foto1
İdareci öğretmen ve öğrenciler için belge dokuman evrak
foto1
MEB tüm mevzuat genelge kanun tüzük yönetmelik
foto1
Güçlü bir hafıza ve zekamızı geliştirmek için neler yapmalıyız
foto1
Okulda sınıfta oynanabilecek çocuk oyunları Çevre doğa haberleri
foto1
Tebliğler dergisi MEB Tüm Mevzuat son çıkan yönetmelikler
Güçlü hafıza neyle bağlantılı? Zaman yönetimi MEB Yangın yönergesi Uyku başarı nedeni fiziksel cezanın etkisi Son çıkan yönetmelikler MEB Tüm mevzuat Olaylar ve insanlar Sağlıklı yaşam için Trafik işaret ve levhaları Tebliğler Dergisi Mevzuat bilgi sistemi Büyük Türk Tarihi Verimli Ders çalışma Özgüven ve farkındalık Eğitimde motivasyon Eğitimde farkındalık.Read More...

Okul Yolu

İdareci Öğretmen ve öğrenciler için bir Eğitim Sitesi

İslam Ülkeleri Neden Kalkınamıyor

desKonuya büyüme ve kalkınma kavramlarını açıklayarak başlayalım. Büyüme; reel milli gelirin veya kişi başına düşen reel gelirin önceki dönemlere göre artmasıdır. Büyüme kavramı daha çok gelişmiş ülkeler için kullanılan bir kavramdır. Kalkınma kavramı içinde anlatılacağı gibi, gelişmiş ülkeler bir takım sosyal, ekonomik, teknolojik, kültürel ve toplumsal dönüşümlerini çok öncelerden gerçekleştirdikleri için onların temel sorunu reel gelirlerini artırmaktır. Devamı

,

 

Yıkıcı Tartışma

İnsan bir sosyal varlık olduğuna göre varlığın ve gelişmesini sürdürebilmesi için toplum içerisinde yaşaması gerekir. Toplum içerisinde yaşayan insandan başkalarıyla iletişim kuracaktır. İnsanlar burada yaşadıkları ve birbirleriyle iletişim kurdukları sürece, ne kadar iyi niyetli olurlarsa olsunlar, aralarında sürtüşmelerin çıkması kaçınılmazdır. Fakat sürtüşmeler ve tartışmalar sonucunda birbirlerine kırılıp, ilişkilerini kesmeleri yanlıştır.

Yapıcı tartışma, kişiler arasındaki problemlerin çözümüne ve dostlukların gelişmesine nasıl katkıda bulunuyorsa, bunun zıttı olan yıkıcı tartışma da kişilerin birbirlerinden uzaklaşmasına, ilişkilerin zayıflayıp, kopmasına neden olmaktadır.

Yıkıcı tartışmanın sebepleri çoğunlukla saldırgan, umursamaz, öfkeli konuşmalar ve davranış biçimlerimizdir. Bunların yanında yıkıcı tartışmanın temelinde, iletişimde bulunan kişilerin birbirlerine güvensizlik duyguları içerisinde açık ve samimi olmamaları yatmaktadır.

Savunmacı ve açık iletişim

İnsanların sürekli olarak psikolojik savunma mekanizmalarını kullanarak meydana getirdikleri iletişim, sosyal ilişkilerini olumsuz yönde etkilemektedir.

İletişimde savunuculuk arttıkça “ne” konuşulduğu önemini yitirerek “kimin” konuştuğu önem kazanmaya başlar. Bu durumda da problemi çözmek, bir konuyu aydınlığa kavuşturmak amaç olmaktan çıkarak, karşıdaki insanı rahatsız etmek, kalbini kırmak temel gaye olur. İletişim ilişkisi içerisinde bulunan iki kişiden biri savunucu olmaya yönelirse, iletişim hızlı bir şekilde bozulmaya başlar. Kişiler arası doyurucu ve sağlıklı ilişkileri engelleyen en olumsuz tutum, psikolojik savunma mekanizmalarını kullanarak oluşturulan iletişimdir.

İletişimdeki bozulmanın en başta gelen sebeplerinden biri savunuculuktur. Savunmacılık, bireyin kişilik gururunu korumak ihtiyacından doğar. Savunucu durumunda olan kişi, zihin gücünü, sözü edilen konudan çok, kendini savunmaya harcar. Savunucu kişi konudan söz etmek yerine karşısındaki ni nasıl alt edeceğini, tartışmayı nasıl kazanacağını, nasıl daha fazla baskın çıkacağını düşünür.

Savunuculuk azaldıkça konuşan ve dinleyenin daha iyi iletişim kurdukları görülmektedir. Savunuculuğun daha az olduğu açık iletişimde ise karşılıklı anlaşma şansı çok daha fazladır.

Savunucu ve açık iletişimin temelinde şu tutumlar yer almaktadır.

Savunucu tutumlar

1-Yargılayıcı tutumlar

2-Denetlemey yönelik tutum

3-Belli bir stratejiyi izleyen, planlı tutum

4-Aldırmaz, umursamaz tutum

5-Üstünlük belirten tutum

Kesin tutum

Açık tutumlar

1-Tanıtıcı tutum

2-Soruna yönelik tutum

3-Plansız, kendiliğinden oluşan tutum

4-Anlayış, Yakınlık gösteren tutum

5-Eşitlik belirten tutum

6-Denemeci tutum

İletişim sürecinin içerisinde, bu tutumlar çeşitli derecelerde kendini gösterir. Bir insanın iletişimi, bir tek tutumu yansıtmaz, farklı tutumlar, değişik derecelerde birbirleriyle kaynaşır. Mesela bir yerde yargılayıcı tutum gösteren biri hemen bunun arkasından anlayış ve yakınlık tutumu da gösterebilir.

Yargılayıcı tutum, savunuculuğu artırır, eğer dinleyici, konuşanın ses tonundan yargılandığı hissine kapılırsa, hemen savunucu bir tutum içine girer. Buna karşılık tanıtıcı tutum içerisinde bulunan kimse karşısındaki insanda kuşku ve korku uyandırmadan konuşur.

Denetlemeye yönelik durumda, konuşan kimsenin dinleyiciyi denetleme ya da fikrini değiştirme gibi amaçları olduğundan bunu sezen denetleyicinin savunuculuğu artar. Soruna yönelik tutumda ise konuşan ve dinleyen sorunu beraberce tartışarak ortaklaşa çözüm yolları ararlar.

Belli bir stratejiyi izleyen planlı tutum, konuşanın amaçları doğrultusunda dinleyiciyi kuşkuya düşürebileceğinden, savunma uyandırır. Plansız kendiliğinden oluşan tutum ise daha tabii olduğu ve sinsilik kuşkusu uyandırmadığı için savunuculuğu gerektirmez.

İki kişi konuşurken, biri umursamaz bir tavırla söylenen söze aldırma davranışı gözetiyorsa karşıdaki kişide savunucu bir tepki oluşabilir. İletişimde bulunurken kişinin karşısındakinin duygu ve düşüncelerine, ilgi ve anlayış göstermesi, ona yakınlaşması, savunuculuğu azaltmadıkça açık iletişimi kuvvetlendirmektedir.

Konuştuğu kişiden daha üstün olduğunu ima eden, gönderdiği mesajlarda büyüklük ifade olan kişi dinleyicide söylenenleri dinleme yerine, bütün enerjisini savunmaya yöneltmektedir. Dinleyici konuşan kişinin üstünlük taslayıp, kendini onunla eşit tuttuğunu anlarsa, açık bir tutum içine girer.

Hangi konu olursa olsun bazı insanlar kesin bir ifade kullanmayı tercih ederler. Bu çeşit kimseler genellikle bir problemi çözmek değil, her ne pahasına olursa olsun tartışmayı kazanmak amacındadırlar. İletişimde kesin tutumlu olan kimselerde hoşgörü düzeyi çok düşük olduğundan, dinleyicide savunuculuk birdenbire artabilmektedir. Denemeci tutumda ise bir konuyla ilgili birçok doğru bilgi birçok değişik bakış açısı olabilir. “Benim bakış açım doğru olmayabilir.” düşüncesi ve hoşgörüsü vardır. Çünkü gerçekte de “Hiçbir doğru tek boyutlu değildir.”

İletişim kurduğumuz kişinin konuşma biçimi yargılayıcı, denetleyici, üstünlük taslayan, umursamaz, planlı ve kesin bir tavır içerisindeyse bu kişilere karşı daha kapalı ve savunucu oluruz. Bu kişilerle iç dünyamızı kapatır onlardan uzak durmaya çalışırız. Oysa iletişim kurduğumuz kişinin konuşma biçimi tanıtıcı sorunu çözmeye yönelik, plansız, anlayış ve yakınlık gösteren, eşitlik belirten ve denemeci bir tavır içerisindeyse kendimizi bu kişilere karşı daha rahat açabilir, daha az savunucu oluruz.

,,

 

Yönetici görevlendirme takvimi

Meb yönetici görevlendirme takvimini ertelememelidir

2017 yılında yönetici görevlendirmeleri okulların açılmasına kadar sarkmıştı. Bu durum hem yeni göreve gelen yöneticilerin oryantasyonunu geciktirmiş hem de yönetici görevlendirmeden kaynaklı binlerce kadronun il içi ve il dışı yer değiştirmelerde kullanılamamasına yol açmıştı. Devamı

Performans taslağı ve eğitimin geleceği

egitim bir sen

Performans taslağı ve eğitimin geleceği
Latif SELVİ

Eğitim, toplumun üstün meziyetlerle donanmış çağ nüfusu ile bilgi ve beceri seviyesinde yarışabilecek bir katkıyı sunabilmektedir. Bu çerçevede emsalleri ile uluslararası mukayeseler yapılarak bireyin eğitimde hedeflenen erişime ulaşması esastır. Hatta bu evrensel bir haktır. Devamı

,,,

 

Lütfen Paylaşalım

 

web servis

site ekle site ekle