foto1 foto2 foto3 foto4 foto5


Okul Yolu
Bir Eğitim Sitesi

Okul Yolu

İdareci Öğretmen ve Öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi

Tasfiye Amaçlanıyor!

egitim sen

Eğitim Emekçilerine Yönelik Her Türlü Yasa Dışı Müdahalenin Karşısındayız

Bugün, yargıyı kuşatan siyasi iktidar tarafından hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü kavramları alabildiğine zedelenmektedir. AKP iktidarının toplumu kutuplaştırıcı, öfke empoze eden politikaları ve eğitimcileri itibarsızlaştırma hamleleri, maalesef her geçen gün meyvesini vermektedir. Devamı

,

 

Makale Dizini

 

a.hamit tarhanABDÜLHAK HAMİT TARHAN 
İstanbul 1852–1937 Şair ve yazar. Köklü bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Babası elçilik görevleri de yüklenen Hayrullah Efendi idi. Özel hocalar elinde ihtimamla yetiştirildi.12 yaşında iken tercüme odasına girdi. İki yıl sonra elçi babasının kâtibi niteliğiyle Tahran'a gitti. Babasının ölümü ardından yurda döndü. Memurluk görevini sürdürdü. İlk evliliği "Makber mülhimesi" Fatma Hanımla evlendi. Çeşitli elçilik görevlerine atandı eşini de yanında getirdi. Hastalığı ağırlaşan eşini (verem) geri getirirken Beyrut'ta vali olan ağabeyinin yanına uğradı Fatma Hanım orada öldü, gömüldü. Bu olay şairi çok etkilemiş ve bunu şiirlerinde işleyecektir. Makber, Ölü, Bunlar odur, Hacle Odası, Londra elçiliği başkâtipliğinde bulundu. Edebiyatı bırakma sözü verdiği için görevini sürdürdü ve makamı yükseldi dördüncü evliliğini Belçikalı Lüsyen Hanımla yapınca işine son verildi ve yurda döndü. Ayan üyesi seçildi. Bu meclis ikinci başkanı seçildi. Kurtuluş sonrası kendisine aylık bağlandı.1928 den sonra Milletvekilliği görevi ardından Belediye'nin kendisine ayırdığı Maçka Palas'ta oturdu. Ölümünde törenle Zincirlikuyu mezarlığına gömüldü. Tanzimat edebiyatında şiirimize batı nazım biçimlerini getiren, Makber gibi bir eserde belli bir konuyu bütünlükle işleyeni her iki ölçüyü de kullanarak uyum araştırmaları yapan, değişik konu ve sorunları ele alarak ufku genişleten kişi şüphesiz Abdülhak Hamit'tir. Bunların yanı sıra dilimize deyiş çalışmaları, imge zenginlikleri, söz oyunu ustalıklarını ekleyen de odur.

Bu yüzden duygusal hayranlıklar ona "şair-i a'zam" (en büyük şair) demeye kadar varacaktır. Bazı şiir örneklerini koşukla yazdığı oyunları içinde kullanan sanatçı (Duhter-i Hindu, 1875; Nesteren, 1877; Nazife, 1878, Tarık) bağımsız şiir kitaplarında çok değişik konulara yayılır; Sahra(1879), Divaneliklerim yahut Belde(1886), Bir Sefilenin Hasbıhali(1877). Abdülhamit'e verdiği söz gereceği suskunlukla geçireceği dönemden önceki oyunları: Macera-yı Aşk(düzyazıyla, dram 1873), Sabr ü Sebat(düzyazıyla oyun, 1874, içinde 73 atasözü, Vefik Paşa'nın salık verişiyle), İçli Kız (1875), Duhter-i Hindu (1875), Hesteren (1877), Tarık (1880), Tezer (1880, aruzla dram), Eşber (1880,aruzla tragedya). Gerek dil yanlışı, gerek tiyatro tekniğine aykırı yapıları, yazarının da sahneye konma dileğinin olmayışı yüzünden bu eserlerin hiçbiri yaşayan tiyatronun öğesi değildirler, kitaplıklarda kalırlar.
İkinci Meşrutiyet sonrasındaki eserleri: Zeynep (1908), Baladan Bir Ses (1912, 198 dizelik tek şiir), Garam (1912'de tefrika, kitap basımı 1923, koşukla bir aşk öyküsü), İlhan (1913, 10 perde, düzyazı-koşuk karışık, iki ölçülü), Liberte (duraksız hece ölçüsüyle, koşukla alegorili oyun), Validem (1913, tek şiiri), Turhan (1916, aruzla mesnevi), İlham-ı Vatan (yurtseverlik şiirleri, aruzla, 1916), Mektuplar (2 cilt,1916). Finten (1917, düzyazıyla melodram, arada şiir örnekleri), İbn-i Musa (1917, şiirler), Sardanapal (1919), Yadigâr-ı Harb (1919), Tayflar Geçidi (1919), Ruhlar (1922). Yabancı Dostlar (1924), Arziler (1925), Hakan (1935) vb.
Hamit halktan çok kendi çevresindeki edebiyatçıları etkileyerek yankılı bir sanatçılar kamuoyunun gözünde büyümüştür. Asıl etkisi eserinden çok kişiliğinden, görevlerinden, olanaklarından gelir. Eşine dayalı buluşlarla yaslanmış, bir yazdığını bir daha işleyip düzeltmek gereğini pek duymamıştır. Tanpınar'a göre.. hiçbir zaman çalışmayı kendisine bir iç nizam yapamamış, birçok şeyi birden bulmuş fakat bulduklarını birleştirememiştir.".. "Hamit'te gelişme denen şey, muayyen bir zamandan sonra durur; hatta durmakla da kalmaz, gerisin geriye döndüğü olur.." 

,,

 

Sözleşmeli öğretmenlik

turk egitim sen

Mersin 1 no’lu şube, veliler tarafından darp edilen öğretmenler için basın açıklaması yaptı.

Mersin Akdeniz Güney Ortaokulu'nda veliler tarafından darp edilen öğretmenlerimize sahip çıkmak ve son zamanlarda eğitim çalışanlarına karşı gerçekleştirilen şiddet olaylarına dikkat çekmek ve kınamak için Türk Eğitim Sen yöneticileri, Türkiye Kamu Sen in diğer iş kollarındaki yöneticileri  ve üyeleriyle beraber basın açıklaması yaptı.  Devamı

Eğitim kovayı doldurmak değil

egitim bir senDenetim, kadavraya otopsi değil, hayata koruyucu hekimlik yapmaktır

Bir medeniyetin insanlığa olan faydasının, onun eğitim alanındaki başarısıyla ölçülmeye başlandığı günümüzde, neredeyse tüm toplumlar devletler eliyle eğitim sistemlerini daha nitelikli, daha etkili ve daha iyi hâle getirmek gayretindedir. Eğitimde kalite, öğretmenlik mesleğinin niteliği ve itibarı, fırsat ve imkân eşitliği, Devamı

 

,,,

 

Lütfen Paylaşalım

 

web servis

site ekle site ekle

Eğitim öğretim yılı

egitim is

Yargı Kararını Verdi: Eğitim Kamusal Bir Hizmettir ve Kamu Eliyle Yürütülmelidir

Hizmet Vakfı İle Milli Eğitim Bakanlığı Arasında İmzalanan Protokolün Yürütmesi Durduruldu 

Milli Eğitim Bakanlığı ile Hizmet Vakfı Arasında Değerler Eğitimi Verilmesine Dair 15.07.2014 tarihli işbirliği protokolünün değişiklikler ve ilaveler yapılarak 15.07.2017 tarihinden geçerli olmak üzere üç yıl süreyle uzatılmasına ilişkin Devamı

Minnetle anıyoruz

turk egitim sen

Meb’i kim yönetiyor?

Yönetici Görevlendirme sınavının ÖSYM tarafından  yapılacağı duyurulmuş  Milli Eğitim Bakanlığı, geçen ay yönetici atama takvimini yayınlamış, üç gün sonra geri çekmiş idi. Fakat bugün takvim aynı şekliyle tekrar yayınlandı. Madem aynen yayınlanacaktı, takvimin geri çekilmesinin hikmeti ne idi? Ne yapılmaya çalışılıyor? Devamı

 

Kotanlı: üniversitelerde torpil ve ayrımcılığa son verilsin

 

Üniversitelerde çalışan idari personelin torpil ve sendikal kayırmacılıktan müthiş derecede rahatsız olduğunu; üniversitelerde görev yapan eğitim ordusunun gizli kahramanları olan idari personelin; başta ekonomik ve özlük olmak üzere, mesleki ve demokratik sorunlarının iyice arttığını söyledi.”Daha öncede yaptığımız açıklamada dile getirdiğimiz gibi üniversitelerimizin rektör ve dekanlarına çağrıda bulunuyorum, üniversitelerde çalışan idari personelin taleplerine kulaklarınızı tıkamayın sendikal ayrımcılık yapmayın. Devamı için