Öğrenciye Notlar

foto1
İdareci öğretmen ve öğrenciler için belge dokuman evrak
foto1
MEB tüm mevzuat genelge kanun tüzük yönetmelik
foto1
Güçlü bir hafıza ve zekamızı geliştirmek için neler yapmalıyız
foto1
Okulda sınıfta oynanabilecek çocuk oyunları Çevre doğa haberleri
foto1
Tebliğler dergisi MEB Tüm Mevzuat son çıkan yönetmelikler
Güçlü hafıza neyle bağlantılı? Zaman yönetimi MEB Yangın yönergesi Uyku başarı nedeni fiziksel cezanın etkisi Son çıkan yönetmelikler MEB Tüm mevzuat Olaylar ve insanlar Sağlıklı yaşam için Trafik işaret ve levhaları Tebliğler Dergisi Mevzuat bilgi sistemi Büyük Türk Tarihi Verimli Ders çalışma Özgüven ve farkındalık Eğitimde motivasyon Eğitimde farkındalık.Read More...

Okul Yolu

İdareci Öğretmen ve öğrenciler için bir Eğitim Sitesi

İslam Ülkeleri Neden Kalkınamıyor

desKonuya büyüme ve kalkınma kavramlarını açıklayarak başlayalım. Büyüme; reel milli gelirin veya kişi başına düşen reel gelirin önceki dönemlere göre artmasıdır. Büyüme kavramı daha çok gelişmiş ülkeler için kullanılan bir kavramdır. Kalkınma kavramı içinde anlatılacağı gibi, gelişmiş ülkeler bir takım sosyal, ekonomik, teknolojik, kültürel ve toplumsal dönüşümlerini çok öncelerden gerçekleştirdikleri için onların temel sorunu reel gelirlerini artırmaktır. Devamı

,

 

atasozu

Hedefi olan öğrencilerle ilgili

Hedefinizi anlattığınız öğretmenleriniz size farklı bir samimiyetle yaklaşacaklardır. Bir öğretmeni en çok etkileyen öğrenci hedefi olan bu hedefe büyük bir bağlılık duyan ve bunun için elinden gelen gayreti gösteren öğrencidir 

her öğretmen böyle bir öğrenciye yardım etmekten onun çabalarına katılmaktan, onun duygularını paylaşmaktan zevk duyar.

Yalnız geleceğe dönük hedefleriniz değil onlar la bir bağlı olan ya da olmayan bilgilerinizde etkileyici olur. Yeter ki bu bilgileriniz derin samimi içten olsun pul koleksiyonu yapan bir öğrencisine pul toplayan, Afrika’ya büyük ilgi duyan bir öğrencisine Afrika ile ilgili yazı ve resim Taşıyan, atletizmle uğraşan bir öğrencisine günlük yıllık çalışma programları temin eden öğretmenler tanıyorum.

" bir hedefinin olduğunu bildiğiniz bir öğrenci sizi etkiler mi" soruma soruyu sorduğum bütün öğretmenler hiç tereddütsüz coşkulu bir onayla" evet tabii" cevabını vermişlerdir şu cevap bir özet olabilir.:

" biyoloji alanında ihtisas yapmak istiyorum bir öğrencim vardı. çok canlı bir ilgiydi. Söz biyoloji olduğunda dikkatler onda toplanırdı. Bir konu hakkında ciddi bir bilgiye sahip olması onu arkadaşlarının gözünde çok farklı bir yapıyordu. Sınıfta özel bir yeri mevcuttu. Biyoloji ile ilgili bende ne varsa ona aktardım. Onun üniversitede araştırmalar yapan eski arkadaşlarımla tanıştırdım. Müthiş keyiflendi bilgisine karşı bu cevap onu daha da ilgili bir hale getirdi. Ne yazık ki matematikte yeterince başarılı değildi açıkça söylemek gerekirse dersin öğretmeni ile de bazı problemleri vardı. Araya girip bu problemleri çözmek zor olmadı, matematikte Ona özel bir program uyguladık eksikliklerini tamamladı

Potansiyelimizi nasıl örgütleyebiliriz? 

1- Sahip olduğumuz gücü iyi tanımalıyız olaylar ve insanlarla yüz yüze geldikçe o güç kıpırdar ve kendi varlığından bize bir şeyler söyler.

a-Daima hissettiğimizde daha güçlüyüzdür. 

b- Gücümüzün farkında olabilmek kendimizi iyi dinlememiz le kolaylaşır. Sonra arkadaşlarımız, öğretmenlerimiz, Ailelerimiz, Okuduğumuz kitaplar, gözlemlerimiz, şahidi olduğumuz ya da yaşadığımız olaylar, tartışmalar gücümüz hakkında bize önemli şeyler söylerler,

2- Bu güçle ne yapmak istediğimize, bu gücü hangi hedefe yöneteceği müze karar vermeliyiz.

a- Bu kararla birlikte göreceğiz ki biz gerçekten zannettiğimiz den daha güçlüyüz.

b- Bir hedef tespit ettikten sonra, gücümüzün başka nelere yetebileceğini açıkça görürüz.

3- Hedefimize ulaşmak için yeterli çaba göstermeliyiz.

a- Kendimize güvenmeliyiz

b- Başaracağımıza inanmalıyız.

c- irademizin süngüsü altında girmeliyiz.

d- zamanı verimli kullanmalıyız.

e- çalışmalıyız çalışma zaman nehrinin önüne barajlar kurmaktır.

4- olabildiği kadar bilgi olabildiği kadar dostluklar biriktirmeliyiz.

a- okumalıyız

b- dinlemeliyiz

c- güvenilir bir dost olmalıyız.

5- Varlığımıza eklediğimiz her yeni bilgi ile sürekli girişim içinde bulunmalıyız seyirci değil oyuncu olmalıyız.

Her şey bana bağlı


Zor derslere karşı nasıl davranmalıyız  

Başarılı olmadığımız dersler için öncelikle görüşlerine başvuracağınız, yardım isteyeceğiniz kişi o dersin öğretmenidir. Samimi olarak başarmak istediğiniz takdirde öğretmenin tavsiyeleri etkili olacaktır.

Bilhassa matematik gibi bağlantı noktaları çok ve çeşitli derslerdeki başarısızlığın en büyük sebebi temel bilgi ve beceriler de ki 

eksikliktir.2'nin ne olduğunu bilmiyorsak 2+2 bize hiçbir şey söylemez.2+2'nin anlamı bilinmeden bunun üzerine gibi olacak 2*2, 2/2 ve benzeri bağlantılar bir Birilerine eklenecektir. Bu gibi derslerde sınıflar yükseldikçe karşılaşılan karanlık büyür o ders artık "zor" olarak tanımlanır. Böyle bir durumda geri dönüp baştan başlamaktan Başka çare yoktur. Ders içinde sorularınızla az önceye dönebilmeniz mümkündür ama belli bir faydası olmakla birlikte yeterli çözüm değildir.

 

 

Eğer eksikliği telafi etmek, birikmiş bilgiyi anlamlı hale getirmek kararlılığını gösterirseniz, öğretmeninizden gerekli yardımı görebileceğimize şüphe etmiyorum. Bunun için geride kalmış her konuyu kendi sırasında ana çözümlerle öğrenip basamakları çıkmak mümkündür. Yeter ki kararlı ve Gayretli olun. Bu çalışma zannettiğiniz kadar uzun sürmeyecektir. İstendiği takdirde telafisi mümkün olmayan eksiklik yoktur yani bu çalışma imkânsızı denemek de değildir.

 

 

Böyle bir çalışma için bizi cesaretlendirmesi gereken bir gerçek de birçok konunun Bir alt sınıftaki konunun daha geniş bir şekli olduğudur. Matematik için bunun doğruluğunu özellikle araştırdığımız da gördüğümüz tablo şöyle: Örneğin 8. sınıf matematik konularının 13 ü yeni konu,15 i 6.ve7. Sınıf konularının biraz daha geniş şekildir.13 yeni konu içinde de sınıflarda okutulmuş bölümler vardır. Lise sınıfları için de pek farklı değil bütün dersler için geçerli.

 

 

Önceki konularda dönüşlerinizde alt sınıflarda o dersi çok iyi anlamış arkadaşlarınızla, halen alt sınıflarda okuyan başarılı öğrenciler diğer yardımcılarınız dır. Siz bir şeyi samimiyetle istediğinizde birçok imkânın harekete geçtiğini hayretle göreceksiniz. İstemenin gücü büyüktür deneyin.

 

 

Size zor gelen dersleri için özetle tavsiyelerde bulunabiliriz:

 

 

1- öğretmeninizle konuşun onun yardımını isteyin.

2- arkadaşlarınızdan faydalanın onların çalışma şekillerini inceleyin tavsiyelerini dinleyin Mümkünse beraber çalışın herhangi bir konuyu çok iyi bilen bir arkadaşınıza rahatça çeşitli sorular sorabilirsiniz.

3- geriye Dönün birikmiş bilgileri sistemli bir şekilde öğrenmeye gayret edin ihtiyaç duyduğunuz en alt basamaktan başlayın.

4- bu dersler için daha çok çalışın çalışmalarınızdan öğretmeninizi haberdar edin Sizi izlemesini sağlayın

Her şey bana bağlı

Recep Şükrü Apuhan


Verimli ders çalışma yolları

Tüm öğrenciler bir türlü ders çalışamamaktan yakınırlar. Hâlbuki verimli ders çalışmanın yollarını bildikten sonra bu sorunun yok olup gideceğini bir bilseler istedikleri başarıyı çok rahat elde edebilecekler. Nasıl mı?..

Ders Çalışma Programı Yaparken Nelere Dikkat Edilmeli?

- Çalışmaya başlamadan önce, kendinize çalışma sonunda gerçekleştireceğiniz bir hedef belirleyin. 

- Verimli olarak ders çalışabileceğiniz zaman dilimini ve çalışacağınız dersleri seçin. 

- Zorlandığınız derslerden çalışmaya başlayın, konsantrasyonunuz daha yüksek olduğundan algılamanızı kolaylaştıracaktır. 

- Çalışırken ders sıralamasının bir sözel, bir sayısal olmasına dikkat edin. 

- Ders çalışırken her 45 dakikada bir 5 dakikalık kontrol tekrarı yapıp, 10 dakika dinlenin. 

- 10 dakikalık molalar sırasında zihninizi dinlendirecek faaliyetlerde bulunun; ancak televizyondan ve bilgisayardan uzak durun. Çünkü televizyonu açmak için çok küçük bir enerji yeterlidir; ancak kapatmak gerçek bir mücadeleyi gerektirir. 


Öğrenilen Bilginin Hatırlanmasını Kolaylaştırmak İçin…

- Düzenli tekrar yapın. 

- Gerekli-gereksiz her şeyi öğrenmek yerine işinize yarayacak bilgileri öğrenin. 

- Öğrenmeniz bir amaca yönelik olsun. 

- Öğrenmeye karşı istek duyun.

http://www.haber365.com/Haber/Verimli_Ders_Nasil_Calisilir/ alınmıştır


Başarmanın altın kuralları

1..Hedefinizi belirleyin
2..Ayran gönüllü olmayın
3..Zikzak yapmayın
4..Güçlük ile başarısızlığı birbirinden ayırın 
5..Cepheyi daraltın, dar cepheden hücuma geçin
6..Geçmişe bağlanmayın,ancak ders alın 
7..Ustanın yanına çırak olun, işi öğrenin
8..Tek adam olma devrini kapatın
9..Show yapmayın
10..Başarıya ulaşanları inceleyin
11..Kendi çalışacağınız takımı kurun
12..Çekirdek kadroyu kaçırmayın
13..Başarıyı para ile mükafatlandırın
14..Adam yetiştirin ve takımınızı koruyun
15..Masada oturan yönetici olmayın
16..Takım arkadaşlarınıza saygı duyun
17..Çağdaş imkanlardan yararlanın


18..Bilgili olun, bilgi değişimini izleyin
19..En iyilerle çalışın
20..Parayı sevin
21..Ucuz adam olmayın
22..Ailenizle işinizi ayırmayı asla ihmal etmeyin
23..Kendi başınıza filizlenin
24..Yaşınızı işinize bulaştırmayın
25..Risk almaktan korkmayın
26..İşinize politika karıştırmayın
27..Devletle ticaret yapmayın
28..Başarıyı ekibinizle paylaşın
29..Verginizi ödeyin
30..Topluma karşı saygılı olun 
31..Adınızı temiz tutun 
32.. Daima güvenilir olun
33.. Dünyada yalnız siz yoksunuz, başkaları da var 
34..Yağcı olmayın, yağcılardan uzak durun 
35..Hırçın olmayın 
36- Başarıyı üstün güç olarak kullanmayın
37..Dinlenmeyi bilin
38..Küçük çevrenin içine kendinizi mahkum etmeyin
39..Rakiplerinizle dost olun
40..Farklı fikirleri ve kişileri dinleyin
41..Başarınızı, paranızı ve şöhretinizi taşımayı bilin
42..Başkalarını dinlemeye önem verin
43..Ayağınızı yorganınıza göre uzatın
44..Birçok işi aynı anda yapmayın
45..Özgün olun
46..Geçmişle vedalaşın 
47..Yaşayarak ölün, yaşamadan ölmeyin
48..İşinizde Bir Numara olun
49..Değişen şartlara uyun
50.. Ahirette sizi kurtaracak bir eser bırakın arkanızda

Sakıp Sabancı


İnşallah, maşallah ve fesuphanallah!

Sultan lll. Selim, İngiltere ve Rusya'nın ittifak ederek Osmanlı Devletine savaş açmasından endişe duyuyordu. Fransız elçisi General Sebastiyani ' nin Padişahı teselli için şu sözleri' söylemişti: .

- Siz İngiltere ve Rusya'dan ne korkuyorsunuz. Sizin daha tehlikeli 3 düşmanınız var ki, onlardan kurtulabilirseniz; karşınızda hiçbir düşman dayanamaz.        Sultan lll. Selim:

- Kimdir o üç düşman? Diye sordu. Sebastiyani:

-'" Üçü de dilinizde "t" harfi ile başlıyor: Tembellik, tevekkül ve teseyyüp (adamsendecilik). Bunların yanında aslında güzel Ümitleri müjdelemesi gereken, ama sizlerin çok defa ihmallerinize kalkan yaptığınız üç kelime daha var:

-İnşallah, maşallah ve fesuphanallah! İlk üçünden kurtulur, son Üçünü de gayretlerinize dayanak yapabilirseniz, Türklerin korkacağı düşman kalmaz.


Hayattan alınacak dersler

Birinci ders.
-----------------------------
Okuldaki ikinci ayımda, hocamız test sorularını dağıttı. Ben okulun en iyi öğrencilerinden biriydim. Son soruya kadar soluk almadan geldim ve orada çakıldım kaldım. Son soru şöyleydi: "Hergün okulu temizleyen hademe kadının ilk adı nedir?.."
Bu herhalde bir çeşit şaka olmalıydı. Kadını yerleri silerken hemen Hergun görüyordum. Uzun boylu, siyah saçlı bir kadındı. 50'lerinde falan olmalıydı. Ama adını nereden bilecektim ki!.. Son soruyu
yanıtsız bırakıp kâğıdı teslim ettim.


Süre biterken bir öğrenci, son sorunun test sonuçlarına dahil olup olmadığını sordu.


"Tabii dahil" dedi, hocamız.. "İş yaşamınız boyunca insanlarla karşılaşacaksınız. Hepsi birbirinden farklı insanlar. Ama hepsi sizin ilginiz ve dikkatinizi hak eden insanlar bunlar. Onlara sadece
gülümsemeniz ve 'Merhaba' demeniz gerekse bile.."


Bu dersi hayatım boyunca unutmadım.

O hademenin adını da.. Dorothy  idi.


İkinci  ders.. Yağmurda otostop!..
----------------------------------------
Bir gece vakit gece yarısına doğru Alama otoyolunun kenarında duran bir zenci kadın gördüm. Bardaktan boşanırcasına yağan yağmura rağmen, bozulan arabasının dışında duruyor ve dikkati çekmeye çalışıyordu.
Gecen her arabaya el sallıyordu. Yanında durdum. 60'lı yıllarda bir beyazın bir zenciye hem de Alabama'da yardıma kalkışması pek olağan şeylerden değildi. Onu kente kadar göturdüm. Bir taksi durağına bıraktım. Ayrılırken ille de adresimi istedi Verdim.
Bir hafta sonra kapım calındı. Muazzam bir konsol televizyon indiriyordu adamlar. Bir de not ekliydi, armağanda.. "Gecen gece otoyolda bana yardımınıza teşekkür ederim. O korkunç yağmur sadece
elbiselerimi değil, ruhumu da sırılsıklam etmişti. Kendime güvenimi yitirmek üzereydim, siz çıkageldiniz. Sizin sayenizde ölmekte olan kocamın yatağının başucuna zamanında ulaşmayı başardım. Biraz sonra son nefesini verdi. Tanrı bana yârdım eden sizi ve başkalarına karşılık beklemeksizin yârdım eden herkesi kutsasın!..
En iyi dileklerimle,
Bayan Nat King Cole."


* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *


Üçüncü ders.. Size hizmet edenleri hep hatırlayın..
----------------------------------------------------------
Bir pastanın üç otuz paraya satıldığı günlerde 10 yasında bir çocuk pastaneye girdi. Garson kız hemen koştu.. Çocuk sordu:
"Cukulatalı pasta kaç para?.."
"50 cent!.."
Çocuk cebinden çıkardığı bozukları saydı. Bir daha sordu:
"Peki dondurma ne kadar.."
"35 cent" dedi garson kız sabırsızlıkla.. Dükkânda yığınla müşteri vardı ve kız hepsine tek başına koşuşturuyordu. Bu çocukla daha ne kadar vakit geçirebilirdi ki..
Çocuk parasını bir daha saydı ve "Bir dondurma alabilir miyim lütfen" dedi. Kız dondurmayı getirdi. Fişi tabağın kenarına koydu ve öteki masaya koştu. Çocuk dondurmasını bitirdi. Fişi kasaya ödedi. Garson kız masayı temizlemek üzere geldiğinde, gözleri doldu birden. Masayı sanki akan yaşlar temizleyecekti. Boş dondurma tabağının yanında çocuğun bıraktığı 15 centlik bahşiş duruyordu..


* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *


Dördüncü  ders.. Yolumuzdaki engeller..
---------------------------------------------
Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu. Bakalım neler olacaktı?. Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray görevlileri birer birer geldiler, sabahtan öğlene kadar. Hepsi kayanın etrafından dolaşıp saraya girdiler. Pek çoğu kralı yüksek sesle eleştirdi. Halkından bu kadar vergi alıyor, ama yolları temiz
tutamıyordu.
Sonunda bir köylü çıkageldi. Saraya meyve ve sebze getiriyordu. Sırtındaki küfeyi yere indirdi, iki eli ile kayaya sarıldı ve ıkına sıkına itmeye başladı. Sonunda kan ter içinde kaldı ama kayayı da yolun
kenarına çekti. Tam küfesini yeniden sırtına almak üzereydi ki, kayanın eski yerinde bir kesenin durduğunu gördü. Açtı.. Kese altın doluydu.
Bir de kralın notu vardı içinde..
"Bu altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir" diyordu kral. Köylü, bugün dahi pek çoğumuzun farkında olmadığı bir ders almıştı.
"Her engel, yasam koşullarınızı daha iyileştirecek bir fırsattır.."


Beşinci  ders.. önemli olan vermektir..
---------------------------------------------
Yıllar önce hastanede çalışırken, ağır hasta bir kız getirdiler. Tek yaşam şansı beş yasındaki kardeşinden acil kan nakli idi.
Küçük oğlan aynı hastalıktan mucizevî şekilde kurtulmuş ve kanında o hastalığın mikroplarını yok eden bağışıklık oluşmuştu. Doktor durumu beş yasındaki oğlana anlattı ve ablasına kan verip veremeyeceğini sordu.


Küçük çocuk bir an duraksadı. Sonra derin bir nefes aldı ve "Eğer kurtulacaksa, veririm kanımı" dedi.
Kan nakli ilerlerken, ablasının gözlerinin içine bakıyor ve gülümsüyordu.


Kızın yanaklarına yeniden renk gelmeye başlamıştı, ama küçük çocuğun yüzü de giderek soluyordu.. Gülümsemesi de yok oldu. Titreyen bir sesle doktora sordu:


"Hemen mi öleceğim?"


Küçük doktoru yanlış anlamış, ablasına vücudundaki bütün kanı verip, öleceğini sanmıştı.


Başarı isteyen yazın bol kitap okusun

Eğitimciler YGS ve LYS gibi sınavlara girecek adaylara yazın bol kitap okumalarını önerdi.

Kitap okumak hem sözel hem de sayısal soruların çözümünü kolaylaştırıyor.

YGS ve LYS'de ağırlıklı olarak okuma alışkanlığı olan öğrencilerin yapabilecekleri türde soruların çıkması kitap okumanın önemini gözler önüne serdi. Uzmanlar, sınava girecek adayların yazın bol bol kitap okumalarını önerdi. Zira uzmanlara göre, kitap okumak sayısal alandaki soruların çözümü içinde gerekli

Üniversite adaylarının katıldığı sınav maratonu sona erdi. Sıra adayların Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ile Lisans Yerleştirme Sınavı'nda (LYS) aldığı puanlarla tercih yapmasına geldi. Ancak yerleşemeyeceğini düşünen adaylar yeni dönem için hazırlıklara başladı. Uzmanlar gelecek sene sınava girecek adayları şimdiden uyardı. FEM Yayınları Rehberlik Koordinatörü Faruk Ardıç, ÖSYM'nin uyguladığı son YGS ve LYS' ler deki soruların uzun metinlere dayalı ve zaman alıcı olduğuna dikkat çekti.

Kitap okuyan zorlanmadı

Çıkan sorulardan yola çıkarak önümüzdeki dönemde sınava girecek adayların bol bol kitap okuması gerektiğini söyleyen Ardıç, "Sınavlarda kitap okuyanlar zorlanmadı. Sınavlarda kitap okuma alışkanlığına sahip olan öğrenciler zamanı verimli kullanma yönünde daha avantajlı oldu" dedi.

Ardıç, özellikle YGS Türkçe ve LYS Edebiyat- Coğrafya testlerinin, okuma alışkanlığı olan öğrencilerin yapabileceği türde soruları içerdiği anlatarak şunları söyledi: "Kitap okuyan öğrenciler uzun paragraf sorularında fazla zorlanmadı.


Uzun metinli soruları, bir defada okuyup, anlamak ve cevabı bulmak tamamen pratik yapmaya dayalı bir süreç. Bu süreçte başarılı olmak çok kitap okumayla ilgilidir.  Özellikle edebiyat soruları yazarların eserlerini değil, içeriklerini de bilmeyi gerektirdi. Bu da bol bol kitap okumalarında yarar olduğunu bir kez daha göstermiş oldu."


Soru yoğunluğu artıyor

Genel anlamda LYS'ler değerlendirildiğinde soruların yoğunluğunun arttığını ifade eden Ardıç, "Soruların çözümü için ciddi bilgi birikimine sahip olmayı gerektiriyor" diye konuştu. Ardıç, "2012 LYS'nin tüm testler 9. sınıftan 12. sınıf sonuna kadar bütün müfredatı kapsar nitelikte. Soruların tümüne bakıldığında konular arasında fazla bir YGS-LYS ayrımı olmadığı görülüyor. Bu da öğrencilerin konular arasında ayrım yapmaksızın sınava hazırlanmaları gerektiriyor.

Sınavdaki test yoğunluğunun eğitim süresi içine dağıtıldığın başta 11 sınıf olmak üzere tüm sınıflarda işlenen konuların ayrı bir değeri olduğu görülmektedir. Ara sınıfta olup ta sınava erken hazırlanan adayların ve velilerin bu konuda bilinçlenmeleri faydalarına olacak" diye konuştu.

Sayısal alan için de faydalı

Faruk Ardıç kitap okumanın sadece sözel alan için fayda sağladığı inanışının doğru olmadığını belirterek "Yaz sürecini değerlendirmek isteyen adayların okumanın sadece sözel alandaki değil sayısal alandaki testleri de çözerken anlama yeteneklerinin güçleneceğinin farkında olmaları gerekiyor" dedi. Ardıç artık sınavların, düzenli çalışan, gündemi takip eden, kitap okuyan, yorumlama gücü kuvvetli öğrencilerin yapabileceği hale dönüştüğünü ifade etti.

HABER: Nesrullah SONAY / BUGÜN GAZETESİ


Vernon, Bugün Öğretmenine İyi Bir Soru Sordun mu?

Bu öyküyü kızım Eliften duymuştum:

"Vernon adında Amerikalı bir fizyoloji profesörü Nobel ödülü almış. Öğrencilerden biri, ödülden sonraki ilk derste, hocaya şu soruyu sormuş: "Fizyoloji alanında bu ülkede üç binin üzerinde bilim adamı var. Bu kadar bilim adamının arasında bu ödüle niçin siz layık görüldünüz? Sizi diğer bilim adamlarından ayıran özellik ne?"

"Profesör yüzünde bir gülümsemeyle şu cevabı vermiş: "Hepsini anneme borçluyum. Diğer çocukların anneleri, onlar okuldan dönünce, "Söyle bakalım, öğretmenin sorularına iyi cevap verebildin mi?" derken, annem, "Vernon, bugün öğretmene iyi bir soru sordun mu?" diye araştırırdı. Ben niçin Nobel ödülü aldım? Beni diğerlerinden ayıran özellik ne? Bunu soruyorsunuz, değil mi? Beni diğerlerinden ayıran özellik, benim diğerlerinin sormadığı soruları sormam ve sormaya devam etmemdir!"

Anlamlı ve Coşkulu bir yaşam için savaşçı Doğan Cüceloğlu

g

Almanya'da eski bir okulun girişinde şu satırlar yazılıdır:

- Servetini kaybettinse, hiçbir şeyini kaybetmemiş       sayılırsın. ..

Sağlığını kaybettinse, belki bir şeyler kaybetmiş sayılırsın. ,

Karakterini kaybettinse, her şeyini kaybetmişsin demektir. .

Gerçekten de karaktersiz insandan, her türlü kötülük ve zarar umulur.

Ondan faydalı, erdemli, güzel bir davranış beklenmemelidir.

Montesquieu, yazılarını okutmak için verdiği bir arkadaşına şöyle demişti:

- Sen şimdi bu yazıları, birkaç saat içinde okuyup bitireceksin.

Fakat 'sana temin ederim ki, bu iş, bana saçlarımı ağartacak kadar uzun ve yorucu çalışmaya mal oldu.



verimli ders çalışma ve öğrenme yolları

1-Herşeyden önce kendinize güven duymalısınız. "Yetersiz olduğum için başarılı olamam" gibi düşüncelerle değerlendirmelere gitmeden "Başarılı olmalıyım" ilkesini edinmelisiniz. Unutmayınız ki kendine güven başarının temel anahtarıdır.

2- Çalışmaya büyük bir ilgi ve istekle başlamalısınız. Eğer bu ilgi ve isteği duymuyorsanız ileride karşılaşacağınız sonuçları düşünerek ilgi ve isteğinizi kendiniz yaratabilirsiniz.

3-Kendinize rahat çalışabileceğiniz bir ortam yaratmalısınız. Bu yer sessiz, masa başında ve çeldiricilerden uzak olmalıdır. Yatarak ve uzanarak ders çalışması yapılmaz

4-Ders çalışmaya başlamadan önce, yorucu faaliyetler bırakılmalı, çalışma için Amaç belirlenmelidir. Ne çalışılacak nereye ulaşılacak.

5-Dikkat toplayabilme verimli çalışmanın en önemli kuralıdır. Kalıcı ve daha iyi bir öğrenme için kesin gereklidir. Ders çalışılırken başka olaylar düşünülmemelidir. Sadece yapılacak çalışmaya özen gösterilmelidir. Sınıfta o konuyla ilgili olaylar düşünülmemeli sadece yapılacak çalışmaya özen gösterilmelidir. Sınıfta o konuyla ilgili olaylar göz önüne getirilmeli. Hayal ve düşüncelere dalınılmamalıdır.

6-Ders çalışırken mümkün olduğunca fazla duyu organımızı kullanmaya özen göstermeliyiz.(Not tutmak, şekil çizmek, deney ve gözlem yapmak gibi. Bu şekilde konuları daha rahat anlayabiliriz.)

7-Planlı çalışmayı ilke edinmeli. Planlı çalışma zekâyı kullanabilme yeteneğidir. Özdenetimin, iç disiplinin (Self-control'ün) gelişmesidir. Çalışma Planları günlük olabildiği gibi haftalıkta yapılabilir.

8-Çalışma saatlerini iyi ayarlamak okuduğunu anlamak, anladığını nota dökmek araştırmalarla bilgilerini güçlendirmek için gereklidir. Ders çalışmak için sabah saatleri en verimli saatleridir. Özellikle hafta sonları çalışmalar mutlak suretle sabahtan olmalıdır.

Çalışma saatleri günlere eşit olarak bölünmelidir.5 günlük çalışmak yerine 5 gün birer saat çalışmak tercih edilmelidir. Çalışma saatleri 50 dakikadan az olmamalıdır. Bu süre sonunda muhakkak 15-20 dakikalık ara verilmeli ve okuma uğraşılarından uzaklaşılmalıdır.

9-Bir konuyu kendini yeterli hissedene kadar çalışmak, konuları nedenine, niçinine ve sonucuna göre sıraya koymak ve bir senteze ulaşmak o konuyu öğrenmenin en iyi yoludur.

10-Kavrama yeteneğini geliştirmek kısa zamanda daha çok şey öğrenebilme gücüne sahip olabilirsiniz. Daima eski bilgilerle yenileri arasında anlamsal bağlantı kurarak, eski bilgilerinizi pekiştirmeli yenileri nasıl kullanacağınızı anlamalısınız.

11-Anlama yeteneğini geliştirmek sosyal derslerdeki başarıyı artıracaktır. Okunulanı kendi kendine anlatabilme iyi öğrenildiğinin bir işaretidir.

12-Öğrenmenin temel etkinliklerinden biri Okuma hızıdır. Belirli bir hızda okuyabilme öğrenmeyi kolaylaştırabilir. Okuma hızını geliştirebilmek için öncelikle kelime dağarcığını  geliştirmelisiniz. Ne kadar çok kelime bilirseniz hem hızlı okur, hem de okuduklarınızı daha iyi anlamış olursunuz. Bunun içinde ders dışı öykü, kitap, gazete, ansiklopedi karıştırmalısınız. Yeni öğrendiğiniz her kelimeyi yazarken ve konuşurken kullanmanız, düşüncelerinizi değişik anlatımlarla ifade etmeye yarayacaktır.

13-Bir konuyu çalışmaya başlarken, önce o konuyu bir bütün olarak okumalı ve kavramaya çalışmalısınız. Böylelikle bütünü oluşturan parçalar arasında daha anlamlı ilişkiler kurabilirsiniz. Özel çaba gerektiren zor bölümleri dikkatinizi daha fazla yoğunlaştırarak okumakta yarar vardır. Ders çalışırken o konu hakkında kendinize ait küçük hatırlatıcı notlar almakta faydalı olacaktır. Her konunun alt bölümlerini bu şekilde çalıştıktan sonra konu tekrar bir bütün olarak ele alınmalıdır.

14-Konu işlem yöntem olarak birbirine yakın dersleri arka arkaya çalışmak kavram karmaşasına yol açacağından bir sosyal ders, bir matematik gibi çalışabilirsiniz. Ya da sizin için zor olan bir dersin önünden kolayca anladığınızı çalışmak moral olarakta sizi yükseltecektir.

15-Çeşitli derslerden ve konulara da öğrendiğimiz bilgileri hayatta ve günlük yaşantıda kullanmaya özen göstermeliyiz. Bu faaliyetlerimiz, öğrendiklerimizin daha kalıcı olmasını sağlayacaktır.

16-Sınavlarda önce sıkışık çalışma yapmaktan kaçınmalısınız. Sınavdan önce yapılan sıkışık çalışma sonucu  öğrendiğinizi sandığınız bilgilerin çoğunu kolaylıkla unutabilirsiniz. Bu nedenle günü gününe dersler yapılmalı bugünün dersi yarına bırakılmalıdır.

17-Öğrenilen bilgilerin kolay unutulmasını  önlemek için sık sık tekrar yapmak önemlidir. Tekrar öğrenmenin en önemli kuralıdır. Uyku sırasında öğrenmenin daha az olduğunu dikkate alarak, bir bilgiyi öğrendikten hemen sonra uyumak ve kalktığınızda kısa bir tekrar yapmak öğrendiklerinizin kolay unutulmasını önler. En iyi öğrenme  unutulanları çıkardıktan sonra geriye kalanlardır. Her dersten sonra tekrar yapılmazsa öğrendiklerinizin 2/3 sini bir hafta içinde unutursunuz. Bir aya kadarda öğrendiklerinizin hemen hemen hiçbir akılda kalmaz.

18-Kendinizi zaman zaman yersiz endişe ve korkulara kaptırmayınız. Çünkü bunlar çalışma azmini azaltır. Her zaman iyi ve çalışkan bir öğrenci olmayı hedeflemelisiniz.

19-Sınav sözcüğü herkeste korku, heyecan ve kaygı yaratır. Bazıları sınav bunalımına girerler. Ancak unutmayın ki düzenli çalışan ve izleyen öğrenciler olağan dışı duygulara kapılmazlar.. Sınav öncesi kafanızı tüm kaygılardan uzak tutarak sınava girmelisiniz. Sınav öncesi güveninizi sarsacak tartışmalardan kaçmalısınız. Sınav öncesi güveninizi sarsacak tartışmalardan kaçınmalısınız. Sınavın ilk dakikasını eksiksiz ve doğru olarak adını soyadınızı, numaranızı ve sınıfınızı yazmaya ayarlamalısınız, yapamadığınız soruyu bırakıp diğerine geçmelisiniz. Öncelikle kolay olan soruları cevaplamalısınız. Daha sonra tekrar yapamadığınız sorulara dönebilirsiniz. Sınavın son 5-10 dakikasını cevap kâğıdını kontrole ayırınız. Atladığınız soru olup olmadığını böylece anlayabilirsiniz. Unutmayınız ki sınav bir son değildir.

Başarılarınızda size en büyük yardımcınız yine kendiniz olacaktır. Güveniniz ve gayretiniz ölçüsünde başarı grafiğinizin yükseleceği kesindir.

Yeni araştırma, önemli bir şeyi hatırlamanın en iyi yolunun, bunu uyurken yapmak olduğunu gösteriyor.

Basel Üniversitesi’nden Björn Rasch’ın yönetimindeki araştırma ekibi, yeni öğrenilen hatıraların uyku sırasında tekrar aktif hale getirilmesinin, hafızadaki izleri çok daha güçlü hale getirdiğini söylüyor. Rasch, bunun travma sonrası stres bozukluğu gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullanılabileceğini belirtiyor.

Deney sırasında denekler karelere ayrılmış bir alandaki cismin yerini hafızalarına kaydederken bir yandan da ortama bir koku verilmiş. Böylece hafızanın kokuyla ilişkilendirilmesine çalışılmış. Bunun ardından deneklerden bir kısmının uykuya dalmaları istenirken diğer grup uyanık tutulmuş.

20 dakikanın ardından, uyuyan grubun beyin dalgaları henüz yavaş dalga uykusu deseni gösterirken her iki gruba da aynı koku tekrar uygulanmış. Bir 20 dakikanın daha ardından uyuyan grup uyandırılmış ve benzer deney her iki gruba cisim farklı bir noktadayken ve koku olmadan tekrar uygulanmış.

Aradan geçen yarım saatin ardından, teste katılanlardan cismin deneylerdeki yerlerini hatırlamaları istenmiş. Kokunun yer almadığı deneyde her iki grup yüzde 60 oranında doğru hatırlamış. Buna karşılık koku verilen testte uyuyan grup yüzde 84’lük bir doğruluğa ulaşırken bu oran uyanık kalan grupta yüzde 42 olmuş. Her iki grubun fonksiyonel manyetik rezonans yöntemiyle incelenen beyinleri de, testler sırasında farklı beyin aktivite desenlerinin meydana geldiğini ortaya koymuş.

Rasch, böyle bir sonucu beklediklerini ve yavaş dalga uykusu sırasında hafızanın tekrar uyarılmasının, hatıraları daha stabil hale getirdiğini düşündüklerini söylüyor.


Kaynak: ntvmsnbc.com

http://www.haber365.com/Haber/Guclu_Hafiza_Icin_Uyuyun/ alınmıştır


Aşağıdaki soruları tam 1 dakika içinde yanıtlamaya çalışın. Bir kâğıt   kalem alın ve cevaplarınızı not edin. Her soruya bir defa bakmaya   çalışın oldukça ilginç ve güzel bir zekâ testi…  Sadece biraz dikkat, hepsini çözeceğinize eminim.
Başarılar.
1. Bazı aylar 30, bazıları 31 çeker; kaç ayda 28 gün vardır?
2. Doktorunuz size 3 hap verir ve bunları yarımşar saat   arayla almanızı tavsiye ederse, ilaçların tamamını bitirmeniz ne kadar   sürer?
3. Gece saat sekizde yatıyorum ve yatarken guguklu saatimi sabah dokuza kuruyorum kaç saat uyurum?
4. 30′u yarıma bölüp 10 eklediniz, kaç etti?
5. Bir çiftçinin 17 koyunu vardı. Sürüde salgın hastalık oldu, dokuzu ağır hastalandı, diğerleri öldü. Çiftçinin kaç koyunu var?


6. Sadece bir tek kibritiniz var, içinde bir gaz   lambası, bir gaz sobası ve birde mum bulunan karanlık ve soğuk bir   odaya girdiniz… Önce hangisini yakarsınız?
7. Adamın biri dikdörtgen biçiminde ve her cephesi   güney manzaralı bir ev inşa ediyor. Evi kocaman bir ayı ziyaret ederse   bu ayı ne renk olur?
8. 3 elma vardı ikisini aldım. Kaç elmam var?
9. Musa gemisine her hayvandan kaçar adet aldı?
10. Chicago´ dan hareket eden 43 yolculu bir otobüs   kullanıyorsunuz. Pittsburgh’da 7 yolcu binip, 5 yolcu indi. Cleveland’da   8 yolcu indi, 6 yolcu tuvalete gidip geldi ve 4 yeni yolcu bindi. 20   saat sonra Philadelphia’ya vardığınızda şoförün adı neydi?
Tebrikler bitirdiniz. Şimdi kontrol edin.



 

21 Aralık, Kuzey Yarımküre için en uzun gecenin yaşandığı gün

Her gün birbirinden farklı olsa da dünü diğerlerinden farklı kılan çok önemli bir özellik vardı.

21 Aralık, Kuzey Yarımküre için en uzun gecenin yaşandığı gün.

Kış mevsiminin başlangıcı olarak kabul edilen 21 Aralık'ta gündüz süresinin uzunluğu güneye gidildikçe artar. Bu nedenle 21 Aralık'ta ülkemizde en uzun gündüz Hatay'da yaşanır. Bu tarihten itibaren gündüzler uzamaya, geceler kısalmaya başlar.


21 Aralık'ta güneş ışınlarının Oğlak Dönencesi ‘ne dik gelmesiyle şu olaylar gerçekleşir:
Güneş ışınları Güney Yarımküre ‘ye gelebileceği en dik, Kuzey Yarımküre ‘ye en eğik açılarla gelir. Üzerinden Oğlak Dönencesi’ nin geçtiği karaların iç kısımları, dünyanın en sıcak yerleridir.

Güneş ışınlarının atmosferde kat ettiği yolun en kısa olduğu yer Oğlak Dönencesidir. Öğlen saat 12.00'de Oğlak Dönencesinde yataya dik duran cisimlerin gölgesi oluşmaz. Aydınlanma çizgisinin sınırları Kutup dairelerinden geçer. Güney Kutup Kuşağı aydınlanma çemberi içinde iken, Kuzey Kutup Kuşağı karanlık çember içindedir.

Kuzey Kutup Dairesi'nde sadece bu gün 24 saat süreyle gece, Güney Kutup Dairesi'nde ise 24 saat süreyle gündüz yaşanır.


,,

 

Yönetici görevlendirme takvimi

Meb yönetici görevlendirme takvimini ertelememelidir

2017 yılında yönetici görevlendirmeleri okulların açılmasına kadar sarkmıştı. Bu durum hem yeni göreve gelen yöneticilerin oryantasyonunu geciktirmiş hem de yönetici görevlendirmeden kaynaklı binlerce kadronun il içi ve il dışı yer değiştirmelerde kullanılamamasına yol açmıştı. Devamı

Performans taslağı ve eğitimin geleceği

egitim bir sen

Performans taslağı ve eğitimin geleceği
Latif SELVİ

Eğitim, toplumun üstün meziyetlerle donanmış çağ nüfusu ile bilgi ve beceri seviyesinde yarışabilecek bir katkıyı sunabilmektedir. Bu çerçevede emsalleri ile uluslararası mukayeseler yapılarak bireyin eğitimde hedeflenen erişime ulaşması esastır. Hatta bu evrensel bir haktır. Devamı

,,,

 

Lütfen Paylaşalım

 

web servis

site ekle site ekle