foto1
İdareci öğretmen ve öğrenciler için belge dokuman evrak
foto1
MEB tüm mevzuat genelge kanun tüzük yönetmelik
foto1
Güçlü bir hafıza ve zekamızı geliştirmek için neler yapmalıyız
foto1
Okulda sınıfta oynanabilecek çocuk oyunları Çevre doğa haberleri
foto1
Tebliğler dergisi MEB Tüm Mevzuat son çıkan yönetmelikler
Güçlü hafıza neyle bağlantılı? Zaman yönetimi MEB Yangın yönergesi Uyku başarı nedeni fiziksel cezanın etkisi Son çıkan yönetmelikler MEB Tüm mevzuat Olaylar ve insanlar Sağlıklı yaşam için Trafik işaret ve levhaları Tebliğler Dergisi Mevzuat bilgi sistemi Büyük Türk Tarihi Verimli Ders çalışma Özgüven ve farkındalık Eğitimde motivasyon Eğitimde farkındalık.Read More...

Okul Yolu

İdareci Öğretmen ve öğrenciler için bir Eğitim Sitesi

İslam Ülkeleri Neden Kalkınamıyor

desKonuya büyüme ve kalkınma kavramlarını açıklayarak başlayalım. Büyüme; reel milli gelirin veya kişi başına düşen reel gelirin önceki dönemlere göre artmasıdır. Büyüme kavramı daha çok gelişmiş ülkeler için kullanılan bir kavramdır. Kalkınma kavramı içinde anlatılacağı gibi, gelişmiş ülkeler bir takım sosyal, ekonomik, teknolojik, kültürel ve toplumsal dönüşümlerini çok öncelerden gerçekleştirdikleri için onların temel sorunu reel gelirlerini artırmaktır. Devamı

,

 

Ses Tonu

Ton, insan veya çalgı sesinin, yükseklik veya alçaklık derecesidir. Konuşmada ise ses perdelenmesidir. Tonlamaysa ses tonunun, yükseklik ve alçaklığını ayarlar.

Kelimede ses düzenine, dilin musikisi veya konuşmada dilin bestelenmesi de diyebiliriz. Bu şekilde konuşmada sesin, duygu ve düşünceyi belirtecek tonda çıkartılması sağlanır.

Ses, tonu, yüksekliği alçaklığı ve temposu ile duygularımızın en önemli aktarıcısıdır. Mutluluğumuzdan hüznümüze, samimiyetimizden tereddütlerimize kadar bütün duygular sesin bu özellikleriyle anlatılır.

Unutmamak gerekir ki sesin müziği ,duyguların gerçeğidir!..

Söyleyiş tarzımız, kelimeleri söylerken kullandığımız ses tonu, bizim hakkımındı önemli bilgiler veriri. Sesimizin tonu, söylediğimiz sözün anlamını etkiler böylece kendi başına bir mesaj oluşturur. Mesela titrek bir sesle , “Ayşe sınıfta kalmış” diyen kişi sadece bilgi aktarmamakta, bu olaya üzüldüğünü de belirtmektedir.

Bir insana kusurunu söylerken bile doğru olan ses tonunu kullanmak gerekir. Fakat bu o kadar güçtür ki. Çünkü insan birisine kızınca önce ses tonu değişir. Zaten “En çok kusurlarda birisine kusuru söylerken yapılır” derler. Gerecekten de kusurunuz kaba bir şekilde hırçın bir ses tonuyla yüzünüze vurulursa, kalbiniz kırılır, karşınızdaki insanın sizi sevmediği için kusurlu bulduğunu ve iyi niyetli olmadığını düşünürsünüz.

Bir kere konuşmanızla gücendirdiğiniz, kırdığınız bir insanın kalbini hiçbir şekilde onaramazsınız. Onun için karşımızdaki insana kırıcı ve yüksek bir ses tonuyla hakaret etmek yerine; yumuşak, sıcak ve samimi bir ses tonuyla kalbini kırmadan, hakaret etmeden gönlünü alarak konuşmasını öğrenmeliyiz. Çünkü tatlı söz zehir olsa yutulur.

Öyle insanlar vardır ki başkalarının hatasını anlayıp dinlemeden hemen hücuma geçerek, en kırıcı ve kaba sözleri, hakaret ederek haykırırlar. Bu tür konuşmalar gönülleri kırmaktan başka hiçbir işe yaramaz. İnsanlar için ”kendine karşı sert davran, başkalarına karşı yumuşak ol” sözü ideal bir hayat parolası olmalıdır.

Yapıcı Tartışma

Yapıcı Tartışma; en az iki insanın arasında, her şeyden önce karşılıklı iyi niyete, güvene ve eşit söz hakkına dayanan bir konuşma şeklidir.

Bizim toplumumuzda yapıcı tartışmaya pek rastlanmadığı için olsa gerek ki ilk bakışta insanın “ tartışmanın da yapıcısı olur mu? Diyesi geliyor. Bunun sebebi de çevremizdeki kişilerin tartışarak anlaşıp uzlaştıklarını pek görmüyor olmamızdır. Tartışmalar çoğunlukla kırıcı ve saldırgan unsurlarla doludur.

Yapıcı tartışmayı gerçekleştirebilmek, her şeyden önce karşılıklı güvene ve iyi niyete bağlıdır. Birbirinin iyi niyetinden kuşku duyan insanlar karşılıklı “güven” duygusu geliştiremezler. Karşılıklı iyi niyet ve güven duygusunun yanında, kişilerin birbirlerini “eşit ilişkiler içinde” görmeleri gerekmektedir. Yani bir başka deyişle; tarafların “eşit söz hakkı” olduğunu kabul etmesi lazımdır. Aksi takdirde yapıcı olmak amacıyla başlayan bir tartışma kısa bir süre içinde yıkıcı tartışmaya dönüşebilir.

Yıkıcı tartışmalar çoğu kez iki kişinin konuşmak için uygun bir zaman seçmemesinden kaynaklanır. Bu nedenle yapıcı tartışma ortamı için her iki kişinin de uygun bir zamana ihtiyacı vardır. Zaman ayarlamasını yaparken de karşımızdakine ;” Seninle şu konuyu konuşmak istiyorum, bana ayırabileceğin uygun bir zamanın var mı?” diye sorabiliriz.

Kızgınlık içerisinde hareket eden insanlar, genellikle düşünmeden konuşur ve hemen karşısındaki insanı suçlamaya yönelirler. Karşıdaki insanda suçlandığını görünce bir savunma mekanizması gerçekleştirecek ve sizi dinlemeyecektir. Bu şekildeki bir tartışmada yapılacaktan uzaklaşıp yıkıcı bir hal alacaktır.

Yapıcı tartışma için iletişimde “ ben dili” ni kullanmak gerekir. “Ben diliyle “sen dili” ardasındaki fark şudur. Ben diliyle konuşan kişi, kendi iç dünyasındaki duygularını ifade eder ve bu duyguların ötesinde herhangi bir suçlama ve yargılamaya gitmez. Sen dilindeyse suçlama ve yargılama ağırlık taşır. Sen dilinde , “Sen ne kadar kabasın”, “ Ne kadar akılsızca iş yapıyorsun”,” sende hiç terbiye yok mu?” örneklerinde olduğu gibi suçlayıcı ve yargılayıcı ifadeler vardır.

İletişimde samimi olmayan, yapmacık tavırlar içerisinde olan kişilerin de yapıcı bir tartışmaya girmeleri mümkün değildir. Onun için yapmacık tavırlardan uzak samimi bir iletişim ile yapıcı tartışma ortamı yaratılmalıdır.

Sosyal ilişkilerde yakın dostlukların kurulabilmesi için, kişilerin karşılıklı olarak iç dünyaları ile samimi bir şekilde kendilerini ortaya koymaları gerekir. Kişiler aralarındaki problemleri yapıcı bir tutumla ele alır ve tartışırlarsa aralarındaki ilişkiye gelişme fırsatı verilmiş olur.

Kelimeler duvarda olabilir. Köprüde ..onlar insanları ayırmak için değil, birleştirmek için kullanmak gerek...

,,

 

Yönetici görevlendirme takvimi

Meb yönetici görevlendirme takvimini ertelememelidir

2017 yılında yönetici görevlendirmeleri okulların açılmasına kadar sarkmıştı. Bu durum hem yeni göreve gelen yöneticilerin oryantasyonunu geciktirmiş hem de yönetici görevlendirmeden kaynaklı binlerce kadronun il içi ve il dışı yer değiştirmelerde kullanılamamasına yol açmıştı. Devamı

Performans taslağı ve eğitimin geleceği

egitim bir sen

Performans taslağı ve eğitimin geleceği
Latif SELVİ

Eğitim, toplumun üstün meziyetlerle donanmış çağ nüfusu ile bilgi ve beceri seviyesinde yarışabilecek bir katkıyı sunabilmektedir. Bu çerçevede emsalleri ile uluslararası mukayeseler yapılarak bireyin eğitimde hedeflenen erişime ulaşması esastır. Hatta bu evrensel bir haktır. Devamı

,,,

 

Lütfen Paylaşalım

 

web servis

site ekle site ekle