foto1 foto2 foto3 foto4 foto5


Okul Yolu
Bir Eğitim Sitesi

Okul Yolu

İdareci Öğretmen ve Öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi

Tasfiye Amaçlanıyor!

egitim sen

Eğitim Emekçilerine Yönelik Her Türlü Yasa Dışı Müdahalenin Karşısındayız

Bugün, yargıyı kuşatan siyasi iktidar tarafından hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü kavramları alabildiğine zedelenmektedir. AKP iktidarının toplumu kutuplaştırıcı, öfke empoze eden politikaları ve eğitimcileri itibarsızlaştırma hamleleri, maalesef her geçen gün meyvesini vermektedir. Devamı

,

 

Makale Dizini

 

  Karahanlı devleti (İlighanlar)

Kara-Han unvanını alan Bilge Kül Kadir Han tarafından 840 ta kurulmuştur, iki kardeş arasında devlet topraklarının paylaşılması sonucu 1042 de yıkılmıştır.

Balasagun, Özkend ve havalisi ile Tarun havzasının batı kısmı, Baykaş gölü, Hindikuş, Karakurum dağları dolaylarında hüküm sürmüştür.

Batı ve Doğu Türkistan'da ilk Türk İslam devletini kuran hanedan (840–1211) Ayrıca Arap kaynaklarında el Hakaniye, el Haniye, Ali Afrasiyab adıyla  da geçen bu sülale, kollarından biri olduğu Karluklar ya da Yağmalar la birlikte Uygur birliğine katıldı (744).Uygur devletinin Kırgızlar tarafından yıkılması üzerine (840) kendisini bozkırlar hükümdarı ilan eden Karluk Yabgusu, Karahanlılar devletini kurdu. Geleneksel Altay sistemine uygun olarak devlet Doğu ve Batı diye iki yönetim birimine ayrıldı. Doğu kanadının başındaki büyük kağan, tüm Karamanlıların hükümdarı sıfatıyla Arslan Kara Hakan unvanını alarak Kara-Ordu'ya yerleşti. Buğra Kara Hakan unvanını taşıyan hanedanın başka bir üyesi de büyük kağanın yüce Egemenliğini tanımak koşuluyla Batı kanadının hükümdarı olarak Taraz'da oturdu. Karahanlılar'ın bilinen ilk büyük kağanı Bilge Kül Kadir Han  Bazır  Büyük Kağan sıfatıyla Balasagun, Kadir Han Oğulcak da ortak kağan olarak Taraz'dan devleti yönetmeyi sürdürdüler.

Samani hükümdarı İsmail bin Ahmet, Uzun kuşatmadan sonra Taraz kentini ele geçirince (893),merkezini Kaşgar'a taşıyan Oğulcak, Samani egemenliği altındaki bölgelere buradan akınlara başladı. Onun yeğeni ve ardılı Saltuk Buğra Han, Müslümanlığı kabul ederek İslami Abdülkerim adını aldı.(945) ve çevresine topladığı Müslüman gönüllülerle Müslüman olmayan Karahanlılar'a karşı savaştı. Saltuk’un ölümü üzerine (956) yerine geçen oğlu Musa bağlı olduğu Doğu Kağanı nı yenerek hanedanın bu kolunu ortadan kaldırdı ve tüm Karahanlı devletini İslamlaştırmayı başardı. Böylece Karahanlılar Türklerin geleneksel dini Şamanlığa son veren ilk Türk devleti oldu(960).Ali Bin Musa döneminde (975-998) onun ortak kaağnı Hasan yada Harun Buğra Han, Maveraünnehir’de Samanilerin çözülmesiyle ortaya çıkan yönetim boşluğundan yararlanarak güneye yönelip Buhara'yı ele geçirdi (992) .Ahmet Arslan Kara Han döneminde (998-1015) de Gazneli Mahmut ile birleşerek Samani devletini ortadan kaldırdı.(1005).Ceyhun ırmağı Karahanlılar ‘la Gazneliler arasında sınır oldu. Ahmet Arslan Kara Han ayrıca Abbasi halifesini tanıyan ilk Karahanlı hükümdarı olarak da ad bıraktı. Ağır hastalığı sırasında yönetimi ele alan ve ölünce de ardılı olan kardeşi Mansur Arslan Han döneminde (1015-1024) Horosan'ı almak için harekete geçen Karahanlı ordularının Gazneli Mahmut karşısında üst üste bozguna uğramaları üzerine hanedan üyeleri arasında anlaşmazlık çıktı.(1016).Selçukoğlu Arslan Bey ile birleşerek amcasına karşı ayaklanan Ali Tigin, Buhara’yı ele geçirdi(1020) ve Mansur Arslan Han'ın ordusunu yendi (1021).Semerkant’ı da aldıktan sonra buralarda "Yığan Tigin" unvanıyla hüküm sürmeye başladı. Çok sofu bir kişi olan Mansur Arslan Han dervişliği yeğleyerek büyük kağanlıktan çekilince (1024) Ali Tigin'in ağabeyi Ahmet Togan Han tahtı zorla ele geçirdi. Ancak Balasgun (eski kara - ordu)üzerine yürüyen Mansur'un kardeşi Yusuf Kadir Han, başkente girip onu öldürttükten sonra tahta oturdu (1026).Gazneli Mahmut'la anlaşarak önce Ali Tigin'in bağlaşığı Selçukoğlu Arslan Bey'i bir hileyle ele geçirerek Hindistan'da hapse attırdı, sonra da büyük bir ordunun başında yeğeninin üzerine yürüdü. Bunun üzerine Ali Tigin bozkırlara kaçtıysa da Gazneli Mahmut ülkesine dönünce geri gelerek Buhara ve Semerkand'a yeniden egemen oldu. Yusuf Kadir Han ölünce (1032) yerine geçen oğlu Şerefeddüvle Ebu Şüca Süleyman bin Yusuf'la Kiş, Sogd ve Buharayı Ali Tigin 'in oğullarının elinden alan  Nasr İlig Han'ın  oğulları Muhammet Aynüddevle ve İbrahim arasındaki çekişme Karahanlı Devleti'nin ikiye bölünmesiyle sonuçlandı.(1041).Yusuf Kadir Han soyundan gelenlerin yönettiği Doğu Karahanlı devleti Balasagun siyasi ve askeri Kaşgar dinsel ve Kültürel merkezleri olmak üzere Talas, İsficab, Şaş, Doğu Fergana, Yedisu ve Kaşgarya' yı kapsarken; Ali Bin Musa soyundan gelenlerin (Ali Tigin Kolu)başında bulunduğu Batı Karahanlı Devleti de Buhara merkez olmak üzere Hocent'e kadar Batı Fergana ve Maverünnehir bölgelerini egemenlik sınırları içine aldı.

Doğu Karahanlı Devleti: İlk büyük Kağan olan Süleyman Arslan Han (1032-1056),bir süre sonra anlaşmazlığa düştüğü kardeşi Muhammet'e karşı savaşırken, tutsak düşerek hapse atıldı. Kağanlığını ilan eden Muhammet l (1056),ertesi yıl yerini büyük oğlu İbrahim l e bırakmak zorunda kaldı(1057),İbrahim de bir başka hanedan üyesi tarafından  öldürülünce (1059) Mahmut, bin Yusuf kağan oldu. Batı Karahanlılar 'la savaşan Mahmut, Seyhun (Sir Derya) sınır olmak ve Doğu Fergana kendisine bırakılmak koşuluyla onlarla bir antlaşma yaptı. Ölümü üzerine yerine oğlu Ömer geçti(1074).Ancak, Kaşgar Emiri Buğra Hasan bin Süleyman Han onu yakalatıp öldürterek tahtı ele geçirdi(1075).Müslüman olmayanlardan oluşan büyük bir orduyu bozguna uğrattıysa da  Büyük Selçuklu hükümdarı Melikşah Balasagun önlerine kadar gelince, onun egemenliğini tanımak zorunda kaldı(1089) Bir süre sonra oğlu Ahmet'le Atbaşı Emiri olan kardeşi Yakup Selçuklu yönetimine karşı ayaklandılar. Hasan bu ayaklanmayı bastırdıysa da oğluyla kardeşini Melik Şah’a teslim etmedi. Ancak Melik şah Balasagun'a girince (1190) ,ona bağlılığını bildirerek Ahmet'le Yakup'u Selçuklu hükümdarına teslim etti. Bu olayı böylece geçiştiren Hasan, yine Karahanlı ailesinden Tuğrul'un eline tutsak düştü. Melik Şah’ın Balasagun üzerine yürümek için hazırlığa giriştiğini öğrenen Tuğrul tarafından salıverilen Hasan, yeniden tahtına kavuştu. Ölümünden  (1103) sonra yerine geçen oğlu Ahmet'e isteği üzerine halife el-Mustahzir tarafından hükümdarlık beratı gönderildi ve kendisine Nurüddevle unvanı verildi(1105).Daha sonra Karahitaylar'ı Kaşgar kenti önlerinde kesin bir yenilgiye uğratarak (1128) batıya doğru ilerlemelerini bir süre için engelleyen Ahmet Han, Aynı yıl içinde ölünce, oğlu İbrahim ll ardılı oldu. Güçsüz bir hükümdar olan ve iç düşmanlarıyla başa çıkamayan İbrahim onlara karşı Karahitaylar'dan yardım istedi. Fırsatı kaçırmayan Karahitaylar, Balasgun’u ele geçirerek  onu kentten kovdular. Böylece Karahitaylar'a bağlanan Doğu Karahanlı Devletini' nin Başkenti Kaşgar oldu. Karahitaylar'a karşı ayaklanan Karlukların üzerine gönderilen İbrahim, onlarla savaşırken öldü (1158) Ardılı olan oğlu Mehmet ll (1158-? ) ve torunu Yusuf ll yi (?- 1205) Karahitay Hakanı Gürhan'ın sarayında rehin olarak tutulan Muhamet Bin Yusuf lll izledi. Karahitaylar’ın denetiminde Kaşgar'da yaklaşık altı yıl kadar saltanat süren Muhammet lll, kentte çıkan bir ayaklanma sırasında öldürüldü.(1211).Nayman Devleti'nin kurucusu Küçük Han aynı yıl Kaşgar'ı alarak Doğu Karahanlılar'ı ortadan kaldırdı.

Batı Karahanlı Devleti :Kendisini büyük kağan ilan ederek (1041) doğu hanlığından ayrılan Muhammet Aynüddevle ölünce (1052) ardılı olan kardeşi İbrahim Börtigin Tamgaç Han ,Doğu Karahanlılar 'dan Şaş, İlak, gibi sınır kentlerini ve Fergana'nın bir bölümünü aldı. Buna karşılık Selçukoğlu Alparslan Bey 'e Hutal ile Çağaniyan'ı bırakmak zorunda kaldı(1061) durumu Abbasi Halifesi ‘ne şikâyeti de bir sonuç vermedi. Ölünce (1068) yerine geçen oğlu Nasr l e karşı Şaş ve Tünhas Emiri Şuayb ayaklandı. Bu taht kavgasını Nasr kazandıysa da iç karışıklıktan yararlanan Doğu Karahanlılar İbrahim l' in ele geçirdiği yerleri geri almayı başardılar. Sonuçta bir barış yapıldı. Öte yandan, artık Selçuklu Hükümdarı olan Alp Arslan'ın Maveraünnehir seferi, ölümü üzerine yarıda kalınca, durumdan yararlanan Nasr, Tirmiz'i ele geçirdi.(1072).Selçuklu hükümdarı Melik Şah Babasının ölümüyle ortaya çıkan taht kavgalarını kazandıktan sonra Tirmiz'i alarak Semerkant üzerine yürüdü (1074).Karşı koyamayacağını anlayan Nasr, Selçuklu veziri Nizamül Mülk aracılığıyla barış istedi. Melik Şah onu affettiği gibi   iki hanedan arasında akrabalık kurdu. Nasr'ın kardeşi ve ardılı olan Hızır'ı (1080) öldürten oğlu Ahmet l babasının yerine geçti.(1081).Ahmet bin Hızır'ın İsmaili mezhebini benimsemesi sonucu onunla anlaşmazlığa düşen ulema, Sultan Melik Şah’tan yardım istedi. Buhara ve Semerkant’ı ele geçiren Melik Şah ,Ahmet Han 'ı da tutsak alarak yanında İsfahan'a götürdü (1089).Ancak Karahanlı ordusunun temelini oluşturan Çigiller ayaklanarak Melik Şah’ın Semerkant Valisini kovdular ve doğu Karahanlı soyundan Yakup'u Kağan ilan ettiler. Melik Şah yeniden Semerkant üzerine yürüyünce Yakup, Fergana’ya kaçmak zorunda kaldı. Bir süre sonra Melik Şah, kendisine bağlanması koşuluyla Ahmet'e tahtını geri verdi. Ulema tarafından zındıklıkla suçlanan Ahmet, açık bir yargılamadan sonra idam edildi.(1095).Onun yerine tahta Selçuklulara bağlılığıyla tanınan Mesut bin Muhammet l geçirildi. Onun ölümüyle (1907) boşalan tahta Selçuklu Sultanı Berkyaruk, art arda iki hükümdar atadı. Süleyman bin Davut (1097) ve Mahmut l (1097-1099) yine Berkyaruk 'un atadığı Cibrail Bin Ömer Mahmut'u öldürterek ardılı oldu ve Selçukluların fetret döneminden yararlanarak Horasan'ı ele geçirmek için harekete geçti. Ancak Horasan valisi Şehzade Sencer, Karahanlı ordusunu yendi ve tutsak düşen Cibrail 'i idam ettirdi.(1102).Kazandığı zaferden sonra Maveraünnehir'i yeniden düzenleyen, Sencer dayısı olduğu Muhammet ll yi Batı Karahanlı tahtına oturttu (1102).Bazı hanedan üyelerinin ülkede çıkardığı ayaklanmaları Sencer'in yardımıyla bastıran Muhamet ll, daha sonra kendisi dayısına karşı ayaklanınca, Semerkand’a girip yeğenini tahttan indiren Sencer,onun oğlu Ahmet ll yi tahta çıkardı (1129) ve eski kağanı da yanına alarak Merv'e götürdü. Ahmet ll nin de direniş hareketini sürdürmesi üzerine onu da tahttan indiren Sencer (1130) Batı Karahanlı  tahtına sırasıyla Hasan bin Ali'yi (1130-1132 )İbrahim ll yi (1132-1132) ,Mahmut ll yi (1132-1141) geçirdi. Karahitaylar'la savaşan Mahmut ll ,ağır bir yenilgiye uğradı ve Semerkand'a kaçarak canını zor kurtardı. Anlaşmazlığa düştüğü Karluklara karşı Sencer'den yardım isteyince Karluklar da Karahitaylar’a başvurdular. Karahitaylar’a karşı yapılan  Katvan Savaşı'nda(1141) bozguna uğrayan Mahmut'la Sencer, Horosan'a kaçtılar. Tüm Maveraünnehir'i istila eden Karahitaylar, Mahmut'un kardeşi İbrahim III'ü kendi denetimleri altında kağanlığa getirdiler (1141). Karahıtaylar'a bağlanan ülkede İbrahim, ayaklanan Karluklarla yaptığı Kellebaz savaşı sırasında ölünce(1156), Ali bin Hasan ardılı oldu. Karluklara karşı başarılı savaşlar yapan Ali, Başbuğları Yabgu Hanı öldürerek bu ayaklanmayı bastırdı(1158). Bölgede yeni bir güç olan Harizmşahlar'la iyi ilişkiler kurdu. Ali'nin ölümü üzerine (1161) yerine geçen kardeşi Mesut II, Karluk ve Oğuzları denetim altına alarak ülkede birlik ve düzeni yeniden kurdu. Onun ardılı olan İbrahim IV (1178-1204), hükümdarlığı süresince Karahıtayların boyunduruğundan kurtulmak için çaba gösterdiyse de bunu başaramadı. Oğlu ve ardılı Osman, iki büyük güç olan Karahitaylar’la Harizmşahlar arasında bazen arabuluculuk yaparak, bazen de birbirlerine karşı düşmanlık duygularını körükleyerek ülkesinin çıkarlarını kollamasını ve bir ölçüde Karahıtayların denetiminden sıyrılmasını bildi. Önce karahıtay kağanı Gürhan'ın kızıyla evlenmek istedi. Kağanın kızını kendisine vermeyi reddetmesi üzerine Mehmet Harizmşah adına hutbe okuttu ve para bastırdı. Bunun üzerine saldırıya geçerek Harizmşah ordusunu yenilgiye uğratan Karahıtaylar, Maveraünnehir'i istila ettiler (1207). Osman affedildi ve daha sonra Gürhan'ın kızıyla evlendi(1209). Ancak, Karahitaylar’a bağlılığı kısa sürdü. Yeniden anlaştığı Mehmet Harizmşah'ın kızıyla evlendiyse de (1210) onun egemenliği altına girmeyi reddetti. Ayrıca Semerkand'daki Harizmliler'in bölümünü kentten kovdu, bir bölümünü de öldürttü. Karahıtayların çöküş dönemine girmesinden de yararlanan Mehmet Harizmşah, Semerkand'ı ele geçirip aldığı damadı Osman'ı öldürterek Batı Karahanlı devletine son verdi(1211).

Fergana krallığı. Karahitaylar’ın istilası üzerine (1141) Fergana bölgesinde başkenti Özkent olan bağımsız bir Karahanlı devleti kuruldu. Ali Tigin soyunun bir kolundan gelenlerin yönettiği bu kağanlığın hükümdarları Tuğrul Kara Hakan unvanını taşıdılar. Fergana kağanlığı da Harizmşahlar tarafından ortadan kaldırıldı.(1212).

Sanat: Karahanlılar’dan kalan en eski yapılar (X.yy.) kerpiçten tuğla minareye geçişi göstermeleri açısından önemlidir. Buhara’dan yaklaşık 40 km uzaklıktaki Hazar kentindeki Degaron Camisi'nde (Xl.yy) kerpiç tuğlayla birlikte kullanılmıştır. Cami aynı zamanda planı ve imarlığındaki gelişmişlikle de  dikkati çeker. İnce, yuvarlak sütunlar üzerinde dört sivri kemere oturan kubbe, yanlarından tonozlarla çevrilmiş, köşelere kubbecikler yerleştirerek merkezi plan elde edilmiştir. (Xl.yy'da Osmanlı mimarlığında dört yarım kubbe ve orta kubbeden oluşan merkezi plan yaygın biçimde kullanılmıştır. Duvarlar kerpiçten sütunlar ve orta kubbeyi taşıyan kemerler tuğlalardandır. Xı-Xll yy.larda tuğla mimaride büyük bir gelişme görülür. Eski Merv 'den 30 km uzaklıktaki Talhatanbaba camisi (Xl.yy.sonu,Xll.yy.başı artık tümüyle tuğladandır. Bu yapı da ilginç bir plana ve mimari ye sahiptir.Dikdörtgen planlı cami ,yanlara doğru çapraz tonozlarla genişlemiş tek bir kubbeyle cami denemelerinde benzer uygulamalara rastlanır.)Cepheler çeşitli biçimlerde düzenlenmiş tuğla örgülü nişlerle zenginleştirilmiştir. Bu bezemeler daha sonraki Karahanlı eserlerine öncü olmuştur. Ön cephelerdeki kemerli üç açıklıkta ve mihrap nişinde de benzer bezemeler kullanılmıştır. Buhara’daki Muğakattari camisi Xll.yy.dan kalma bir Karahanlı camisinin yerine yapılmıştır. İçinde ilk camiden kalma dört sütunun yerleri görülebilir, ayrıca hafif sivri kemerli anıtsal G. Kapısı bitkisel ve geometrik motiflerle yazının uyumlu bir biçimde kaynaştırılmasından oluşan bezemeler de karakteristiktir. Taçkapıyı çevreleyen geometrik motifli kuşaklar, birbirini kesen sekizgenler Karahanlılar'ın mimari süslemelerinde önemli rol oynamış, daha sonra Gazneliler'e Büyük Selçuklulardan Anadolu Selçukluları'na ve Osmanlılara geçmiştir. Cami iki sırada altı sütunla ayrılmış üç sahınlı planıyla Karahanlı mimarlığının en gelişmiş olduğu Xll yy.'a tarihlendirir. Buhara’daki Muhammet bin Süleyman Arslan Han dönemi  camilerinde biri de Mescidi Cuma'dır.(Xll.yy başları) .Kelan camisi ise Şeybaniler zamanında yenilenmiştir.(XVl.yy.ilk yarısı ) yalnızca Buhara'nın simgesi haline gelen ,yukarıya doğru incelen ,on üç kuşaklı silindirik minaresi eski yapıdandır. Tüm kuşaklar geometrik motiflerle kaplıdır. Sivri kemerlerle çevrili, mukarnas konsollu şerefesinin de  özgün olduğu sanılmaktadır. Bu minarenin öncüsü, Özkentteki XL.yy.dan kalma minaredir. Dehistandaki Meşhedi Misriyan minaresi de (1102) benzer biçimdedir ancak süslemeler farklıdır. Buhara’nın kuzeyindeki 1198 tarihli Vakbend minaresiyse Kelan minaresinin kopyası gibidir. Arslan Han döneminde, Buhara’nın dışındaki Firdevs Bahçesi yalnızca mihrap duvarı bulunan bir musalla haline getirildi. Mihrap kırmızımsı sarı renkte, küçük parlak tuğlalardan örülmüş geometrik Küfi yazılarla süslüdür. Tirmiz yakınındaki Çar Kurgan'da  bir Karahanlı camisinden kalmış tuğla minare vardır(1108/1109) .Sekizgen kaide üzerinde, onaltı yivli gövdenin üst kenarı, geniş bir ayet yazısıyla çevrilidir (yivli gövdeli minare ve kümbetlere daha sonraki Türk yapılarında da rastlanır, Antalya da Yivli minare, Erzurum’da Çifte Minareli Medrese, vb.)Türkistan da ki camilerde de kerpici ve alçı süslemeyi ilk kez Karahanlılar kullandı.

Türk mimarlığındaki Eyvanlı Medreselerin ilk örneklerine de Karahanlılar da rastlanmaktadır. Semerkand- Şah Zinde yolu üzerinde yapılan kazılarda (1969-1972) bu yapı türünün önemli örneklerinden biri ortaya çıkarıldı.1066 da İbrahim l (Tamgaç Buğra Han) tarafından yaptırılan medrese oymalı yalancı mermer süslemelerle kaplıydı. Dört yönden tonozlarla çevrili, küçük kubbeli girişi, küçük eyvanların açıldığı dikdörtgen planlı avlusuyla bu yapı eyvanlı medreselerin ilk örneklerindendir.

Karahanlı Mimarlığı, türbe yapılarıyla da ilgi çeker. Zerefşan vadisi yakınındaki Tim'de bulunan Arapata türbesi (978) Karahanlılar'dan kalan en eski eserdir. Kare planlı yapı, yonca biçimi tonoz bingilere oturan bir kubbeyle örtülüdür. Ön cephe yazı kuşağıyla çevrilmiş zengin tuğla süslemeli büyük bir Taçkapıyla belirginleştirilmiştir. Taç kapının üstünde de gene tuğla süslemeli üç niş vardır. Talas'taki (Kazakistan) Xll.yy.dan kalma Ayşebibi ve Balacihatun türbeleri ,Karahanlılar ‘da türbe mimarlığının gelişimini yansıtır. Kare planlı Ayşebibi türbesi, süslü, köşe sütunlarının sınırladığı dar ve derin taçkapısıyla ön cephenin köşelerinde yer alan üstü ve altı geniş ortası dar minareleriyle dikkati çeker. Tüm ön cephe ve minareler çok çeşitli renklerde, yıldız, haç,kare biçiminde sırlı tuğlalarla kaplıdır. Daha yalın bir örnek olan Balaci Hatun türbesiyse içten sekiz dilimli kubbe dıştan on altı yivli piramit biçimi külahla örtülüdür. Ön cephede ortada taçkapı, yanlarda dar uzun nişler vardır. Fergana vadisinin Doğusundaki Özkent'te de Karahanlı türbe mimarlığının üç önemli örneği bulunmaktadır. Ahmet Arslan Karahan'ın (Nasr bin Ali) türbesi (1012) Hüseyin Bin Asan'ın (Celalettin Hüseyin) türbesi (1152) ve Muhammet l in (Muhammet bin Nasr) türbesi (1187),Ahmet Arslan Karahan'ın türbesinin tonoz bingilerinde geometrik kompozisyonların yanı sıra ilk kez stilize bitki motifleriyle karşılaşılmaktadır. Dört duvara oturan tonoz bingili bir kubbeye örtülü olan Hüseyin bin Hasan'ın türbesiyse ön cephesi  ve dış görünümüyle Türk türbe Mimarlığında çığır açan bir yapısıdır. Sivri kemerli taç kapısı geniş geometrik bordürlerle çevrilmiş yanlara birer yuvarlak sütun yerleştirilmiştir. Taç kapı kemerini kaplayan nesih yazıtta, ilk kez Rumiler görülür. Alınlık ta Rumiler, lotus ve palmet motifleriyle doldurulmuştur. Muhammet l e ait olan üçüncü türbede dikey çizgiler egemendir. Ancak cephe mimarisi ve süslemeleri  ötekilerle benzerdir. Dönemin önemli türbelerinden biri de Fergana'nın Kuzeyinde Sefid Bulan'daki Şeyh Fazıl Türbesi'dir.(Xll.yy. ortaları).Tümüyle tuğladan yapılmış 14 metre yüksekliğindeki türbe, kübik bir gövde üzerinde ,sekizgen bir kat ve üç basamak halinde konik bir çatıdan oluşur. Dış cephelerinin yalınlığına karşılık, içi yalncı mermer süslemeler ve küfi yazıt kuşaklarıyla kaplıdır. Türk kervansaraylarının en eski örnekleride Karahanlılar dönemindedir. Bunlar arasında Ribati Melik (1078/1079) Dahistan kervansarayı(Xl.yy) , Akçakale Kervansarayı (Xl.yy ) ,Dayhatun Kervansarayı (Xl.yy.sonları),Kutlutepe Kervansarayı (Xl.yy.sonu Xll.yy.başı) sayılabilir. Bu kervansaraylar daha sonra Büyük Selçuklu ve Anadolu Selçuklu Mimarlığında geliştirilen Sultan Hanlarının öncüleridir.

Karahanlılar'ın yazlık merkezleri Tirmiz kentinin eski kesiminde bulunuyordu. Uzun süren araştırmalar sonucunda bu kesimde yedibin metrekarelik bir alanı kaplayan büyük bir saray külliyesi ortaya çıkarıldı. Asıl saray bölümü dört eyvanlı orta avlulu, masif duvarlı kare planlı bir yapıydı. Sivri kemerli taç kapının karşısındaki eyvan görkemli bir taht salonu olarak düzenlenmişti. İki katlı yüksek ve geniş bir mekân olan bu salonun üç yanı alçak koridorlarla çevriliydi. Duvarların ve payelerin tuğla kaplamaları çok zengin süslemeliydi Xll. yy.da tuğla kaplamalar yalancı mermerle sıvanmaya başladı. Gazneli hükümdarı Behram Şah zamanında elden geçirilen saray Moğol yağmalamasından sonra terk edildi.

EDEBİYAT: Uygur hanlığının varisi sayılan Karahanlı devletinde edebiyat dili Uygur-Karluk ve Oğuz - Kıpçak dillerine dayanıyordu. Edebiyatın biçim, tür ve nitelikleri ise büyük ölçüde Arap ve İran edebiyatlarından etkilendi. Bozkır kültüründen geçiş aşaması olan bu dönemin en önemli  yapıtları Kaşgarlı Mahmut'un DivanüLügat it Türk'ü ile Yusuf Has Hacip'in Kutadgu Bilig'idir. Karahanlı dönemi Türk ağızlarının zengin bir sözlüğü olan Divanü Lügat it Türk, Türk boylarının folklorunu yansıtan bir kaynak ve bir halk edebiyatı antolojisi niteliğini taşır. Yazar bütün Türk illerini ve bozkırlarını dolaşarak Türk, Türkmen, Oğuz, Çİigl, Yağma, Kırkız boylarının edebiyatlarını bütün incelikleriyle derlediğini belirtir. Sözcükleri açıklarken dörtlüklerden oluşan hece vezniyle destan, ağıt, lirik şiir türünde örneklere, atasözlerine yer verir. Sergilediği anonim ürünler arasında tek şair olarak da Çuçu'nun adını anar. Kutadgu Bilig aruz vezniyle ve mesnevi, kaside gibi İslam edebiyatının ortak biçimleri kullanılarak yazılmıştır. Devlet yönetimi İslam dini ilkelerine uygun biçimde iyi insan olmanın yollarını, ahlak kurallarını konu edinir. Yer yer toplumsal yaşamı, kurumları, folkloru, inançları dile getirir. Yügnekli Edip Ahmet'in Atabet ül Hakayık'ı da İslam dini etkisinde yazılmış dinsel öğretici manzum yapıtlardandır. Anadan doğma kör olduğu bilinen yazar aruz vezniyle söylenmiş dörtlüklerden oluşan bu yapıtında bilgi, cömertlik, alçak gönüllülük, iyilik, erdem, dinsel inançlar gibi konuları ele alır. Ahmet Yesevi' nin tasavvuf düşüncesiyle temellenen Divan-ı Hikmet'i bazıları aruz, bazıları hece, vezniyle söylenmiş şiirlerden oluşur. Karahanlı dönemi edebiyatından günümüze kalan metinler sözlü halk edebiyatından İslam dininin benimsenmesinden sonraki edebiyata geçiş döneminin ürünleridir. Bu yapıtlar dindışı konuları henüz işlemeye başlamamıştır. Bunlar genel nitelikleriyle didaktik dinsel tasavvufi ürünlerdir.

,,

 

Sözleşmeli öğretmenlik

turk egitim sen

Mersin 1 no’lu şube, veliler tarafından darp edilen öğretmenler için basın açıklaması yaptı.

Mersin Akdeniz Güney Ortaokulu'nda veliler tarafından darp edilen öğretmenlerimize sahip çıkmak ve son zamanlarda eğitim çalışanlarına karşı gerçekleştirilen şiddet olaylarına dikkat çekmek ve kınamak için Türk Eğitim Sen yöneticileri, Türkiye Kamu Sen in diğer iş kollarındaki yöneticileri  ve üyeleriyle beraber basın açıklaması yaptı.  Devamı

Eğitim kovayı doldurmak değil

egitim bir senDenetim, kadavraya otopsi değil, hayata koruyucu hekimlik yapmaktır

Bir medeniyetin insanlığa olan faydasının, onun eğitim alanındaki başarısıyla ölçülmeye başlandığı günümüzde, neredeyse tüm toplumlar devletler eliyle eğitim sistemlerini daha nitelikli, daha etkili ve daha iyi hâle getirmek gayretindedir. Eğitimde kalite, öğretmenlik mesleğinin niteliği ve itibarı, fırsat ve imkân eşitliği, Devamı

 

,,,

 

Lütfen Paylaşalım

 

web servis

site ekle site ekle

Eğitim öğretim yılı

egitim is

Yargı Kararını Verdi: Eğitim Kamusal Bir Hizmettir ve Kamu Eliyle Yürütülmelidir

Hizmet Vakfı İle Milli Eğitim Bakanlığı Arasında İmzalanan Protokolün Yürütmesi Durduruldu 

Milli Eğitim Bakanlığı ile Hizmet Vakfı Arasında Değerler Eğitimi Verilmesine Dair 15.07.2014 tarihli işbirliği protokolünün değişiklikler ve ilaveler yapılarak 15.07.2017 tarihinden geçerli olmak üzere üç yıl süreyle uzatılmasına ilişkin Devamı

Minnetle anıyoruz

turk egitim sen

Meb’i kim yönetiyor?

Yönetici Görevlendirme sınavının ÖSYM tarafından  yapılacağı duyurulmuş  Milli Eğitim Bakanlığı, geçen ay yönetici atama takvimini yayınlamış, üç gün sonra geri çekmiş idi. Fakat bugün takvim aynı şekliyle tekrar yayınlandı. Madem aynen yayınlanacaktı, takvimin geri çekilmesinin hikmeti ne idi? Ne yapılmaya çalışılıyor? Devamı

 

Kotanlı: üniversitelerde torpil ve ayrımcılığa son verilsin

 

Üniversitelerde çalışan idari personelin torpil ve sendikal kayırmacılıktan müthiş derecede rahatsız olduğunu; üniversitelerde görev yapan eğitim ordusunun gizli kahramanları olan idari personelin; başta ekonomik ve özlük olmak üzere, mesleki ve demokratik sorunlarının iyice arttığını söyledi.”Daha öncede yaptığımız açıklamada dile getirdiğimiz gibi üniversitelerimizin rektör ve dekanlarına çağrıda bulunuyorum, üniversitelerde çalışan idari personelin taleplerine kulaklarınızı tıkamayın sendikal ayrımcılık yapmayın. Devamı için