foto1 foto2 foto3 foto4 foto5


Okul Yolu
Bir Eğitim Sitesi

Okul Yolu

İdareci Öğretmen ve Öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi

Tasfiye Amaçlanıyor!

egitim sen

Eğitim Emekçilerine Yönelik Her Türlü Yasa Dışı Müdahalenin Karşısındayız

Bugün, yargıyı kuşatan siyasi iktidar tarafından hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü kavramları alabildiğine zedelenmektedir. AKP iktidarının toplumu kutuplaştırıcı, öfke empoze eden politikaları ve eğitimcileri itibarsızlaştırma hamleleri, maalesef her geçen gün meyvesini vermektedir. Devamı

,

 

Makale Dizini


Zonguldak

Çoban dede Söylencesi

Karabük'ün yakınlarındaki Öylebeli Köyü'nde ne zaman ve nereden geldiği bilinmeyen  yoksul bir çoban yaşamaktadır. Karısından başka kimsesi yoktur. Gün boyu söyleşip sürülerini dağ bayır otlatırlarmış. Tatlı dilleri ve yardımseverlikleri onları herkesin sevgilisi yapmıştır.

Koyunlarını en güzel otlaklarda otlatmak isteyen Çoban Dede, Araç Çayı'nı geçip de karşıdaki otlaklara ulaşamadığına üzülür. Çay üzerine bir köprü yapmaya karar verir. Ormandan kestiği ağaçları danasını sırtına yükleyip kıyıya yığmaya başlar. Ama bu iş onun taşıması ile gerçekleştirilebilecek gibi değildir. Tanrıya yardım etmesi için yalvarır. Tanrı da geyiklere yardım etmelerini emreder geyikler kesilen ağaçları taşıyıp kıyıya taşır. Çoban Dede de kısa sağlam bir köprü yapar. Koyunları buradan geçip karşı otlaklarda otlamaya başlar. Bir süre sonra burada bir cami yaptırmak ister Köyde bir cami temeli için çukur açar ertesi sabah buranın kum ve çakılla dolu olduğunu görür. Köylüler bunun sırrını öğrenmek için Dede'yi gözlemeye başlar. Çoban olanları sezmiştir. Karısına "Köylü beni gözetleyip sırrımı öğrenmek ister, bu camiyi yapmak ban nasip olmazsa, beni buralarda arama Kara danayı ardımca sal o beni bulur der.

Çobanı gözetleyenler taş ve çakılın geyiklerce taşındığını görüp şaşırır. Çobanın sırrı açığa çıkmıştır. "Evinizin sayısı yirmiyi aşmasın" deyip ortadan kaybolur. Bir süre sonra karısı ardından kara danayı salar. Kara dana gidip gömütlükte durur, Sonrada yaylaya gider. Orada ölür. Köylüler asıl adı Bahattin Gazi olan Çoban Dede için "Dede Yaylası" denilen yerde bir türbe yaparlar.

Yaygın olan inanışa göre Çoban Dedenin bir kolu mezarının dışındadır. Türbeyi gezenler gözlerini yumarak içeri girmek ve çıkana değin açmamak zorundadır. Buna uymayanlar çarpılır yada başına bir kötülük gelir. Dede’nin ilenci gerçek olmuş demir çelik tesisleri yapılana kadar köyün hane sayısı 20 yi geçmemiştir.

Çeştepe de Yatan Demirci Dede söylencesi

Burada Demirci Dede adlı bir ziyaret vardır. Buna ilişkin söylence ise şöyledir:

Bir zamanlar, Çeştepe Köyü'nde yaşlı, çalışkan bir demirci yaşamaktadır. Köyün tek demircisidir. Kimsenin işini geri çevirmek istemez. Geç saatlere kadar çalışır herkesin işini görür. Günün birinde dükkâna gelenler Demirci Dede'yi göremezler. Merak edip evine varırlar: Demirci Dede ölüm döşeğindedir. Başına toplanan köylüler "Sen bizi bırakıp gidiyorsun bizim işimizi kim görecek, aletlerimizi kim onaracak....." diye sızlanırlar. "Ben Hakk'a kavuştuktan sonra da sizinle birlikte olacak, işlerinizi yine görecek, demiriniz hiç eksilmeyecek, sizler demirden ekmek yiyeceksiniz" der ve gözlerini yumar.

Demirci Dede Çeştepe'ye gömülür. Öldükten sonra da köylüsünü yalnız bırakamaz. Söyledikleri bir  süre sonra çıkar. Mezarının karşısında uzun uzun bacalar tütmeye başlar. Kendisinin binbir güçlükle çıkarıp işlediği demir tesislerde üretilir.

Çoban çeşmesi söylencesi

Zamanın birinde Ereğli Beyi'nin oğlu ava çıkar. Sıcak bir yaz günüdür. Bir süre at koşturduktan sonra sıcak ve susuzluktan iyice bitkinleşir. Karşıdan gelen koyun sürüsüne yaklaşır. Çobandan su ister. Çoban, Bey oğlunu şöyle bir süzer, yanı başındaki kayaya eliyle şöyle bir vurur. Kayadan buz gibi su akmaya başlar. Çoban suyu gösterip "Haydi kana kana iç "der. Delikanlı kana kana içer ama bu işe şaşırıp kalmıştır. Çobana bu işi nasıl yaptığını sorar Çoban da: "Sen can yakar, kan dökersin, ben se gönül yaparım. İşte işin sırrı burada" deyip koyunlarını sürüp gider. Beyoğlu ardından bakakalır ve o günden sonra ava çıkmamaya kan dökmemeye iyilik yapmaya gönül almaya and içer. Çoban Çeşmesi’nde o günden beri akıp durur.

.


,,

 

Sözleşmeli öğretmenlik

turk egitim sen

Mersin 1 no’lu şube, veliler tarafından darp edilen öğretmenler için basın açıklaması yaptı.

Mersin Akdeniz Güney Ortaokulu'nda veliler tarafından darp edilen öğretmenlerimize sahip çıkmak ve son zamanlarda eğitim çalışanlarına karşı gerçekleştirilen şiddet olaylarına dikkat çekmek ve kınamak için Türk Eğitim Sen yöneticileri, Türkiye Kamu Sen in diğer iş kollarındaki yöneticileri  ve üyeleriyle beraber basın açıklaması yaptı.  Devamı

Eğitim kovayı doldurmak değil

egitim bir senDenetim, kadavraya otopsi değil, hayata koruyucu hekimlik yapmaktır

Bir medeniyetin insanlığa olan faydasının, onun eğitim alanındaki başarısıyla ölçülmeye başlandığı günümüzde, neredeyse tüm toplumlar devletler eliyle eğitim sistemlerini daha nitelikli, daha etkili ve daha iyi hâle getirmek gayretindedir. Eğitimde kalite, öğretmenlik mesleğinin niteliği ve itibarı, fırsat ve imkân eşitliği, Devamı

 

,,,

 

Lütfen Paylaşalım

 

web servis

site ekle site ekle

Eğitim öğretim yılı

egitim is

Yargı Kararını Verdi: Eğitim Kamusal Bir Hizmettir ve Kamu Eliyle Yürütülmelidir

Hizmet Vakfı İle Milli Eğitim Bakanlığı Arasında İmzalanan Protokolün Yürütmesi Durduruldu 

Milli Eğitim Bakanlığı ile Hizmet Vakfı Arasında Değerler Eğitimi Verilmesine Dair 15.07.2014 tarihli işbirliği protokolünün değişiklikler ve ilaveler yapılarak 15.07.2017 tarihinden geçerli olmak üzere üç yıl süreyle uzatılmasına ilişkin Devamı

Minnetle anıyoruz

turk egitim sen

Meb’i kim yönetiyor?

Yönetici Görevlendirme sınavının ÖSYM tarafından  yapılacağı duyurulmuş  Milli Eğitim Bakanlığı, geçen ay yönetici atama takvimini yayınlamış, üç gün sonra geri çekmiş idi. Fakat bugün takvim aynı şekliyle tekrar yayınlandı. Madem aynen yayınlanacaktı, takvimin geri çekilmesinin hikmeti ne idi? Ne yapılmaya çalışılıyor? Devamı

 

Kotanlı: üniversitelerde torpil ve ayrımcılığa son verilsin

 

Üniversitelerde çalışan idari personelin torpil ve sendikal kayırmacılıktan müthiş derecede rahatsız olduğunu; üniversitelerde görev yapan eğitim ordusunun gizli kahramanları olan idari personelin; başta ekonomik ve özlük olmak üzere, mesleki ve demokratik sorunlarının iyice arttığını söyledi.”Daha öncede yaptığımız açıklamada dile getirdiğimiz gibi üniversitelerimizin rektör ve dekanlarına çağrıda bulunuyorum, üniversitelerde çalışan idari personelin taleplerine kulaklarınızı tıkamayın sendikal ayrımcılık yapmayın. Devamı için