foto1 foto2 foto3 foto4 foto5


Okul Yolu
Bir Eğitim Sitesi

Okul Yolu

İdareci Öğretmen ve Öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi

Tasfiye Amaçlanıyor!

egitim sen

Eğitim Emekçilerine Yönelik Her Türlü Yasa Dışı Müdahalenin Karşısındayız

Bugün, yargıyı kuşatan siyasi iktidar tarafından hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü kavramları alabildiğine zedelenmektedir. AKP iktidarının toplumu kutuplaştırıcı, öfke empoze eden politikaları ve eğitimcileri itibarsızlaştırma hamleleri, maalesef her geçen gün meyvesini vermektedir. Devamı

,

 

Minnetle anıyoruz

turk egitim sen

Meb’i kim yönetiyor?

Yönetici Görevlendirme sınavının ÖSYM tarafından  yapılacağı duyurulmuş  Milli Eğitim Bakanlığı, geçen ay yönetici atama takvimini yayınlamış, üç gün sonra geri çekmiş idi. Fakat bugün takvim aynı şekliyle tekrar yayınlandı. Madem aynen yayınlanacaktı, takvimin geri çekilmesinin hikmeti ne idi? Ne yapılmaya çalışılıyor? Devamı

 

Makale Dizini

Isparta

Gülcü Baba Söylencesi

Her yıl Isparta da düzenlenen yarışmayla en güzel gül yetiştirenler seçilir ve "Gül Şeyhi" unvanını alır. Efsaneye göre bir dönem Gülcü Baba diye anılan yaşlı zengin ihtiyar her yıl gül Şeyhliğini alır kimseye bırakmazmış.
Gülcü babanın yetiştirdiği güller kadar çok güzel de bir kızı varmış. Adı Güllühan'dır. İsteyeni pek çoktur ama babası onu kimseye vermez. Günlerden bir gün kim kendinden güzel gül yetiştirirse kızını ona vereceğini söyler ve tüm delikanlılar işe koyulur. Gençlerden biride fakir bir gençtir gül yetiştirmek ister ama gül yetiştirecek bir karış bile toprağı yoktur. Ne eder eder Gülcü Babanın yanına bahçıvan olarak girer. Gülcü baba ona yetiştirdiği gül ile  ilgili tüm sırlarını açar. Delikanlıda o gülden bir kalem alıp kendi yetiştirdiği bir güle aşılar. Zamanı gelince yarışmaya katılan Gülcü Baba altın bir vazoda getirdiği gülünü ortaya çıkarıp seslenir:
-Benim gülümden daha kokulu, daha canlı, daha güzel gül yetiştiren varsa çıksın ortaya kızım anasının ak sütü gibi kendisine helaldir. Kimseden ses çıkmaz tekrar tekrar seslenir ama ses yoktur. Sonunda delikanlı toprak saksıya koyduğu gülü ile meydana çıkar. Gül inanılmaz güzelliktedir. Genç kalabalığa döner "işte benim yetiştirdiğim gülüm onu göz yaşlarımla suladım sevgimle besledim ona aşkımdan alev gönlümden koku verdim" 
Ortalık karışır. Gülcü baba şaşırmıştır. Çevreden sesler yükselir.: "Bu gül seninkinden güzel. Sözünü tut, kızını bu gence ver. Güllühan bu çocuğun hakkı".
Gülcü baba bir delikanlıya bir kızına bakar "yazılan bozulmaz, verilen sözden dönülmek, mutlu olun "der. Gül bahçelerinde kırk gün kırk gece süren bir düğünle onları evlendirir.

Isparta halısına ilişkin söylence

Isparta beylerinden birine çok güzel bir halı hediye edilir. Bey  halıya bir göz atar ve adamlarına "hemen bana bu halıyı dokuyan kızı ve babasını getirin" der. Adamlar arar tarar ve kızı bulur ve babasıyla birlikte huzura getirir. Bey kızın babasına "tez bu kızı istediği gence vereceksin". Adam şaşırmıştır. Bey açıklar "Kızın dokuduğu halıya yüreğini işlemiş. Öyle renkler ve öyle desenler işlemiş ki bir bakışta sevdasını özlemini anladım, iki genci birbirine tez vakitte kavuşturasın. "Gerçekten de kız yıllardır birilerine Sevdalıdır ama babası vermez. Bu  sayede gençler evlenir ve kırk gün kırk gece düğün yapılır.

Eğridir gölüne ilişkin söylence

Bir zamanlar Eğridir Gölü’nün bulunduğu yer güllük gülistanlık bir yermiş. Bir bahar günü şiddetli gök gürültüleri ile başlayan yağmur, günlerce sürer. Hava açıldığında ovadaki obalardan birinde bir nine kapısının önünde yün eğirmeye oturur. O sırada ovayı seller basar. Oba halkı dağlara kaçmaktadır. Nine işini sürdürmektedir. Geçenler "Haydi koş yerler sulandı, gök bulandı, sel geliyor canını kurtar" diye bağırırlar ama nine aldırmaz. Çaresiz kalan köylüler "Öyleyse ne halin varsa gör, eğir, dur " der ve yamaçlara kaçarlar. Seller ovayı doldurur, koca bir göl olur. O gölde o yamaç ta "eğirdur" olur. Bu ad zamanla "Eğridir" e dönüşür.

 

  

 

Piri Muhammed'e ilişkin söylence

Damadı Piri Muhammed, Berdai sultan ölünce şeyh olur.

Günün birinde o zamanın  Başkenti  Edirne'de bir Papazın uçarak keramet gösterdiğini, halkın inanışlarını etkilediğini duyar. Kalkıp Edirne'ye gider. Papazı Padişahın huzuruna getirir. Kerametini göstermesini ister. Adam hay hay deyip uçmaya başlar. Piri Muhammed başmağını çıkararak havaya atar. Başmak şahin olur. Papazı gagalamaya başlar. Piri Muhammed başmağını ayağına geçirir. Papaz da yara bere içinde yere inmiştir. Muhammed: "Uçar gibi davranıp İslam dinine ve inanışlarına zarar vermek istedin ama cansız bir başmak bile seni ne hale getirdi.. Yaptığının yanlış olduğuna inandın mı? "şimdi gör bak uçmak nasıl olur" der ve ortadan yiter. Bir süre sonra Kâbe’ye varıp geldiğini gösteren bir kaç kanıtla döner. Papaz pişman olur ve bir daha böyle bir şey yapmayacağına yemin eder.

,,

 

Sözleşmeli öğretmenlik

turk egitim sen

Mersin 1 no’lu şube, veliler tarafından darp edilen öğretmenler için basın açıklaması yaptı.

Mersin Akdeniz Güney Ortaokulu'nda veliler tarafından darp edilen öğretmenlerimize sahip çıkmak ve son zamanlarda eğitim çalışanlarına karşı gerçekleştirilen şiddet olaylarına dikkat çekmek ve kınamak için Türk Eğitim Sen yöneticileri, Türkiye Kamu Sen in diğer iş kollarındaki yöneticileri  ve üyeleriyle beraber basın açıklaması yaptı.  Devamı

Eğitim kovayı doldurmak değil

egitim bir senDenetim, kadavraya otopsi değil, hayata koruyucu hekimlik yapmaktır

Bir medeniyetin insanlığa olan faydasının, onun eğitim alanındaki başarısıyla ölçülmeye başlandığı günümüzde, neredeyse tüm toplumlar devletler eliyle eğitim sistemlerini daha nitelikli, daha etkili ve daha iyi hâle getirmek gayretindedir. Eğitimde kalite, öğretmenlik mesleğinin niteliği ve itibarı, fırsat ve imkân eşitliği, Devamı

 

,,,

 

Lütfen Paylaşalım

 

web servis

site ekle site ekle

Eğitim öğretim yılı

egitim is

Yargı Kararını Verdi: Eğitim Kamusal Bir Hizmettir ve Kamu Eliyle Yürütülmelidir

Hizmet Vakfı İle Milli Eğitim Bakanlığı Arasında İmzalanan Protokolün Yürütmesi Durduruldu 

Milli Eğitim Bakanlığı ile Hizmet Vakfı Arasında Değerler Eğitimi Verilmesine Dair 15.07.2014 tarihli işbirliği protokolünün değişiklikler ve ilaveler yapılarak 15.07.2017 tarihinden geçerli olmak üzere üç yıl süreyle uzatılmasına ilişkin Devamı

Kotanlı: üniversitelerde torpil ve ayrımcılığa son verilsin

 

Üniversitelerde çalışan idari personelin torpil ve sendikal kayırmacılıktan müthiş derecede rahatsız olduğunu; üniversitelerde görev yapan eğitim ordusunun gizli kahramanları olan idari personelin; başta ekonomik ve özlük olmak üzere, mesleki ve demokratik sorunlarının iyice arttığını söyledi.”Daha öncede yaptığımız açıklamada dile getirdiğimiz gibi üniversitelerimizin rektör ve dekanlarına çağrıda bulunuyorum, üniversitelerde çalışan idari personelin taleplerine kulaklarınızı tıkamayın sendikal ayrımcılık yapmayın. Devamı için