foto1
İdareci öğretmen ve öğrenciler için belge dokuman evrak
foto1
MEB tüm mevzuat genelge kanun tüzük yönetmelik
foto1
Güçlü bir hafıza ve zekamızı geliştirmek için neler yapmalıyız
foto1
Okulda sınıfta oynanabilecek çocuk oyunları Çevre doğa haberleri
foto1
Tebliğler dergisi MEB Tüm Mevzuat son çıkan yönetmelikler
Güçlü hafıza neyle bağlantılı? Zaman yönetimi MEB Yangın yönergesi Uyku başarı nedeni fiziksel cezanın etkisi Son çıkan yönetmelikler MEB Tüm mevzuat Olaylar ve insanlar Sağlıklı yaşam için Trafik işaret ve levhaları Tebliğler Dergisi Mevzuat bilgi sistemi Büyük Türk Tarihi Verimli Ders çalışma Özgüven ve farkındalık Eğitimde motivasyon Eğitimde farkındalık.Read More...

Okul Yolu

İdareci Öğretmen ve öğrenciler için bir Eğitim Sitesi

İslam Ülkeleri Neden Kalkınamıyor

desKonuya büyüme ve kalkınma kavramlarını açıklayarak başlayalım. Büyüme; reel milli gelirin veya kişi başına düşen reel gelirin önceki dönemlere göre artmasıdır. Büyüme kavramı daha çok gelişmiş ülkeler için kullanılan bir kavramdır. Kalkınma kavramı içinde anlatılacağı gibi, gelişmiş ülkeler bir takım sosyal, ekonomik, teknolojik, kültürel ve toplumsal dönüşümlerini çok öncelerden gerçekleştirdikleri için onların temel sorunu reel gelirlerini artırmaktır. Devamı

,

 

B-Sözsüz iletişim

İletişim yalnız sözle değil, el, kol, yüz ve beden hareketlerimizle meydana getirdiğimiz sözsüz mesajlarla da gerçekleşir. Karşı karşıya gelerek kurulan kişiler arası iletişimlerde, hem sözlü, hem de sözsüz mesajlar aynı anda kullanılabilir.

Sözsüz mesajlar, beden dili olarak ta isimlendirilmektedir. Beden dilimiz, jestler, mimikler, oturuş, duruş gibi çeşitli davranışlarla kendini ortaya koyar. Bedenin bütününün konuşulan konuya katılması, çoğunlukla büyük topluluklar önünde konuşan ve onların duygularını harekete geçirerek, etkilemeyi amaçlayan politikacılarda görülür. Politika dışında sanat alanında da orkestra şeflerinin sadece ellerindeki batonla değil, bedenleriyle müziği birleştirdikleri görülür. Bu jest ve hareketler, kişinin söyledikleri ile bütünleşmesini yansıtır.

Bazı zamanlar insanların ne hissettiklerini anlamak çok zordur. O zaman insanların yüz ifadelerine, bedenlerinin ortaya çıkarmış olduğu belirtilere bakarak o anda nasıl bir duygu içinde olduklarını anlayabiliriz. Bedensel belirtileri anlayabilmek için bu belirtilere duyarlılık kazanmamız gerekir.

İnsan hayat boyunca çoğunlukla farkında olmaksızın günlük hayatında beden dilini son derece etkili olarak kullanır. Duyguların ve düşüncelerin kelimelere dökülmediği durumlarda bir bakış, başın bir dönüşü bir jest, savunucu bir mimik yüzlerce kelimeden daha fazla anlam taşır. Ancak insan bedenini kelimeleri kontrol ettiği gibi kontrol edemez. Bedenimiz kişilere ve olaylara karşı kendiliğinden tepkiler verir. Gerçek duygu ve düşüncelerimizi kelimelerin arkasına gizlemenin mümkün olmasına karşılık, beden dilimizi gizlememiz mümkün değildir.

Beden dilimiz sayesinde, kendi dünyamızı yansıtma biçimimiz ve birlikte yaşadığımız insanların şç dünyalarıyla ilgili önemli ve gerçek bilgilere sahip oluyoruz. Bu şekilde kendimizi ve başka insanları tanımamız kolaylaşır.

Şunu da unutmamak gerekir ki beden dili asla yalan söylemez!..

İki kişi karşı karşıya geldiği zaman birbirleriyle iletişim kurmaması mümkün değildir. Karşınızdakiyle hiç konuşmadan ister gözüne bakın, ister bakışlarınızı başka tarafa çevirin, ister bulunduğunuz odayı terk edin, her türlü davranışınız karşınızdaki için bir anlam taşıyacağından kendiliğinden bir mesaj oluşturur. Sözsüz iletişimden kurtulmak mümkün değildir. Ne yaparsak yapalım kendimiz hakkında bir şeyler söylüyoruz demektir.

Sözlü mesajlar düşünceleri, sözsüz mesajlar da duyguları daha açık ve doğru olarak anlatırlar. Bedenimizin duruşu ve hareketleriyle duygularımız arasında çok yakın bir ilişki bulunduğu açık bir gerçektir. Bedenin dili, duyguların anlaşılmasında kelimelerden daha fazla etkilidir.

Şimdi bedenin duruşu ve hareketleri ,el kol hareketleri (Jestler), yüz ifadeleri (mimikler) gibi sözsüz iletişim mesajlarına kısaca bir göz atalım.

İletişim kurmak istemediğimiz bir kişiye sırtımızı dönmek, onunla konuşmak istemediğimizin bedenen ifadesidir. Birisine tam yüzünüzü dönmüş olmanız, o kişiyle iletişim kurmak istediğinizi; birisinde yüzünüzü çevirmeniz veya kafanızı çevirmeniz ise, onunla konuşmak istemediğinizin beden diliyle ifadesidir. O halde bedenimizin duruş ve hareketleriyle, duygularımızın anlatımı arasında yakın bir bağ vardır.

Jestler yanlış el kol hareketlerimiz, neler hissettiğimizin en güzel ve en doğru anlatımıdır. Karşımızda konuşan bir kişinin elindeki kâğıdı büküp katladığını parmaklarıyla masaya sürekli vurduğunu görürsek o kişinin bizimle birlikte olmaktan çok rahatsız olduğunu düşünürüz. Yine kızgın bir kişinin, kendini ne kadar kontrol ederse etsin, yumrukları bir dereceye kadar sıkık ve kasları gergindir.

İnsan vücudunun en çok dikkati çeken yeri yüzü, yüzdeyse gözleridir. Yüz yapısının ifade tonları yani mimikler duygularımızı samimi bir şekilde anlatır. Yüzün karmaşık bir iletişim sistemine sahip olması ve yüz ifadelerinin hızla değişmesi, yüz ifadelerini anlamayı zorlaştırmaktadır. Film teknikleri kullanılarak yapılan araştırmalardan anlaşılmıştır ki bir kimsenin yüzündeki ifade, saniyenin beşte biri kadar bir zaman içerisinde değişebilmektedir. Bu tür film çalışmaları, yüzün hangi kısmının hangi duyguları belirtiğine ilişkin ipuçları d avermekte4dir. Üniversite öğrencileri üzerinde şematik çizimler kullanılarak yapılan bir araştırmada, neşeli ve mutlu ifadelerin en iyi ağızla ve gözle, kızgın ifadelerin kaş ve dudak biçimleriyle, içe dönük ifadelerin en iyi gözle belirtildiği ortaya çıkmaktadır.

Gözün kendisi başlı başına bir mesaj kaynağıdır zaten. Bir kimse gözünüzün içine bakmakla size ilgisini belli eder. Gözünü kaçırmakla sizden Bir şey saklamak durumunda olduğunu anlatır. İletişimde göz ilişkileri kurduktan sonra diğer ilişkileri kurmak kolaydır. Gözlerin dili herhalde en çok birbirlerine ilgi duyan kadın erkek arasında kullanılır.

Sözsüz mesajlara duyarlılık kazanmamış kimseler, sosyal ilişkilerinde ve kişiler arası iletişimde büyük sıkıntı ve başarısızlıklarla karşılaşırlar.


,,

 

Yönetici görevlendirme takvimi

Meb yönetici görevlendirme takvimini ertelememelidir

2017 yılında yönetici görevlendirmeleri okulların açılmasına kadar sarkmıştı. Bu durum hem yeni göreve gelen yöneticilerin oryantasyonunu geciktirmiş hem de yönetici görevlendirmeden kaynaklı binlerce kadronun il içi ve il dışı yer değiştirmelerde kullanılamamasına yol açmıştı. Devamı

Performans taslağı ve eğitimin geleceği

egitim bir sen

Performans taslağı ve eğitimin geleceği
Latif SELVİ

Eğitim, toplumun üstün meziyetlerle donanmış çağ nüfusu ile bilgi ve beceri seviyesinde yarışabilecek bir katkıyı sunabilmektedir. Bu çerçevede emsalleri ile uluslararası mukayeseler yapılarak bireyin eğitimde hedeflenen erişime ulaşması esastır. Hatta bu evrensel bir haktır. Devamı

,,,

 

Lütfen Paylaşalım

 

web servis

site ekle site ekle