foto1 foto2 foto3 foto4 foto5


Okul Yolu
Bir Eğitim Sitesi

Okul Yolu

İdareci Öğretmen ve Öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi

Tasfiye Amaçlanıyor!

egitim sen

Eğitim Emekçilerine Yönelik Her Türlü Yasa Dışı Müdahalenin Karşısındayız

Bugün, yargıyı kuşatan siyasi iktidar tarafından hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü kavramları alabildiğine zedelenmektedir. AKP iktidarının toplumu kutuplaştırıcı, öfke empoze eden politikaları ve eğitimcileri itibarsızlaştırma hamleleri, maalesef her geçen gün meyvesini vermektedir. Devamı

,

 

Makale Dizini

 

Eskişehir

 

Seyit Battal Gazi'ye ilişkin söylence

Seyit Battal Gazi'nin babası Hüseyin Gazi  bir gece düşünde Cafer adlı bir yiğit görür. Pehlivanlıkta Hamza, Heybette Ali, Adalette Ömer gibi olan Cafer Hızır'ın atını, Hz. Davut'un zırhını, Hz. Ömer'in süngüsünü taşımaktadır. Hüseyin gazi bu yiğidin kimliğini çok merak eder. Bir başka gece düşünde, bu yiğidin onun oğlu olacağı, Rum diyarını baştan sona Müslüman edeceği müjdesi verilir.
Hüseyin Gazi bir süre sonra doğan oğluna Cafer adını verir. Cafer çok küçükken babası bir savaşta ölür. Cafer büyür, yiğit bir delikanlı olur. Bir gün babasından kalanları ister. Bunları alabilmesi için "Kâfirler ülkesini Müslüman etmesi gerektiği "söylenir.
Böylece Cafer su olur akar, yel olur eser, tek  başına ordular kurar, gelip geçtiği her yerde adını duyurur. Dinini yayar. Adı Halk arasında Seyit Battal Gazi olarak anılır. Seyitliği Peygamberin soyuna, Gaziliği savaşlardaki yiğitliğine ve aldığı sayısız yaraya, Battallığı görülmemiş gücüne ve heybetine dayanır.
İnanışa göre Seyit Battal Gazi Peygamberimizin isteği ve müjdesiyle Anadolu'ya gönderilmiştir.
Bir gün Peygamber'in huzurunda Rum diyarının güzelliğinden söz edilir. Peygamber'in hatırı Rum'a meyleder. O zaman Cebrail gelir. Tanrı Katından selam getirir ve İki yüzyıl sonra Cafer adında bir yiğidin Rum diyarını fethederek Müslüman ülkesine katacağını müjdeler.


Yine bir efsaneye göre Emevi ordusuyla Bizans ordusu Eskişehir Afyon Konya dolaylarında bir savaşa tutulur Seyit Battal Gazi'nin de aralarında bulunduğu Emevi ordusu  zor durumda kalır ve çekilmeye başlar. Tekke Bayır’ında Bizanslılar la karşılaşırlar. Yalnız durum gereği tüm askerlere Battal'ın askerilerin aralarında bulunduğu yayılması istenir. Savaşırken bir  asker "Medet Ya Seyit Battal Gazi" diye seslenir. Bunun üzerine Bizans ordusunda dağılma belirtileri başlar. Bir süre sonra toplanıp saldırıya geçerler. Battal Gazi yaralanır ve bir mağaraya doğru çekilmeye başlar. Bu sırada bir el ona yardım eder ve onu mağaraya sokar.
Efsaneye göre bu bir kral kızı' dır. Battal Gazi'ye vurgundur. Yaralanınca onu izler, mağarayı bulmasını sağlar. Battal Gazi yere düşer onun bu durumuna çok üzülen kral kızı da orada üzüntüsünden üzerine kapanarak ölür. Mağaraya giren Bizanslılar onları bu halde görür Bizans Hükümdarı Battal'ın son isteğini sorar. Battal tutsaklarca İslam dini gereğince toprağa verilmesini ister ve ölür.
Yıllar sonra Selçuklu hükümdarı Alaeddin Keykubad'ın annesi rüyasında Battal'ı görür ve ona mezarını ziyaret etmesini ve oraya bir türbe (Mesihiye kalesi) yaptırmasını söyler. Bunun üzerine yollara düşer. Bu sırada Mesihiye'de koyunlarını otlatmakta olan Kutluca Çoban koyunlarının belli bir yere geldiklerinde toprağa basmak istemediklerini görür. Bunları bir kaç gün izler ama hep aynı durum ortaya çıkar. Bir gece ağaç altında dinlenirken oraya nur indiğini görür. Gördüklerini Mesihiye Beyi'ne anlatır, o da orayı bir duvarla çevirir.
Bu sırada Ümmühan Hatun'da Mesihiye Kalesine varmıştır. Çevrede ziyaret yeri olup olmadığını araştırır Bey'de Kutluca Çoban'ın anlattıklarını, anlatır. Hatun Kutluca Çoban'ı bulur ve  bir de onu dinler. Eğer doğruysa aynı rüyayı görmesi için Tanrı'ya yakarır. Rüyayı görünce Türbeyi yapmaya karar verir. Söylenceye göre Ümmühan Hatun tek Küpesini türbe yapımında gerekebilir diye demir bir kutu içinde direklerin biri altına gömdürür.

 

Lüle Taşının bulunuşuna ilişkin söylence

Efsaneye göre Genç bir Çoban sürülerini yayarken yorulur ve bir ağacın altına oturur. Gözüne bir delik ilişir ve ağzında ak taşla bir köstebek delikten çıkmaya çalışmaktadır. Bunun ne olduğunu merak eden çoban elini deliğe sokar. İrice bir ak taş çıkarır. Elinde evirip çevirirken, çok güzel bir kıza dönüştüğünü görür, şaşırır. Dokununca kız yeniden deliğe girip kaybolur. Çoban onu bulmak için derince bir kuyu kazar. Ak taşlardan başka bir şey bulamaz sonunda kuyuda ölür.

,,

 

Sözleşmeli öğretmenlik

turk egitim sen

Mersin 1 no’lu şube, veliler tarafından darp edilen öğretmenler için basın açıklaması yaptı.

Mersin Akdeniz Güney Ortaokulu'nda veliler tarafından darp edilen öğretmenlerimize sahip çıkmak ve son zamanlarda eğitim çalışanlarına karşı gerçekleştirilen şiddet olaylarına dikkat çekmek ve kınamak için Türk Eğitim Sen yöneticileri, Türkiye Kamu Sen in diğer iş kollarındaki yöneticileri  ve üyeleriyle beraber basın açıklaması yaptı.  Devamı

Eğitim kovayı doldurmak değil

egitim bir senDenetim, kadavraya otopsi değil, hayata koruyucu hekimlik yapmaktır

Bir medeniyetin insanlığa olan faydasının, onun eğitim alanındaki başarısıyla ölçülmeye başlandığı günümüzde, neredeyse tüm toplumlar devletler eliyle eğitim sistemlerini daha nitelikli, daha etkili ve daha iyi hâle getirmek gayretindedir. Eğitimde kalite, öğretmenlik mesleğinin niteliği ve itibarı, fırsat ve imkân eşitliği, Devamı

 

,,,

 

Lütfen Paylaşalım

 

web servis

site ekle site ekle

Eğitim öğretim yılı

egitim is

Yargı Kararını Verdi: Eğitim Kamusal Bir Hizmettir ve Kamu Eliyle Yürütülmelidir

Hizmet Vakfı İle Milli Eğitim Bakanlığı Arasında İmzalanan Protokolün Yürütmesi Durduruldu 

Milli Eğitim Bakanlığı ile Hizmet Vakfı Arasında Değerler Eğitimi Verilmesine Dair 15.07.2014 tarihli işbirliği protokolünün değişiklikler ve ilaveler yapılarak 15.07.2017 tarihinden geçerli olmak üzere üç yıl süreyle uzatılmasına ilişkin Devamı

Minnetle anıyoruz

turk egitim sen

Meb’i kim yönetiyor?

Yönetici Görevlendirme sınavının ÖSYM tarafından  yapılacağı duyurulmuş  Milli Eğitim Bakanlığı, geçen ay yönetici atama takvimini yayınlamış, üç gün sonra geri çekmiş idi. Fakat bugün takvim aynı şekliyle tekrar yayınlandı. Madem aynen yayınlanacaktı, takvimin geri çekilmesinin hikmeti ne idi? Ne yapılmaya çalışılıyor? Devamı

 

Kotanlı: üniversitelerde torpil ve ayrımcılığa son verilsin

 

Üniversitelerde çalışan idari personelin torpil ve sendikal kayırmacılıktan müthiş derecede rahatsız olduğunu; üniversitelerde görev yapan eğitim ordusunun gizli kahramanları olan idari personelin; başta ekonomik ve özlük olmak üzere, mesleki ve demokratik sorunlarının iyice arttığını söyledi.”Daha öncede yaptığımız açıklamada dile getirdiğimiz gibi üniversitelerimizin rektör ve dekanlarına çağrıda bulunuyorum, üniversitelerde çalışan idari personelin taleplerine kulaklarınızı tıkamayın sendikal ayrımcılık yapmayın. Devamı için