foto1 foto2 foto3 foto4 foto5


Okul Yolu
Bir Eğitim Sitesi

Okul Yolu

İdareci Öğretmen ve Öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi

Tasfiye Amaçlanıyor!

egitim sen

Eğitim Emekçilerine Yönelik Her Türlü Yasa Dışı Müdahalenin Karşısındayız

Bugün, yargıyı kuşatan siyasi iktidar tarafından hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü kavramları alabildiğine zedelenmektedir. AKP iktidarının toplumu kutuplaştırıcı, öfke empoze eden politikaları ve eğitimcileri itibarsızlaştırma hamleleri, maalesef her geçen gün meyvesini vermektedir. Devamı

,

 

Minnetle anıyoruz

turk egitim sen

Meb’i kim yönetiyor?

Yönetici Görevlendirme sınavının ÖSYM tarafından  yapılacağı duyurulmuş  Milli Eğitim Bakanlığı, geçen ay yönetici atama takvimini yayınlamış, üç gün sonra geri çekmiş idi. Fakat bugün takvim aynı şekliyle tekrar yayınlandı. Madem aynen yayınlanacaktı, takvimin geri çekilmesinin hikmeti ne idi? Ne yapılmaya çalışılıyor? Devamı

 

Makale Dizini

 

Afrika haritasının İslam kültür dünyasından geldiğini burada ispata kalkışmayacağım. Konumuz açısından Afrika ile Güney Amerika arasındaki uzunluk ve bölge sahillerinin gerçeğe çok yakın bulunması önemlidir. Bu ancak boylam derecelerini çok iyi bilen bir ortamdan beklenebilir (No: 17).

Şimdi bir Java dilinde yazılmış bir haritaya geçeceğim (No: 18). Portekizliler 1511 yılında Malezya'yı ele geçirdiklerinde bir gemide bir atlas buldular. Bunun kalan 26 haritasını Malezya dilinden Portekizce ‘ye çevirerek Krala gönderdiler. Gönderen Kral yardımcısı ve donanma komutanı Albuquerque yazdığı mektupta bu atlasın önemini ve ona hayran olduğunu uzun uzun dile getirmeye çalışıyor. Bu İslam dünyasında haritacılığın ulaştığı en yüksek safhalardan birini gösteren atlasın kartografya tarihindeki yeri çok önemli bir konu. Burada sadece onun Brezilya sahillerine ait olan kısmını ele alacağım. Bu harita Brezilya sahilinin Ekvator “un güneyinde 6'ncı derece ile 27'nci derece arasında kalan kısmını gösteriyor. Sahilin Kuzeydoğudan Güneybatıya doğru eğimi yaklaşık 15 derece. Bu haritanın boylam derecesindeki doğruluk o zaman karşısında bir Afrika kıtası veya bilinen bir ada gibi bir tutanak noktası olmadığı için ancak modern

image018

17: Cantino haritasının (1502) modern harita ile karşılaştırılması harita ile karşılaştırmak suretiyle elde edilebiliyor. Böyle bir karşılaştırma başarı oranının bir hayli yüksek olduğunu gösteriyor (No: 19).

Son olarak, Piri Reis'in haritasına değinmek istiyorum (No: 20). Bu çok tanınan ve bilhassa Türkleri ilgilendiren bir harita. Onu başlı başına bir konferans konusu yapmak isterdim. Burada konumuz için önemli olan sonuçla yetineceğim. Bunun, bilgisayar yardımı ile modern bir harita ile karşılaştırdığımızda (No: 21). Güney Amerika sahillerinin hemen hemen çok iyi, kısmen içerilere doğru nispeten iyi çizildiğini, Afrika ile aradaki boylam derecelerinin, Avrupa Kartoğrafyacılığında ancak 18. ve 19. yüzyılda mümkün olan bir doğruluğa ulaştıklarını görüyoruz. Bunun 15 ve 16. yüzyılda İslam dünyası Hint okyanusu navigasyonunda ulaşılan yüksek metotlardan başka hiç bir kültür dünyasında sağlanması imkânı yoktu. Bu ilinti ile şunu hatırlatmak isterim ki Kolomb'un Amerika kıyılarına doğru bazı enlem ve boylam derecelerini ölçtüğü iddia edilir. Bu değerler 22 derece ile 40 derece kadar hatalı, daha doğrusu ölçüden ziyade hayal ürünüdür.

image019

18: Cava dili ile yazılmış Arapça haritanın (1511 öncesi) Portekizce çevirisi

image020

19: Cava haritasının modern harita ile karşılaştırılması

1933 yılında Piri Reis'in haritasını çok ciddi bir araştırmaya tabi tutan Alman bilgini Paul Kahle bu haritanın enlem ve boylam dereceleri bulunan bir orijinale dayanmış olması gerektiği sonucuna varmış, bu orijinalin Kolomb'a Floransa'dan 1474 yılındaPaolo Toscanelli tarafından.

image021

20: Piri Re'is haritası (1513)

Sorunun cevabını imkânsız kılıyordu. Şu noktayı da belirtmek gerekir ki Kahle sadece Orta Amerika kısmının Kolomb vasıtasıyla Piri Reis'e ulaştığını, Güney Amerika kısmının Piri Reis tarafından Portekizlilerin haritalarına dayanarak eklendiğine inanıyordu. Kahle'nin çalışması gönderildiğine inanmıştı. Ama orijinalin nasıl ve nerede ortaya çıktığı sorusunu bir tarafa bırakmıştı. Matematik coğrafya ve kartografya tarihçiliğinin o günkü durumu bu sonucu, sonraki araştırmalarda Kolomb'un eklerini taşıyan haritanın 1501 yılında Kemal Reis tarafından zapt edilen İspanyol gemisinde ele geçirilen esirler arasında Kolomb"un 3 seferine katılan birinden alındığı inancı yaygındır. Piri Reis sadece amcası Kemal'in, Kolomb'un 3 seferine katılan bir esiri olduğunu söylüyor ve ondan bazı şeyler anlatıyor ve o haritadaki bu kıyılar ve adalar Kolomb'un haritasından alınmıştır diyor.

Benim anlayışıma göre, Piri Reis'in eline İtalyanlara İslam kültür dünyasından ulaşan Arapça bir haritanın Kolomb'un bazı ekler taşıyan enlem boylam çizgileri gösterilmiş bir İtalyanca nüshası her hangi bir şekilde ulaşmıştır. Muhtemelen bu haritanın başka nüshaları da yaygındı. Bu harita İspanyol tahtının devamlı ısrarı üzerine Kolomb'un 3. seferinden sonra kardeşine yaptırıp saraya sunduğu basit haritadan çok farklıdır (No: 22). Tamamen yanlış çizilmiş Küba haritası, büyük bir ihtimalle Kolomb ve arkadaşlarına aittir. Haritanın güneyindeki kara parçasının İtalyanlara ulaşan Arapça orijinalde bulunmuş olması tahmin olunabilir. İslam dünyasını dolaşan bir misyoner Guillaurme Adam gemici tacirlerin Afrika’nın güneyinde 54 dereceye kadar indiklerini anlatıyor. İtalyan coğrafyacı Livio Sanuto da 1588 yılında yazdığı kitabında, Arapların Mozambik'ten Ümit Burnunu aşarak Güney Kutbuna uzandıklarını kaydediyor.

image022

21: Piri Re ‘is haritasının modern harita ile karşılaştırılması

Şimdi sunduklarımı özetliyorum. İnsanların sonradan Amerika diye adlandırılan kıtaya ulaşmaları 3 aşamada oldu:

1. İnsanlar eski dünyadan başlangıcı bilinmeyen bir çağdan beri zaman zaman tesadüflerle okyanusun içindeki büyük kara parçasına ulaştılar. Bu günümüzde kabul edilen bir gerçek.

2. Müslümanlar en geç 10. yüzyılın ilk yarısından itibaren İberik yarımadasından ve Batı Afrika sahillerinden sayısını bilemeyeceğimiz defalar okyanusun karşı sahiline batıya yelkenleyerek ulaşmaya çalıştılar. Onlar aynı sahillere Afrika’nın güneyinden 9. yüzyıldan beri ulaşabiliyorlardı. Onlar okyanustan batıya doğru yaptıkları teşebbüslerinde bizim için bilinmeyen bir tarihten itibaren ama en geç 15. yüzyılın başında büyük kara parçasına ulaşmış ve dönmüş olmaları ve bunu çok defa tekrar etmiş olmaları lazım. Onlar 9. yüzyıldan itibaren matematik coğrafya ve kartograf yayı geçen 800 yıl boyunca geliştiren bir kültür dünyasının mensupları olarak batı Atlantik’in ve sahillerinin büyük bir kısmının haritalarını yaptılar. 16. yüzyıldan itibaren bilimlerin diğer dallarında olduğu gibi onların bu alanlarda da lider konumlarını kaybetmeleri ve yerlerini başkalarına bırakmaları tarihi bir kader olmuştur.

3. Nasıl

Diaz ve Vasco da Gama Müslümanların haritaları ile Ümit Burnuna ve Hint okyanusuna yönelmiş idilerse Kolomb ve Portekizli gemiciler, bu arada Macellan Amerika “ya ellerine geçen İslam dünyasının haritalarıyla ulaştılar. Ne eski Portekizliler ne de İspanyollar bu gerçeği saklıyorlardı. Onlar Müslüman öncülerinden üstlendikleri işi büyük bir çalışkanlık ve gayretle geliştirdiler. Yeni bir kıtanın varlığının insanlığın bilgisine sunulmasını onlara borçluyuz.

image023

22: Kolomb'un Haritası (1501)

*1924 yılında İstanbul'da doğan Prof. Dr. Fuat Sezgin, İstanbul Üniversitesi'nde filoloji eğitimine başladı, 1965 yılında Frankfurt Üniversitesi'nde profesör oldu. İslam dünyasındaki belli başlı kütüphaneleri taradı, bilinmeyen çok sayıda elyazmasını buldu. Sezgin, 1981'den beri kuruculuğunu yaptığı Frankfurt Goethe Üniversitesi Arap-İslam Bilimi Tarihi Enstitüsü'nde çalışıyor.

Prof. Dr. Sezgin'in incelediği eski elyazması eserlerde bularak yeniden imal ettirdiği birçok 'unutulmuş' alet ve makine de Frankfurt'taki Arap-İslam Bilimi Tarihi Enstitüsü'nde yer alan müzede sergileniyor. Birçok kitabı bulunan Sezgin, Süryanice, İbranice ve Latince dâhil 27 dili çok iyi derecede biliyor. Bilimsel çalışmalarını Almanya'da sürdüren Prof. Dr. Fuat Sezgin'in, 'İslam'da Bilim ve Teknoloji' adını taşıyan beş ciltlik eseri Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Türkçeye çevriliyor.

http://www.dunyabulteni.net/news_detail.php?id=18914 alınmıştır

,,

 

Sözleşmeli öğretmenlik

turk egitim sen

Mersin 1 no’lu şube, veliler tarafından darp edilen öğretmenler için basın açıklaması yaptı.

Mersin Akdeniz Güney Ortaokulu'nda veliler tarafından darp edilen öğretmenlerimize sahip çıkmak ve son zamanlarda eğitim çalışanlarına karşı gerçekleştirilen şiddet olaylarına dikkat çekmek ve kınamak için Türk Eğitim Sen yöneticileri, Türkiye Kamu Sen in diğer iş kollarındaki yöneticileri  ve üyeleriyle beraber basın açıklaması yaptı.  Devamı

Eğitim kovayı doldurmak değil

egitim bir senDenetim, kadavraya otopsi değil, hayata koruyucu hekimlik yapmaktır

Bir medeniyetin insanlığa olan faydasının, onun eğitim alanındaki başarısıyla ölçülmeye başlandığı günümüzde, neredeyse tüm toplumlar devletler eliyle eğitim sistemlerini daha nitelikli, daha etkili ve daha iyi hâle getirmek gayretindedir. Eğitimde kalite, öğretmenlik mesleğinin niteliği ve itibarı, fırsat ve imkân eşitliği, Devamı

 

,,,

 

Lütfen Paylaşalım

 

web servis

site ekle site ekle

Eğitim öğretim yılı

egitim is

Yargı Kararını Verdi: Eğitim Kamusal Bir Hizmettir ve Kamu Eliyle Yürütülmelidir

Hizmet Vakfı İle Milli Eğitim Bakanlığı Arasında İmzalanan Protokolün Yürütmesi Durduruldu 

Milli Eğitim Bakanlığı ile Hizmet Vakfı Arasında Değerler Eğitimi Verilmesine Dair 15.07.2014 tarihli işbirliği protokolünün değişiklikler ve ilaveler yapılarak 15.07.2017 tarihinden geçerli olmak üzere üç yıl süreyle uzatılmasına ilişkin Devamı

Kotanlı: üniversitelerde torpil ve ayrımcılığa son verilsin

 

Üniversitelerde çalışan idari personelin torpil ve sendikal kayırmacılıktan müthiş derecede rahatsız olduğunu; üniversitelerde görev yapan eğitim ordusunun gizli kahramanları olan idari personelin; başta ekonomik ve özlük olmak üzere, mesleki ve demokratik sorunlarının iyice arttığını söyledi.”Daha öncede yaptığımız açıklamada dile getirdiğimiz gibi üniversitelerimizin rektör ve dekanlarına çağrıda bulunuyorum, üniversitelerde çalışan idari personelin taleplerine kulaklarınızı tıkamayın sendikal ayrımcılık yapmayın. Devamı için