foto1
İdareci öğretmen ve öğrenciler için belge dokuman evrak
foto1
MEB tüm mevzuat genelge kanun tüzük yönetmelik
foto1
Güçlü bir hafıza ve zekamızı geliştirmek için neler yapmalıyız
foto1
Okulda sınıfta oynanabilecek çocuk oyunları Çevre doğa haberleri
foto1
Tebliğler dergisi MEB Tüm Mevzuat son çıkan yönetmelikler
Güçlü hafıza neyle bağlantılı? Zaman yönetimi MEB Yangın yönergesi Uyku başarı nedeni fiziksel cezanın etkisi Son çıkan yönetmelikler MEB Tüm mevzuat Olaylar ve insanlar Sağlıklı yaşam için Trafik işaret ve levhaları Tebliğler Dergisi Mevzuat bilgi sistemi Büyük Türk Tarihi Verimli Ders çalışma Özgüven ve farkındalık Eğitimde motivasyon Eğitimde farkındalık.Read More...

Okul Yolu

İdareci Öğretmen ve öğrenciler için bir Eğitim Sitesi

Dünyayı Değiştirir!

egitim senBir Öğretmen Dünyayı Değiştirir! Ders Verme Sırası Bizde…

2018-2019 eğitim öğretim yılı bugün başladı. Eğitim Sen olarak ülkenin her yerinde, okullarımızda tüm Devamı

,

 

Demokrasi vazgeçilemez imizdir.

turk egitim senDemokrasi vazgeçilemez imizdir.

 13.09.2018 - 14:04

Talip GEYLAN     Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

1923 yılında kurulan Cumhuriyetimiz kısa tarihinde demokrasi açısından önemli bir mesafe kat etti. Zaman zaman demokrasimiz kesintiye uğrasa da Türkiye Cumhuriyeti demokratik ve sosyal bir hukuk devleti oldu. 12 Eylül 1980 askeri darbesi dışarıdan müdahalelerin en sert, en acımasız olanlarından bir tanesi idi. 12 Eylül darbesinin ardından binlerce gencimiz, aydınımız, öğrencimiz, memurumuz cezaevlerine konuldu, sürgüne tabi tutuldu, meslekten atıldı. Devamı

Makale Dizini


martinlutherMartin Luther, Osmanlı ajanı mıydı?


12.04.2005

OSMAN ÖZSOY

PİRİ Reis'in hazırlayarak kendisine sunduğu dünya haritasına bakan Yavuz Sultan Selim, "Bir hükümdara çok, iki hükümdara az"der.

Osmanlı Devleti o yıllarda, dünyanın her noktasıyla ilgilenen cihan politikası izlemektedir. İşler olup bittikten sonra düşünen değil, dünyayı olmasını istediği gibi şekillendiren devlettir. Dünyanın hiçbir meselesine, bu onların konusu nazarıyla yaklaşmaz.

Dün Milliyet'te Osman Ulagay haklı olarak, Küresel düzeni yeniden biçimlendirme mücadelesinin kızıştığı günümüzde, Katolik Kilisesi'nin oynayabileceği siyasi rolü hafife almamak gerekir. Papalık, küresel düzene egemen olmak isteyenlerin ihmal edemeyeceği bir ağırlıktır, diye yazıyordu.


Papa II. Jean Paul daha ölmeden yerine kimin geçeceği tartışmaları başlamıştı.


Ticari firmaların bile seçilecek papa konusunda lobi yaptığı düşünülürse, dünyanın şu an tartışmasız tek patronu durumundaki ABD'nin bu işte kayıtsız kalması mümkün mü? 

Başkan Bush ve ekibi, dünyada ağırlığı olan siyasi (BM Başkanlığı), ekonomik (Dünya Bankası Başkanlığı), dini (yeni Katolik liderin belirlenmesi ve Ortodoks patriğinin himayesi), jeostratejik (Basra Körfezi, Ukrayna, Gürcistan, Kırgızistan ve dahası) kritik noktaları kontrol etme çabasında.


Hıristiyanlığı Türkler böldü

AVRUPALILAR'IN "Allah'ın gazabı" olarak adlandırdıkları Türk Hakanı Atilla nasıl ki Roma İmparatorluğu'nu sarsarak Bizans merkezli Ortodoks Kilisesi'nin güçlenmesini sağlamışsa, 16. Yüzyıl'da Avrupa'da gittikçe artan Fransa ve Almanya arasındaki hanedanlık tartışmalarından yararlanmak isteyen Osmanlı Devleti de, uyguladığı siyasetin sosyal ve kültürel sonuçlarıyla Avrupa'yı derinden etkilemiştir.


Nitekim kutsal Roma'nın dinî otoritesinin sarsılması ve Katolik Kilisesi'nin yanına Protestan Kilisesi'nin katılması Osmanlı'nın eseri olur. (Beşirli, M., Akademik Araştırmalar Dergisi Sayı: 9-10)

Osmanlı ne yapmıştı?

YENİ papanın belirlenmesindeki seyirci konumumuz bana, tartışmasız 3- 4 asır dünyanın en önemli küresel aktörü olan Osmanlı Devleti'ni hatırlattı.

15 ve 16. yüzyıllarda Türkler'in Avrupa'daki nüfuzu arttıkça ve Avrupalılar Türkler'i daha yakından tanıma fırsatı buldukça, İslam'a olan tutumlarında da değişmeler olur. Tevhid inancı güçlenir. Protestan Hıristiyanlar bir inanç esası olarak, "Allah birdir, sözde tanrılar yoktur" demeye başlar.


(Donovan, Jack, Islam, US, and Yeats' Dilemma.)


Bu ortamda, Almanya'da Katolik Roma Kilisesi'nin birtakım yanlış ve katı uygulamalarına karşı ilk itiraz Martin Luther'den gelir. Onu Fransa'da Calvin ve İsviçre'de Zwingli takip eder.


Batılı bilim adamları, Osmanlı'nın politik himayesinin, Protestanlığın gelişmesine imkân sağladığını kabul eder.


(Susan R., The Promise of Postmodernism for Unitarian Universalist Theology, Journal of Liberal Religion Summer 2002) 
Martin Luther, Türkler'e karşı korunabilmek için onları tanımanın lüzumuna inanır. Halka bu yönde telkinde bulunması birçok kişinin Müslüman olmasına neden olur.


Türkler'in gelmesini ve memleketi idare etmesini isteyenlerin sayısı artar. Luther, 1541'de, "Öğreniyoruz ki, Alman halkı Türkler'e açıkça azizler nazarıyla bakmaktadır.


Türkler kuvvetli ve daima muzafferdir, onların kudreti tamamıyla artıyor. Hem onlara ait dinin, hem de hayat tarzının Allah indinde makbul olduğuna inanıyorlar" der. (Bilgegil, K., Rönesans Çağı Cihan Edebiyatında Türk Takdirkarlığı, 1973)


Luther'e destek ...

ORD. Prof. İ. H. Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi adlı kapsamlı eserinde, Feridun Bey'in Münşeatı'nda yer alan tarihi vesikalardan yola çıkarak, Kanuni'nin, Alman İmparatoru Şarlken'i kendi içinden vurmak amacıyla plan yaptığını, Luther'le irtibata geçtiğini, onunla yazıştığını, Papa'ya karşı mücadele başlatması durumunda Osmanlı askerinin karadan ve denizden kendisine yardım edeceğini belgeleriyle yansıtır.

Prof. Kemal Beydilli'nin Tarih ve Tabiat Vakfı Yayınlarından çıkan, 'Rönesans Papaları ve Osmanlı Münasebetleri' adlı eseri de bu konuda önemli bir kaynaktır.

Asırlarca Hıristiyan dünyanın dini liderleri İstanbul'dan belirlendi. Osmanlı arşivlerini sadece Ermeni iddialarına karşı kendimizi savunmak için değil, bir zamanlar dünyayı nasıl şekillendirdiğimizi bilmek için de gözden geçirmemiz gerekiyor.


Nitekim şu an Osmanlı arşivleri, küresel politikalar izleyen ülkelerin araştırmacılarıyla dolu.


Ne diyeyim...Silkinin, kendinize gelin.
http://www.tercuman.com.tr/v1/yazaryazi.asp?id=47

 

,,

 

Sözleşmeli öğretmenlik

turk egitim senTürk Eğitim-Sen olarak sözleşmeli öğretmenlere büyük destek verdik, veriyoruz. Sözleşmeli öğretmenliğin kölelik ve ucube bir sistem olduğunu, iş güvencesini tehdit ettiğini her zaman dile getirdik. İş güvencemizle oynamak ise ateşle oynamak demektir. Buna asla müsaade etmeyeceğiz.Devamı

Daha ideal bir eğitim

egitim bir sen

Seçimimiz daha ideal bir eğitim düzeni içindir

Tarihin, ruhu tükenmekte olan dünyayı taşıyamaz olduğu bir aralıkta yaşıyoruz. İki dünya savaşından sonra kurulan küresel düzen, artık sadece açlık, ölüm, katliamlar, kan ve gözyaşı üretmektedir. Devamı

 

,,,

 

Lütfen Paylaşalım

 

web servis

site ekle site ekle

Eğitim öğretim yılı

egitim is2018-2019 eğitim öğretim yılı yeni bakan eski sorunlarla başlıyor

2018-2019 eğitim-öğretim yılı, 17 Eylül 2018 tarihinde başlayacaktır. 18 milyon öğrenci ve 1 milyon eğitim emekçisi bu eğitim öğretim yılına da birikmiş ve çözüm bekleyen sorunlarla, müfredat ve sınav sistemi değişikliği, karma eğitimin kaldırılması girişimleri gibi tamamen ideolojik bakış açısıyla gerçekleştirilen değişikliklerin gölgesinde girecektir. Devamı