foto1 foto2 foto3 foto4 foto5


Okul Yolu
Bir Eğitim Sitesi

Okul Yolu

İdareci Öğretmen ve Öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi

Tasfiye Amaçlanıyor!

egitim sen

Eğitim Emekçilerine Yönelik Her Türlü Yasa Dışı Müdahalenin Karşısındayız

Bugün, yargıyı kuşatan siyasi iktidar tarafından hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü kavramları alabildiğine zedelenmektedir. AKP iktidarının toplumu kutuplaştırıcı, öfke empoze eden politikaları ve eğitimcileri itibarsızlaştırma hamleleri, maalesef her geçen gün meyvesini vermektedir. Devamı

,

 

Minnetle anıyoruz

turk egitim sen

Meb’i kim yönetiyor?

Yönetici Görevlendirme sınavının ÖSYM tarafından  yapılacağı duyurulmuş  Milli Eğitim Bakanlığı, geçen ay yönetici atama takvimini yayınlamış, üç gün sonra geri çekmiş idi. Fakat bugün takvim aynı şekliyle tekrar yayınlandı. Madem aynen yayınlanacaktı, takvimin geri çekilmesinin hikmeti ne idi? Ne yapılmaya çalışılıyor? Devamı

 

Makale Dizini

Başarıyı etkileyen faktörler 

İnsan önceden belirlediği bir hedefe doğru alelade değildi yakıcı bir arzu duyarsa, mutlaka başarıya ulaşır. Hedefe ulaşmak için duyulan başarı arzusunun dozu, başarı için gereken yakıt demektir. Bu yakıt insanları harekete geçirir ve kişilere bitmek tükenmek bilmeyen bir enerji verir.Yakıcı ve içten gelen bir başarı arzusu Sonuçta Büyük başarıları doğurur.

 

Kişinin bu Arzuyu duymadan istediği sonuca ulaşması mümkün değildir.

İnsan ancak bir şeyi çok Arzular arzuluyorsa ona ulaşabilir. Yakıcı bir işte bütün engelleri aşabilir.

İnsanlar istedikleri bir şeyi her şeye de bütün zorluklara rağmen Arzu edebiliyorlarsa hiçbir engel tanımazlar. Her şeye ve bütün zorluklara rağmen başarılı olan insanlar, hayat hikâyelerini başarı olarak söyleyebilen kimselerdir.

Hiçbir başarı elde edilemez değildir. Yeter ki bütün gönlümüzle başarılı olmaya konsantre olalım. Şimdi başarı arzusunun, başarı haline dönüşü bilmesini etkileyen faktörler üzerinde durulacaktır. Fakat burada üzerinde duracağımız esas konu kişinin eğitim başarısı olacaktır.

 

a) okul faktörü

Okullar kar amaçlı kuruluşlar değildir. Akat eğitim harcamaları öğrencinin İstikbal'deki verimliliği açısından birer yatırım sayılır. Okullar, eğitim hizmeti üretiminde ihtisaslaşmış müesseselerdir.

Okullar, toplumun İhtiyaç ve isteklerine uygun olarak, iyi vatandaşlar yetiştirmek için fertler de ki başarı gülüşünü harekete geçirmeye ve kabiliyetlerin geliştirilmesi ne çalışan bir kurumdur.

 

Okulların Temeli de öğretmenlerdir. Okulların genel amacı topluma uyum sağlayabilecek başarılı insanlar yetiştirmektir. Bu amaca uygun olarak, öğretmenlere önemli görevler düşmektedir.

İdeal öğretmen; bilgili, insanları seven, iyiliksever, çocuklara ve gençlere ilgi gösteren kişidir. Gençlerin ideal öğretmende aradıkları vasıflar şunlardır:

 

Bilgili, hoşgörülü, anlayışlı, sabırlı, taraf tutmadan öğrencilere Adil Davranan, yerine göre şakacı, öğrencilerin problemlerine ilgi duyan, öğrencilerin Başarılarını olumlu davranışlarını takdir ederek onlara cesaret veren, öğretme metotlarını iyi bilen ve güzel ders anlatan, her öğrencinin bağımsız bir varlık olduğunu kabul ederek onların işine saygı gösteren tutum ve davranışlar içerisinde olmaktır. Öğrenci için çalışmalarını takdir eden, mükâfatlandıran; en başarılı ve iyi öğretmendir. İnsanlara yakınlaşma ve ulaşmanın yolu onların olumlu özelliklerini sık sık dile getirmektir. Eğitim, önemli ölçüde insan ilişkilerine dayanır. Bu nedenle sağlıklı bir şekilde kurulan öğretmen öğrenci ilişkileri eğitimin kalitesini yükseltir.

 

Bir öğretmen Suçu Ne olursa olsun öğrencisine topluluk içerisinde hakaret eder onu utandırır ve teşhir ederse aradaki ilişki tamamen kopar Çünkü topluluk içerisinde utandırılan genç karşısındakinden nefret eder.

Öğretmen Gerektiği zaman öğrencisiyle ilgilenmeli, onu sabırla dinlemeli ve onu başından savmaya çalışmamalıdır.

Yapılan araştırmalar başarılı öğrencilerin öğretmenleri ile iyi iletişim kurduklarını; oysa başarısız öğrencilerin öğretmenleri ile sağlıklı bir iletişim kuramadıklarını ortaya koymaktadır. Öğretmen öğrencisini çalışmaya ve okul başarısına motive ederken onu endişelendirecek yaklaşımlardan uzak durmalıdır. Çünkü öğrenci de endişe, öğrenmeyi ve dolayısıyla okul başarısını da düşürmektedir. Şunu Unutmamak gerekir ki ancak ruh sağlığı yerinde, başarılı ve mutlu öğretmenler; ruh sağlığı yerinde, başarılı de mutlu nesiller geçirebilirler.

 

b) Ebeveyn faktörü

 

 

Öğrencilerin okul başarısı veya bağımsızlığının pek çok nedeni vardır. Bu nedenler içerisinde oldukça önemlidir. İlkay kasatura’ nın yaptığı bir çalışmanın sonuçlarına göre başarılı öğrencilerin' büyük çoğunluğu Başarılarını kendi çalışmalarını borçlu olduklarını söylemişlerdir. Fakat yardımcı faktörler olarak ta önem sırasına göre aile, okul ve sosyal nedenleri belirtmişlerdir. Yine başarılı öğrencilerin bir kısmı evlerinde her zaman huzurlu bir ortam olsa, derslerinde daha çok başarılı olabileceklerini söylemişlerdir. Başarısız öğrencilerin çoğunluğu ise, kendilerinin okul başarısızlığından birincileri derecede ailelerini sorumlu tutmuşlardır. Ailesini sorumlu tutmasının sebebi olarak da, öğrencinin kendisini Aile içerisinde huzurlu hissetmemesi gösterilmiştir.

 

Aynı araştırmada anne babalar çocuklarının okul başarısızlığının birinci sebebi olarak yeteri kadar çalışmayışlarını, ikincisi aileden kaynaklanan sebepleri, üçüncüsü ise okuldan kaynaklanan nedenleri göstermişlerdir.

 

Öğrenci başarısızlığının aileden kaynaklanan nedenler içerisinde en önemlisi, aile içinde huzursuzluk ve iletişim bozukluğudur. Bu konuda 1991-992 öğretim yılında, Üsküdar kız lisesinde 30 tane takdirname alan başarılı 30 tane de 4 ve daha fazla zayıfı olan başarısız öğrenci ile yapılan anket sonuçlarına göre öğrencilerin okul başarısını etkileyen nedenlerden birisi de aile içi ilişkilerin genç öğrenciler üzerindeki etkileridir.

 

c) kültür faktörü

 

 

Kültür; İnsanın insan tarafından tesis edilmiş ve yaratılmış olan çevresidir kültürün maddi ve manevi olmak üzere iki günü vardır.

Kültürün maddi yönü gözle görülebilen maddi unsurlardan oluşan insanların eserleridir maddi kültüre teknoloji veya medeniyette denilmektedir. İnsanın tabiatı işlemesi ve ilişkisinden teknoloji ve medeniyet doğar. Kültürün manevi yönü ise insanın insanla ilişkisinden doğup gelişmiştir. Sonuç olarak şöyle söyleyebiliriz; insan+ tabiat= maddi kültür(medeniyet veya teknoloji), insan+ insan= manevi kültürdür.

 

Bir başka tanımı ile kültür her toplumun kendine mahsus yaşayış ve davranış tarzıdır Yani kısaca bir toplumun yaşama şeklidir.

 

Ziya Gökalp kültürü 2 gün olarak belirtmektedir. Evvela hars(manevi kültür) milli olduğu halde Medeniyet beynelmileldir. Hars, yalnız bir milletin manevi unsurlarından oluşan ve onun Öz şahsiyetini belirleyen Moral değerlerdir. Oysa Amerikalı Avrupalı milletlerin oluşturduğu müşterek bir Batı medeniyeti vardır. Batı medeniyetinin içinde birbirinden ayrı bağımsız olarak bir İngiliz hars'ı bir Fransız hars'ı bir Alman hars'ı mevcuttur. Ziya Gökalp'in de belirttiği gibi manevi kültür millidir. Her milletin kendine ait bir kültürü vardır.

 

Milli kültür; nesilden nesile intikal eden ve bir millete rengini ve şeklini veren inanç ve değerler sistemidir. Milli kültürün temeli halktır ya da halkın meydana getirdiği değerler sistemi de diyebiliriz. Bir başka tanımıyla milli kültür bir toplumda bir fertlerin çoğunluğun katıldığı ortalama kültürdür.

 

Bizim milli kültürümüz ne toplumu uğruna ferdin, ne de fert uğruna toplumun feda edilmesini kabul eder. Bilakis ferdi ve toplumu aynı potada bütünleştiren Birlik esasına dayalı kültürel değerlerimiz, BEN+BiZ şuurunu bir arada yaşatarak İdeal kültür sentezini ortaya çıkar. Aynı zamanda yardımlaşma ve dayanışmanın çok yüksek olduğu Öz kültürümüz fert ve toplum menfaatlerinin paralelliği esasına dayanır. Osmanlı İmparatorluğu'nun Yükselme Dönemler ideal kültür uygun olarak fert ve toplum menfaatleri uyumludur bütündür.

 

Çağdaş sosyoloji açısından bir yukarı sınıf kültürü (zenginlik kültürü) bir de aşağı sınıf kültürü (yoksulluk kültürü) vardır. Bu her iki sınıf kültürde toplumun hoşgörü sınırları dışına taşmış veya hakim olan, temel kültürden sapma kültürlerdir. Hem yukarı sınıf (zengin sınıf) hem de aşağı sınıf kültürü (yoksulluk kültürü) birer yan kültür olarak kabul edilmelidir.

 

Sanayi Toplumu olmanın ekonomik boyutu sanayileşme Sosyal boyutu şehirleşme nedir. Şehirleşme, yalnız İktisadi ve fiziki açıdan bir ile yerleşme biçimi olmakla kalmayıp, aynı zamanda kendine has bir hayat tarzı ve kültür de yaratmaktadır; Yan kültürün oluşumu ve gecekondulaşma da bu tür bir şehirleşmenin ürünüdür.

Zenginlik yan kültüründe milli kültürün norm ve değerler sistemi ile bir Hesaplaşma vardır. Sonradan görme zenginler kendilerini Ayak bağı olan toplumun eski kalıplarını kırmak suretiyle yeni bir namus telakkisi, yeni bir ahlak anlayışı ortaya koyarak milli kültür değerleriyle çatışırlar." devletin malı deniz yemeyen domuz"," bu dünyaya yemek içmek için geldik" veya" hayat Vur patlasın çal oynasın" şeklindeki Hayat felsefeleri zenginlik yan kültürünü ürünü olan insanlara aittir.

Şehirlerde gecekondulaşma milli kültür den sapmanın çarpık bir görüntüsüdür. Yoksulluk yani kültürü de gecekondularda gelişmektedir. Gecekondulaşma sanayileşme ile şehirleşme arasındaki uyumsuzluk nedeniyle meydana gelmektedir. Şehirlerin gecekonduların da yaşayan insanların çoğu gelir azlığı geçim sıkıntısı nedeniyle yaşadıkları altyapısı olmayan Bu fakır toplumun Egemen veya temel kültüründen saparlar ve zamanla kendilerine Has yeni bir yan kültür alanı oluştururlar Bu yan kültür alanı genellikle yoksulluk kültürü olarak ifade edilmektedir.

Yoksulluk ve zenginlikler kültürleri yaşanan sosyal sınıf farklarını da ortaya koyarlar. Sosyal psikoloji alanında yapılan araştırmaları göstermiştir ki ferdin zihni faaliyetleri istekleri hedefleri ve tutumları ciddi bir şekilde onun sosyal çevresi tarafından şartlandırılmaktadır.

 

Görüldüğü gibi kültür alanları sosyal sınıfların oluşmasını da büyük oranda etkilemektedir.

UNESCO’nun Asya ülkelerinden beşi üzerinde hazırlamış olduğu bir araştırma raporunun sonuçlarına göre karşıt kültür alanları oluşturması bakımında şehirleşme ile suçluluk arasında yakın ilişkiler bulunmuştur Bunlar şöyle sıralanabilir:

 

1) fertlerin yaşantısında görülen psiko-sosyal uyumsuzluklar (gençlerde ve yetişkinlerde suçluluk alkolizm intiharlar Ruhi dengesizlikler ve çalışma hayatıyla ilgili uyumsuzluklar.)

2- toplumda ortaya çıkan düzensizlikler sosyal hareketlilik işsizlik cinayetler ırki veya dini nitelikli ayrımcı eylemler gibi.)

 

3) ailede meydana gelen düzensizlikler (boşanma ayrı yaşama aile kavgaları gibi) UNESCO’nun raporunda da görüldüğü gibi temel kültür daha farklı olan yan kültürlerde (yoksulluk ve zenginlik kültürü) yetişen fertlerin suç oranlarındaki yüksekliğin yanında, eğitim ve hayat başarıları da düşük olmaktadır.

 

Başarıda aile faktörü

Tuncer Elmacıoğlu

 

 

,,

 

Sözleşmeli öğretmenlik

turk egitim sen

Mersin 1 no’lu şube, veliler tarafından darp edilen öğretmenler için basın açıklaması yaptı.

Mersin Akdeniz Güney Ortaokulu'nda veliler tarafından darp edilen öğretmenlerimize sahip çıkmak ve son zamanlarda eğitim çalışanlarına karşı gerçekleştirilen şiddet olaylarına dikkat çekmek ve kınamak için Türk Eğitim Sen yöneticileri, Türkiye Kamu Sen in diğer iş kollarındaki yöneticileri  ve üyeleriyle beraber basın açıklaması yaptı.  Devamı

Eğitim kovayı doldurmak değil

egitim bir senDenetim, kadavraya otopsi değil, hayata koruyucu hekimlik yapmaktır

Bir medeniyetin insanlığa olan faydasının, onun eğitim alanındaki başarısıyla ölçülmeye başlandığı günümüzde, neredeyse tüm toplumlar devletler eliyle eğitim sistemlerini daha nitelikli, daha etkili ve daha iyi hâle getirmek gayretindedir. Eğitimde kalite, öğretmenlik mesleğinin niteliği ve itibarı, fırsat ve imkân eşitliği, Devamı

 

,,,

 

Lütfen Paylaşalım

 

web servis

site ekle site ekle

Eğitim öğretim yılı

egitim is

Yargı Kararını Verdi: Eğitim Kamusal Bir Hizmettir ve Kamu Eliyle Yürütülmelidir

Hizmet Vakfı İle Milli Eğitim Bakanlığı Arasında İmzalanan Protokolün Yürütmesi Durduruldu 

Milli Eğitim Bakanlığı ile Hizmet Vakfı Arasında Değerler Eğitimi Verilmesine Dair 15.07.2014 tarihli işbirliği protokolünün değişiklikler ve ilaveler yapılarak 15.07.2017 tarihinden geçerli olmak üzere üç yıl süreyle uzatılmasına ilişkin Devamı

Kotanlı: üniversitelerde torpil ve ayrımcılığa son verilsin

 

Üniversitelerde çalışan idari personelin torpil ve sendikal kayırmacılıktan müthiş derecede rahatsız olduğunu; üniversitelerde görev yapan eğitim ordusunun gizli kahramanları olan idari personelin; başta ekonomik ve özlük olmak üzere, mesleki ve demokratik sorunlarının iyice arttığını söyledi.”Daha öncede yaptığımız açıklamada dile getirdiğimiz gibi üniversitelerimizin rektör ve dekanlarına çağrıda bulunuyorum, üniversitelerde çalışan idari personelin taleplerine kulaklarınızı tıkamayın sendikal ayrımcılık yapmayın. Devamı için