eğitim kovayı doldurmak değil

egitim bir senDenetim, kadavraya otopsi değil, hayata koruyucu hekimlik yapmaktır

Bir medeniyetin insanlığa olan faydasının, onun eğitim alanındaki başarısıyla ölçülmeye başlandığı günümüzde, neredeyse tüm toplumlar devletler eliyle eğitim sistemlerini daha nitelikli, daha etkili ve daha iyi hâle getirmek gayretindedir. Eğitimde kalite, öğretmenlik mesleğinin niteliği ve itibarı, fırsat ve imkân eşitliği, Devamı

 

,,,

 

Lütfen Paylaşalım

 

web servis

site ekle site ekle

Eğitim öğretim yılı

egitim is

Yargı Kararını Verdi: Eğitim Kamusal Bir Hizmettir ve Kamu Eliyle Yürütülmelidir

Hizmet Vakfı İle Milli Eğitim Bakanlığı Arasında İmzalanan Protokolün Yürütmesi Durduruldu 

Milli Eğitim Bakanlığı ile Hizmet Vakfı Arasında Değerler Eğitimi Verilmesine Dair 15.07.2014 tarihli işbirliği protokolünün değişiklikler ve ilaveler yapılarak 15.07.2017 tarihinden geçerli olmak üzere üç yıl süreyle uzatılmasına ilişkin Devamı

Minnetle anıyoruz

turk egitim sen

Meb’i kim yönetiyor?

Yönetici Görevlendirme sınavının ÖSYM tarafından  yapılacağı duyurulmuş  Milli Eğitim Bakanlığı, geçen ay yönetici atama takvimini yayınlamış, üç gün sonra geri çekmiş idi. Fakat bugün takvim aynı şekliyle tekrar yayınlandı. Madem aynen yayınlanacaktı, takvimin geri çekilmesinin hikmeti ne idi? Ne yapılmaya çalışılıyor? Devamı

 

Kotanlı: üniversitelerde torpil ve ayrımcılığa son verilsin

 

Üniversitelerde çalışan idari personelin torpil ve sendikal kayırmacılıktan müthiş derecede rahatsız olduğunu; üniversitelerde görev yapan eğitim ordusunun gizli kahramanları olan idari personelin; başta ekonomik ve özlük olmak üzere, mesleki ve demokratik sorunlarının iyice arttığını söyledi.”Daha öncede yaptığımız açıklamada dile getirdiğimiz gibi üniversitelerimizin rektör ve dekanlarına çağrıda bulunuyorum, üniversitelerde çalışan idari personelin taleplerine kulaklarınızı tıkamayın sendikal ayrımcılık yapmayın. Devamı için