foto1
İdareci öğretmen ve öğrenciler için belge dokuman evrak
foto1
MEB tüm mevzuat genelge kanun tüzük yönetmelik
foto1
Güçlü bir hafıza ve zekamızı geliştirmek için neler yapmalıyız
foto1
Okulda sınıfta oynanabilecek çocuk oyunları Çevre doğa haberleri
foto1
Tebliğler dergisi MEB Tüm Mevzuat son çıkan yönetmelikler
Güçlü hafıza neyle bağlantılı? Zaman yönetimi MEB Yangın yönergesi Uyku başarı nedeni fiziksel cezanın etkisi Son çıkan yönetmelikler MEB Tüm mevzuat Olaylar ve insanlar Sağlıklı yaşam için Trafik işaret ve levhaları Tebliğler Dergisi Mevzuat bilgi sistemi Büyük Türk Tarihi Verimli Ders çalışma Özgüven ve farkındalık Eğitimde motivasyon Eğitimde farkındalık.Read More...

Okul Yolu

İdareci Öğretmen ve öğrenciler için bir Eğitim Sitesi

Dünyayı Değiştirir!

egitim senBir Öğretmen Dünyayı Değiştirir! Ders Verme Sırası Bizde…

2018-2019 eğitim öğretim yılı bugün başladı. Eğitim Sen olarak ülkenin her yerinde, okullarımızda tüm Devamı

,

 

Demokrasi vazgeçilemez imizdir.

turk egitim senDemokrasi vazgeçilemez imizdir.

 13.09.2018 - 14:04

Talip GEYLAN     Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

1923 yılında kurulan Cumhuriyetimiz kısa tarihinde demokrasi açısından önemli bir mesafe kat etti. Zaman zaman demokrasimiz kesintiye uğrasa da Türkiye Cumhuriyeti demokratik ve sosyal bir hukuk devleti oldu. 12 Eylül 1980 askeri darbesi dışarıdan müdahalelerin en sert, en acımasız olanlarından bir tanesi idi. 12 Eylül darbesinin ardından binlerce gencimiz, aydınımız, öğrencimiz, memurumuz cezaevlerine konuldu, sürgüne tabi tutuldu, meslekten atıldı. Devamı

 

Çok etkileyici..... 
İnanılmaz ! OKU VE PAYLAŞ

Bir Mimar Sinan eseri olan Şehzadebaşı Cami´nin 1990´li yıllarda devam eden restorasyonunu yapan firma yetkililerinden bir inşaat mühendisi, caminin restorasyonu sırasında yaşadıklarını anlatıyor.
“Cami bahçesini çevreleyen havale duvarında bulunan kapıların üzerindeki kemerleri oluşturan taşlarda yer yer çürümeler vardı. Restorasyon programında bu kemerlerin yenilenmesi de yer alıyordu. Biz inşaat fakültesinde teorik olarak kemerlerin nasıl inşaat edildiğini öğrenmiştik fakat taş kemer inşaası ile ilgili pratiğimiz yoktu. Kemerleri nasıl restore edeceğimiz konusunda ustalarla toplantı yaptık. Sonuç olarak kemeri alttan yalayan bir tahta kalıp çakacaktık. Daha sonra kemeri yavaş yavaş söküp yapım teknikleri ile ilgili notlar alacaktık ve yeniden yaparken bu notlardan faydalanacaktık. Kalıbı yaptık. Sökmeye kemerin kilit taşından başladık. Taşı yerinden çıkardığımızda hayretle iki taşın birleşme noktasında olan silindirik bir boşluğa yerleştirilmiş bir cam şişeye rastladık.
 
ŞİŞEDEN ÇIKAN MEKTUP

Şişenin içinde dürülmüş beyaz bir kâğıt vardı. Şişeyi açıp kâğıda baktık. Osmanlıca bir şeyler yazıyordu. Hemen bir uzman bulup okuttuk. Bu bir mektup idi ve Mimar Sinan tarafından yazılmıştı. Şunları söylüyordu:
"Bu kemeri oluşturan taşların ömrü yaklaşık 400 senedir. Bu müddet zarfında bu taşlar çürümüş olacağından siz bu kemeri yenilemek isteyeceksiniz. Büyük bir ihtimalle yapı teknikleri de değişeceğinden bu kemeri nasıl yeniden inşaa edeceğinizi bilemeyeceksiniz. İşte bu mektubu ben size, bu kemeri nasıl inşa edeceğinizi anlatmak için yazıyorum."
Koca Sinan mektubunda böyle başladıktan sonra o kemeri inşa ettikleri taşları Anadolu´nun neresinden getirttiklerini söyleyerek izahlarına devam ediyor ve ayrıntılı bir biçimde kemerin inşasını anlatıyordu.

Tebaası tarafından kendisine ancak Kanuni lakabı verilen Sultan Süleyman, yeni bir hukuk devleti anlayışının da müjdecisi oldu. Yavuz'un Cihan çapındaki icraatı sırasında gerek devletler hukukunda gerek Amme ve şahıs hukukunda yaptığı hatalar, Kanuni tarafından derhal düzeltildi. Kanuni devrinde Hükümetin ve onun başı olan sadrazamın otoritesi yüksek ve kesindi. Makamını muhafaza ettiği müddetçe padişah, sadrazamın işlerine hiçbir surette müdahale etmez Hatta edemezdi. Hâlbuki Yavuz devrinde sadrazamın böyle bir otoritesi olmayıp, devlet başkanı olan Yavuz'un otoritesi tam manasıyla mutlaktı. Rüstem Paşa gibi Kanuni'nin yetiştirmesi olan bir sadrazam, bir kere Cihan padişahına işlerine karışmak salahiyeti olmadığını İhtar edebilecek cesareti kendisinde bulmuştur. Bu cesaret Şüphesiz kanun kudretinden ve hükümdarın hukuk anlayış ve saygısının egemenliğinden ileri geliyordu. Gene Kanuni'nin yetiştirmesi olan Damat İbrahim Paşa da, Alman sefirine Padişahın hükümet işlerine karışmadığını Hatta kendisi hükümet başkanı olduğundan, Reyi olmaksızın padişahın emirlerinin icra edilemeyeceğini açıkça söylemekten çekinmemiştir. Bu sözleri, kısmen İbrahim Paşa'nın malum gururu ile tefsir etsek dahi, devrin hukuk anlayışı ve devlet başkanı ile hükümetin salahiyet ayrılıkları meydana çıkmaktadır.

Türkiye'nin hukuk devleti olduğu Avrupa'da malumdu. İngiltere Kralı VIII. Henry, bu sıralardadır ki Türkiye'ye bir heyet göndermiş, Türk adli müesseselerini tetkik ettirmiş bu heyetin raporu ile İngiltere'nin ileride cihana örnek olan Adliyesi'nde ıslahat yapmıştır.

Kanuni Devri'nin diğer bir hususiyeti de rüşvetin devlet idaresinde meçhul olması ve memurların azil ve tayini statüsü idi. Belirli bir suçu olmayan memur Azledilemezdi. Bir kerede azledildi mi, bir daha devlet hizmetinde kullanılmaz, sucu ağır değilse derhal emekliye sevk olunurdu. Rüşvet, Kanuninin son zamanlarında, Rüstem Paşa ile devlet işlerine sokulmaya başlamış, on altıncı Asrın sonlarında ise memurların sebepsiz yere azilleri bir adet olmuştur. Bu iki unsurun koca İmparatorluğu ve Kudretli bünyesini nasıl tahrip edip çökerttiği malumdur.

Devlet memurlarının maaş ve tahsisatları boldu ve rüşvet ve irtişa ihtiyaç göstermiyordu. Nüfuz ticareti, çok ağır bir suçtu. Mısır Beylerbeyi Hüsrev Paşa'nın Mısır vergisini bir sene İstanbul'a Mutat Meblağdan fazla göndermesi vakası çok meşhurdur. Divanı Hümayun bu fazlalıktan memnun olacak yerde, şüphe göstermiş ve Beylerbeyi'ne bu fazlalığı nereden ileri geldiğini sormuştur. Hüsrev Paşa, yeni yapılan kanallar Dolayısıyla Mahsul fazlalığını ve gümrüklerde yapılan ıslahatı Sebep olarak gösterilmiştir. Ancak Divanı Hümayun, Mısır halkının tazyik edildiği endişesiyle, bu ifşaatı da makbul saymamış Kahire'ye fevkalade bir Teftiş heyeti göndermiştir. Heyet Beylerbeyi'nin lehine rapor vermiştir. Bununla beraber Kanuni, çok hassas bir adalet duygusuyla, vergi fazlasının Kahire'ye iadesini ve bu meblağın kanal, suyolu ve liman işlerinde kullanılmasını buyurmuştur.

Büyük Türkiye Tarihi Yılmaz Öztuna Cilt 3 Sf.328

,,

 

Sözleşmeli öğretmenlik

turk egitim senTürk Eğitim-Sen olarak sözleşmeli öğretmenlere büyük destek verdik, veriyoruz. Sözleşmeli öğretmenliğin kölelik ve ucube bir sistem olduğunu, iş güvencesini tehdit ettiğini her zaman dile getirdik. İş güvencemizle oynamak ise ateşle oynamak demektir. Buna asla müsaade etmeyeceğiz.Devamı

Daha ideal bir eğitim

egitim bir sen

Seçimimiz daha ideal bir eğitim düzeni içindir

Tarihin, ruhu tükenmekte olan dünyayı taşıyamaz olduğu bir aralıkta yaşıyoruz. İki dünya savaşından sonra kurulan küresel düzen, artık sadece açlık, ölüm, katliamlar, kan ve gözyaşı üretmektedir. Devamı

 

,,,

 

Lütfen Paylaşalım

 

web servis

site ekle site ekle

Eğitim öğretim yılı

egitim is2018-2019 eğitim öğretim yılı yeni bakan eski sorunlarla başlıyor

2018-2019 eğitim-öğretim yılı, 17 Eylül 2018 tarihinde başlayacaktır. 18 milyon öğrenci ve 1 milyon eğitim emekçisi bu eğitim öğretim yılına da birikmiş ve çözüm bekleyen sorunlarla, müfredat ve sınav sistemi değişikliği, karma eğitimin kaldırılması girişimleri gibi tamamen ideolojik bakış açısıyla gerçekleştirilen değişikliklerin gölgesinde girecektir. Devamı