foto1 foto2 foto3 foto4 foto5


Okul Yolu
Bir Eğitim Sitesi

Okul Yolu

İdareci Öğretmen ve Öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi

Tasfiye Amaçlanıyor!

egitim sen

Eğitim Emekçilerine Yönelik Her Türlü Yasa Dışı Müdahalenin Karşısındayız

Bugün, yargıyı kuşatan siyasi iktidar tarafından hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü kavramları alabildiğine zedelenmektedir. AKP iktidarının toplumu kutuplaştırıcı, öfke empoze eden politikaları ve eğitimcileri itibarsızlaştırma hamleleri, maalesef her geçen gün meyvesini vermektedir. Devamı

,

 

Makale Dizini

Gazneli Mahmut ve ayaz

Hindistan'da kurulan Türk imparatorlukları sultanlarından meşhur Gazneli Mahmut bir gün saray erkânıyla beraber ava çıkar. Avda önüne bir geyik çıkmıştır. Gazneli Mahmut geyiği vurmak için peşine düşer ve atıyla geyiği kovalamaya başlar. Bir müddet arkasından gittikten sonra önündeki geyik geri dönüp: «Senin vazifen, beni vurmak mı, sen bu iş için mi yaratıldın?» der.

Bu sözü duyan hükümdar, geyiğin peşini bırakır ve kan-ter içinde bir köye varır. Köyün girişinde bir ev görüp su içmek için atından iner. Evde yalnız 8-10 yaşlarında bir çocuk vardır. Gazneli Mahmut çocuktan su ister.

Çocuk: «Siz biraz oturun, babam suya gitti, şimdi gelir, size suyu veririm» der ve misafirin atını gezdirmeye başlar. Fakat çocuk gelenin Padişah olduğunu bilmemektedir..

Padişah biraz oturup teri soğuduktan sonra, çocuk içeri girer, bir bardak su getirip: «Buyurun efendim!» der.

Gazneli Mahmut: «Niçin yalan söyledin, halbuki evde su varmış» dediğinde Çocuk:

— Efendim ben yalan söylemedim. Babam hakikaten suya gitti. Fakat ben sizin hararetiniz geçsin de, içtiğiniz su size zarar vermesin diye, su vermedim, der ve elinde su testisi ile sudan gelen babasını göstererek: .

— Bakın babam sudan geliyor, der.

Çocuğun bu zarafeti ve feraseti sultanın son derece hoşuna gitmiştir. Onu babasından izin alarak sarayına getirir. Çocuk, Sultan; «Hiç bir şey almana lüzum yok» dediği halde yanında bezle sarılı bir şeyler getirmiştir ve onun ne olduğunu kimse bilmemektedir. Saraya yerleşen çocuk bir taraftan tahsilini tamamlarken, beri taraftan da padişahın sohbet meclislerine- iştirak etmektedir. Ayaz ismindeki bu çocuk, daha o yaşta padişahın hayran kaldığından da parlak görüş ve fikirlere sahiptir. Günden güne padişahın takdir ve hayranlığını kazanmaya, devam eder. Ayaz'ın bu derece mevki sahibi olmasını bazı saray erkânı çekemez olmaya başlarlar. Ne yapsak da bunu Sultanın çözünden düşürsek diye hileler düşünmeye başlarlar. Ayaz ise Gazneli Mahmut’un gözüne o kadar girmiştir ki, padişah ona sarayın hazine anahtarlarını da teslim etmiştir.

Ayaz'ın aleyhindekiler bu yoldan onu küçük düşürmeye ve hırsızlık yaptığını yaymaya karar verirler. Dedi kodu bir taraftan genişlerken, bir taraftan da vezirler çıkıp padişaha Ayaz'ı şikâyet eder: «Sultanım sizin göz bebeğiniz ve herkesten üstün tuttuğunuz Ayaz, hazineden hırsızlık yapıyor» derler.

Gazneli Mahmut:

— Nereden bildiniz hırsızlık yaptığını- der ve iftiracılara bunu ispata davet eder.

Onlar:

— Sultanım, Ayaz saraya geldiği günden beri odası hep kilitlidir. Bizim odalarımızın kapıları ise herkese her zaman acıktır. Hele son zamanlarda içeri girip kapıyı kilitliyor, dışarı çıkıp kilitliyor. Eğer bizden gizlediği kıymetli mücevherler olmasa, hiç odasını kilitlemeye lüzum hisseder mi? derler.

Padişah, onlara: «Yalan söylüyorsunuz!» dese mesele hallolmayacak. Ayaz'ın odasını aratsa onu gücendirmiş olacak, ikinci şıkkı tercih ederek: «Gidin Ayaz'ın odasını açın. İçerde hazineden ne bulursanız, sizin olsun» der.

Hasetçiler heyecanla kapının ağzına yığılırlar ve Ayaz'ın kapısını kırarak içeri girdiler, içerde onların beklediği gibi mücevherler yerine yerde bir hasır, duvarda asılı bir post, yine duvarda asılı bir kaval ve onun yanında da çobanken giydiği çarığından başka hiçbir şey yoktur.

Tabii ki, hasetçilerin plânları boşa çıkmıştır ama o içerdekilerinin manasını hiç kimse anlamamaktadır. Padişah Gazneli Mahmut, Ayaz'ı huzuruna çağırıp o içerdekilerin niçin senelerden beri orada durduğunu sorduğunda, Ayaz:

— Padişahım, ben saraya iltihak etmezden evvel bir çobandım, burada ise sizin büyük teveccühünüzle her şeye kavuştum. Bu durum belki bana evveliyatımı unutturur da kendime kibir gelir diye onları orada bulunduruyor ve içeri girdiğim zaman onlarla başbaşa kalıp kendimin ne olduğunu her zaman hatırlıyorum, der.

Ayaz'ın bu hareketi Padişahın daha çok takdirini toplamasına vesile olmuştur. Hasetçilere ise kâr olarak kötü düşünceleri kalmıştır sadece.

,,

 

Sözleşmeli öğretmenlik

turk egitim sen

Mersin 1 no’lu şube, veliler tarafından darp edilen öğretmenler için basın açıklaması yaptı.

Mersin Akdeniz Güney Ortaokulu'nda veliler tarafından darp edilen öğretmenlerimize sahip çıkmak ve son zamanlarda eğitim çalışanlarına karşı gerçekleştirilen şiddet olaylarına dikkat çekmek ve kınamak için Türk Eğitim Sen yöneticileri, Türkiye Kamu Sen in diğer iş kollarındaki yöneticileri  ve üyeleriyle beraber basın açıklaması yaptı.  Devamı

Eğitim kovayı doldurmak değil

egitim bir senDenetim, kadavraya otopsi değil, hayata koruyucu hekimlik yapmaktır

Bir medeniyetin insanlığa olan faydasının, onun eğitim alanındaki başarısıyla ölçülmeye başlandığı günümüzde, neredeyse tüm toplumlar devletler eliyle eğitim sistemlerini daha nitelikli, daha etkili ve daha iyi hâle getirmek gayretindedir. Eğitimde kalite, öğretmenlik mesleğinin niteliği ve itibarı, fırsat ve imkân eşitliği, Devamı

 

,,,

 

Lütfen Paylaşalım

 

web servis

site ekle site ekle

Eğitim öğretim yılı

egitim is

Yargı Kararını Verdi: Eğitim Kamusal Bir Hizmettir ve Kamu Eliyle Yürütülmelidir

Hizmet Vakfı İle Milli Eğitim Bakanlığı Arasında İmzalanan Protokolün Yürütmesi Durduruldu 

Milli Eğitim Bakanlığı ile Hizmet Vakfı Arasında Değerler Eğitimi Verilmesine Dair 15.07.2014 tarihli işbirliği protokolünün değişiklikler ve ilaveler yapılarak 15.07.2017 tarihinden geçerli olmak üzere üç yıl süreyle uzatılmasına ilişkin Devamı

Minnetle anıyoruz

turk egitim sen

Meb’i kim yönetiyor?

Yönetici Görevlendirme sınavının ÖSYM tarafından  yapılacağı duyurulmuş  Milli Eğitim Bakanlığı, geçen ay yönetici atama takvimini yayınlamış, üç gün sonra geri çekmiş idi. Fakat bugün takvim aynı şekliyle tekrar yayınlandı. Madem aynen yayınlanacaktı, takvimin geri çekilmesinin hikmeti ne idi? Ne yapılmaya çalışılıyor? Devamı

 

Kotanlı: üniversitelerde torpil ve ayrımcılığa son verilsin

 

Üniversitelerde çalışan idari personelin torpil ve sendikal kayırmacılıktan müthiş derecede rahatsız olduğunu; üniversitelerde görev yapan eğitim ordusunun gizli kahramanları olan idari personelin; başta ekonomik ve özlük olmak üzere, mesleki ve demokratik sorunlarının iyice arttığını söyledi.”Daha öncede yaptığımız açıklamada dile getirdiğimiz gibi üniversitelerimizin rektör ve dekanlarına çağrıda bulunuyorum, üniversitelerde çalışan idari personelin taleplerine kulaklarınızı tıkamayın sendikal ayrımcılık yapmayın. Devamı için