foto1
İdareci öğretmen ve öğrenciler için belge dokuman evrak
foto1
MEB tüm mevzuat genelge kanun tüzük yönetmelik
foto1
Güçlü bir hafıza ve zekamızı geliştirmek için neler yapmalıyız
foto1
Okulda sınıfta oynanabilecek çocuk oyunları Çevre doğa haberleri
foto1
Tebliğler dergisi MEB Tüm Mevzuat son çıkan yönetmelikler
Güçlü hafıza neyle bağlantılı? Zaman yönetimi MEB Yangın yönergesi Uyku başarı nedeni fiziksel cezanın etkisi Son çıkan yönetmelikler MEB Tüm mevzuat Olaylar ve insanlar Sağlıklı yaşam için Trafik işaret ve levhaları Tebliğler Dergisi Mevzuat bilgi sistemi Büyük Türk Tarihi Verimli Ders çalışma Özgüven ve farkındalık Eğitimde motivasyon Eğitimde farkındalık.Read More...

Okul Yolu

İdareci Öğretmen ve öğrenciler için bir Eğitim Sitesi

Dünyayı Değiştirir!

egitim senBir Öğretmen Dünyayı Değiştirir! Ders Verme Sırası Bizde…

2018-2019 eğitim öğretim yılı bugün başladı. Eğitim Sen olarak ülkenin her yerinde, okullarımızda tüm Devamı

,

 

Demokrasi vazgeçilemez imizdir.

turk egitim senDemokrasi vazgeçilemez imizdir.

 13.09.2018 - 14:04

Talip GEYLAN     Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

1923 yılında kurulan Cumhuriyetimiz kısa tarihinde demokrasi açısından önemli bir mesafe kat etti. Zaman zaman demokrasimiz kesintiye uğrasa da Türkiye Cumhuriyeti demokratik ve sosyal bir hukuk devleti oldu. 12 Eylül 1980 askeri darbesi dışarıdan müdahalelerin en sert, en acımasız olanlarından bir tanesi idi. 12 Eylül darbesinin ardından binlerce gencimiz, aydınımız, öğrencimiz, memurumuz cezaevlerine konuldu, sürgüne tabi tutuldu, meslekten atıldı. Devamı

Deli Aslan nam adına içerim

1588 de bir Avusturya elçisi Edirne'ye gelmişti. Devlet ricali tarafından elçinin şerefine bir ziyafet verildi. Ziyafette elçi su bardağını kaldırıp:

-Bunu kimin için içerim bilir misiniz? Bunu Cezar'da ve Hünkâr’da  akranı bulunmayan, kılıcı üstüne kılıç olmayan vardığı yere mutlaka muvaffak olan yiğit Frans Uram'ın aşkına içerim, der. Bizimkiler buna verecek cevap bulamamış başlarını yere eğmişken Reisülküttap muavini Ali Ağa sofranın öbür ucundan bardağını kaldırıp:

-Baka elçi bey dedi. Bende bunu kimin için içerim bilir misin..Senin Frans Uram dediğin kimse Şebeş palangası altına geldikte küçük bir müsademeden sonra geri dönüp kaçarken ,onu arkasından kovalayan ,fakat yetişemeyip bir ok atarak ,hâsaki bilmem neresini eğerinin arka başına mıhlayan, Deli Aslan nam bahadırın aşkına içerim

Osmanlılarda Fazilet mücadelesi Tahsin Ünal

Erlik mi sayarsız?

Kanuni,1532 de Alman seferine çıkmadan Ferdinand'a gönderdiği bir mektubunda, onu bir meydan muharebesine davet ediyor ve:

"-Hayli zamandır erlik davasın edip merdi meydanım dersiz. Bir kaç kerre üzerinize vardım. Mülkünüzü dilediğim gibi tasarruf ettim. Ne senin nede kardeşin Şarl'ın nam-u nişaneniz göremedim. Avretinizden ve askerlerinizden utanmazmısız?...

Beç sahrasına gel de Allah'ın takdiri ne ise yerin bulsun. Saltanatı üleşelim... Üleşelim de reaya ve fukara taifesi de rahat ve asude bir hayata kavuşsun. Yoksa, meydanı gazayı aslandan boş buldukta ,tilki gibi şikara çıkmayı erlik mi sayarsız?..Bu seferde karşımıza çıkmazsaz , bari erlik davasının dile getirip dilinize almayasız. Avretliği ve tilkiliği kabul edip bir köşeye çekilesiz." diyordu.

Bu meydan okumaya rağmen Ferdinand hiç bir zaman Kanuni'nin karşısına çıkmamış ve onunla bir meydan muharebesi yapmamıştır. Osmanlı Ordusu gelirken, o Almanya içine çekilmiş, dönerken Osmanlı Ordusu'nun peşine takılarak hem kaybettiği yerleri kolayca almış, hem de  üssünden uzak diyarlarda, düşman arayan Osmanlı ordusunu yıpratmıştır.

Osmanlılarda Fazilet mücadelesi -Tahsin Ünal- sahife 95

"-Ne var, ne oldu? Neden ağlarsız Paşam."

Kanije zaferinden sonra Padişah tarafından Tiryaki Hasan Paşa' ya Üç Hil'at murassa bir kılıç ve üç tane de at hediye edilmişti ayrıca birde tebrik ve teşekkür name yazılmıştı.

Paşa: maiyetinde bulunan Faizi Çelebi ye Padişahtan gelen teşekkür name yi okumasını söyleyip Faizi   Çelebi okudukça da Hüngür hüngür ağlar, Faizi:

"-Ne var, ne oldu? Neden ağlarsız Paşam."

"-Ben ağlamayayım da kimler ağlasın, oğlum. Ettiğimiz küçücük bir hizmete karşılık bize padişah, vezirlik vermiş. Padişah mektubu yazılmış. Devletin vezirliği benim gibi kocalaşmışlara verilir, padişah mektubu küçük hizmetlere yazılır oldu da ona ağlarım oğul, "diye cevap vermiştir. Koca Hasan Paşa bir de bugün yapılanları görseydi acaba ne düşünürdü.

Osmanlılarda Fazilet mücadelesi -Tahsin Ünal

 

Sen nice teklif edersin Fazlullah Paşa!

Sultan II. Murat zamanında, henüz Osmanlılarda hazine teşkil edilip padişahlar saraylarda gönlünce harcama yapmazlar ve onlar da harplerde elde edilen ganimet ve haraçlardan ve madenlerden başka devletin bir geliri yoktu. Halktan vergi toplayıp saray erkânı için harcanmazdı. Hal böyle olunca, padişahlar da zaman zaman parasız kalabiliyordu.

Bir gün Fazlullah Paşa, II. Murat’ın, Çandarlı Halil Paşa'dan borç para istediğini görüp:

— Sultanım, padişahların vezirlerden ve şundan bundan para istemesi yerinde olmaz. Müsaade buyurursanız bir hazine teşkil edilsin ve oradan saraya tahsisat ayrılsın, dedi.

Fazlullah Paşa'yı dinleyen Sultan Murad Hazretleri:

— Bu parayı nereden ve kimden toplayacaksın? Diye sordu. Fazlullah Paşa:

— Sultanım bu memlekette çok zenginler var, bir fermanla bazılarından bir miktar mal toplamak mümkündür, dedi. Sultan Murad:

—; Sen nice teklif edersin Fazlullah Paşa! Bize ve bizim askerimize helâl lokma gerektir. Bizim ve askerimizin boğazına helâl lokma girmez de, onun bunun hakkı girerse bu askerle, meydan-ı gazada nasıl harp edebiliriz. Haram üzerine bina kurulursa ayakta durma imkânı var mıdır? Diyerek Fazlullah Paşa'nın teklifini reddetti ve Çandarlı Halil Paşa'dan bir miktar borç alarak idare etti ve sonra ödedi.

Osmanlılarda fazilet mücadelesi Tahsin Ünal

1539 tarihinde Paolo Giovio "Turcicarum Perum Commentarius"adlı eserinde şöyle diyordu:

"Osmanlıların o kadar asil ve ciddi bir askeri disiplinleri var ki, eski Yunan ve Roma sisteminin de kat kat üstündedir."

Buna karşılık, Fransız diplomatı Phlippe   de Fresne'e tesir eden Osmanlı mülkiye idaresinin vasıfları olmuştur. Bu diplomat 1573 tarihinde yayınlanan kitabında Sultan hakkında görüşlerini şöyle belirtmektedir:

"Sultan, örf ve adet, din ve dil bakımından bu kadar çeşitli halkları o şekilde idare ediyor ki, bunlar sanki bir tek şehrin insanlarıdır; her tarafta hüküm süren sulh ve itaat öylesine esaslıdır."

Jean Bodin ise Türklerin en çok hayranlık ve saygı uyandıran hususiyetlerinin müsamahakârlıkları olduğu kanaatindeydi:

"Avrupa'nın büyük bir kısmına hâkim olan Türk Padişahı, bu dünyadaki herhangi bir kral gibi, kendi dini akidelerini korumaktadır. Bununla beraber kimseyi zorlamamakta, aksine herkesin vicdanının emrettiği şekilde yaşamasına izin vermektedir."

Bu medih ve hayranlıklarda yer yer yanılmalar mevcut olabilir. Bununla beraber, isterik bir anlayışı reddettikleri ve gerçeği vermeğe çalıştıkları gözden uzak tutulmamalıdır. Neresinden alınırsa alınsın, bu görüşler Osmanlı sosyal hayatını kavramağa çalışan makul ölçülerden ayrılmamak bakımından gerçekliği temsil eden gayretlerin mahsulleridir.

Osmanlı İmparatorluğu hakkında yazılan ilmi yazıların miktarı gittikçe artıyordu.16.asır Avrupalıları, Yenidünya hakkında yazılan benzer eserlerden ziyade bu mevzu ile alakadardılar ve Osmanlı İmparatorluğu hakkında geniş bilgi sahibi olmağa son derece hevesliydiler. Sadece Fransa'da 1480 ile   1600 yılları arasında Türkiye hakkında 80 den fazla kitap basılmıştır. Buna karşılık Amerika hakkında yazılmış kitapların sayısı 40 ı geçmiyordu. Bu devir Avrupa edebiyatında rastlanan bazı eserler cidden yüksek vasıflara haizdi.

Avrupa da Osmanlı tesirleri Prof.poul Coles

,,

 

Sözleşmeli öğretmenlik

turk egitim senTürk Eğitim-Sen olarak sözleşmeli öğretmenlere büyük destek verdik, veriyoruz. Sözleşmeli öğretmenliğin kölelik ve ucube bir sistem olduğunu, iş güvencesini tehdit ettiğini her zaman dile getirdik. İş güvencemizle oynamak ise ateşle oynamak demektir. Buna asla müsaade etmeyeceğiz.Devamı

Daha ideal bir eğitim

egitim bir sen

Seçimimiz daha ideal bir eğitim düzeni içindir

Tarihin, ruhu tükenmekte olan dünyayı taşıyamaz olduğu bir aralıkta yaşıyoruz. İki dünya savaşından sonra kurulan küresel düzen, artık sadece açlık, ölüm, katliamlar, kan ve gözyaşı üretmektedir. Devamı

 

,,,

 

Lütfen Paylaşalım

 

web servis

site ekle site ekle

Eğitim öğretim yılı

egitim is2018-2019 eğitim öğretim yılı yeni bakan eski sorunlarla başlıyor

2018-2019 eğitim-öğretim yılı, 17 Eylül 2018 tarihinde başlayacaktır. 18 milyon öğrenci ve 1 milyon eğitim emekçisi bu eğitim öğretim yılına da birikmiş ve çözüm bekleyen sorunlarla, müfredat ve sınav sistemi değişikliği, karma eğitimin kaldırılması girişimleri gibi tamamen ideolojik bakış açısıyla gerçekleştirilen değişikliklerin gölgesinde girecektir. Devamı