foto1
İdareci öğretmen ve öğrenciler için belge dokuman evrak
foto1
MEB tüm mevzuat genelge kanun tüzük yönetmelik
foto1
Güçlü bir hafıza ve zekamızı geliştirmek için neler yapmalıyız
foto1
Okulda sınıfta oynanabilecek çocuk oyunları Çevre doğa haberleri
foto1
Tebliğler dergisi MEB Tüm Mevzuat son çıkan yönetmelikler
Güçlü hafıza neyle bağlantılı? Zaman yönetimi MEB Yangın yönergesi Uyku başarı nedeni fiziksel cezanın etkisi Son çıkan yönetmelikler MEB Tüm mevzuat Olaylar ve insanlar Sağlıklı yaşam için Trafik işaret ve levhaları Tebliğler Dergisi Mevzuat bilgi sistemi Büyük Türk Tarihi Verimli Ders çalışma Özgüven ve farkındalık Eğitimde motivasyon Eğitimde farkındalık.Read More...

Okul Yolu

İdareci Öğretmen ve öğrenciler için bir Eğitim Sitesi

Dünyayı Değiştirir!

egitim senBir Öğretmen Dünyayı Değiştirir! Ders Verme Sırası Bizde…

2018-2019 eğitim öğretim yılı bugün başladı. Eğitim Sen olarak ülkenin her yerinde, okullarımızda tüm Devamı

,

 

Demokrasi vazgeçilemez imizdir.

turk egitim senDemokrasi vazgeçilemez imizdir.

 13.09.2018 - 14:04

Talip GEYLAN     Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

1923 yılında kurulan Cumhuriyetimiz kısa tarihinde demokrasi açısından önemli bir mesafe kat etti. Zaman zaman demokrasimiz kesintiye uğrasa da Türkiye Cumhuriyeti demokratik ve sosyal bir hukuk devleti oldu. 12 Eylül 1980 askeri darbesi dışarıdan müdahalelerin en sert, en acımasız olanlarından bir tanesi idi. 12 Eylül darbesinin ardından binlerce gencimiz, aydınımız, öğrencimiz, memurumuz cezaevlerine konuldu, sürgüne tabi tutuldu, meslekten atıldı. Devamı

Osmanlı’daki sıbyan mektepleri




Askeri ve siyasi başarılarının yanında ilim ve medeniyette de geniş ufuklar açan Osmanlı imparatorluğu topraklarının dört bir tarafını ilim-irfan yuvalarıyla kuşatmıştır. Osmanlı’yı bir ağ şeklinde saran bu kurumlar bugünün fakülteleri seviyesindeki medreselerden, ilk ve anaokullarımız seviyesindeki sıbyan mekteplerine kadar yaygınlaştırılmıştı.

Osmanlı kaynaklarında adından sıbyan mektebi olarak bahsedilen ancak bizim anaokulu diyebileceğimiz eğitim müesseseleri de gelişmeye bağlı olarak çok yaygın hale getirilmişti. Öyle ki 16. yüzyılda memleketimizi dolaşmış bulunan bir Fransız seyyah her köyde bir ilkokula rastlamış olduğundan bahsetmektedir.


Ecdadımız çocuğa fazla ihtimam ve alaka gösteriyor, devlet, çocukların eğitimi için küçümsenmeyecek masrafları göze alıyordu. Çünkü anlamışlardı ki; "Kendi felsefesiyle nesillerine sahip çıkamamış milletler, bugün olmasa da yarın, zamanın insafsız dişleri arasında eriyip gitmeye mahkûmdurlar."


İşte bu sebeplerden dolayıdır ki okumayı teşvik etmek için umumi olarak çocuklar dört-beş yaşlarında iken hususi bir törenle okula başlatılıyorlardı. "Çocuklar, çağın en mükemmel eğitim ve öğretim sistemleri ile yetiştiriliyorlar, bir taraftan alfabeyi öğrenirken, bir taraftan da toplumun içinde yaşamanın gerekleri olan fedakârlık, birbirinin hakkına riayet, din ve devlet için ölümün şeref olduğunu dört-beş yaşlarından itibaren öğrenmeye başlıyorlardı.

Evliya Çelebi'ye göre İstanbul'da 1935 sıbyan mektebi vardı. Yine bazı kayıtlara göre o dönemde Amasya'da 200, Erzurum'da 110 sıbyan mektebi bulunduğu bildirilmektedir.

 
Çocukların eğitimine çok büyük ehemmiyet veren Fatih Sultan Mehmed sıbyan mekteplerinde öğretmenlik yapacak olanlara bazı dersleri okumalarını mecburi tutmuştu. Medresede, edebiyat, mantık, geometri, astronomi ve kelam okumayanların sıbyan mekteplerinde ders vermeleri yasaklanmıştı.

Sıbyan okullarında sosyal yardıma da hususi bir önem verilmiş olduğunu vakfiyelerden anlıyoruz. Fatih Sultan Mehmed'in külliyesinde yaptırdığı ve "Darüttalim" adını verdiği ve oğlu II. Beyazıt’ın aynı surette külliyesinde yaptırdığı ve "Muallimhane" diye adlandırdığı okullara bilhassa yetim çocukların, bulunmazsa, fakir çocukların alınması şart koşulmuş ve bu okulların öğrencilerine gündelik harçlık vakfolunmuştur. Birçok okulun vakfiyesinde de kimsesiz veya fakir çocuklara her yıl "kapama" adı altında elbise ve ayakkabı almayı sağlayacak ödenekler ayrıldığı gibi, belli günlerde yiyecek veya harçlık dağıtılmasını sağlayacak tahsisler yapıldığı, hatta II. Bayazit'in ve Kanuni'nin İstanbul'da yaptırdığı mekteplerle, Yavuz'un annesi tarafından Trabzon'da yaptırılan Hatuniye mektebi gibi bazılarında da bütün bu sayılanlardan başka günde iki öğün yemek verilmesinin sağlandığı görülmektedir. Çeşitli vesilelerle zaman zaman İstanbul sıbyan mektebleri öğretmen ve öğrencilerinin Paşa kapısına (Bab-ı Ali) davet olunarak, öğretmenlere hil'atlar giydirilip, hediyeler verildiği, öğrencilere de pilav, zerde ziyafetleri çekildiği ve harçlıklar dağıtıldığı da bazı eski kayıtlardan anlaşılmaktadır. Bazı vakfiyelerde ise kabiliyetli çocuklara ayrıca burslar ayrılmıştır. Hemen her okulun vakfiyesinde çocukların yıllık bahar, kır gezintilerinin gerektirdiği her türlü giderin göz önünde tutularak karşılığının sağlandığı görülmektedir.

Çocukların eğitimi daha sonraki yıllarda da ihmal edilmemiştir. Sultan II.Mahmud 1824'de İstanbul'da halkın, çocuklarının cahil kalmasındaki kötülüklere dikkati çekerek, herkesin çocuklarını akıl baliğ oluncaya kadar günde iki defa mektebe gönderip okutturması mecburiyetini ilan ve bunun sonucu olarak da öğrenim çağındaki çocukların esnaf tarafından çıraklığa alınmalarını yasak etmişti.

http://www.dunyabulteni.net/news_detail.php?id=121752 alınmıştır

,,

 

Sözleşmeli öğretmenlik

turk egitim senTürk Eğitim-Sen olarak sözleşmeli öğretmenlere büyük destek verdik, veriyoruz. Sözleşmeli öğretmenliğin kölelik ve ucube bir sistem olduğunu, iş güvencesini tehdit ettiğini her zaman dile getirdik. İş güvencemizle oynamak ise ateşle oynamak demektir. Buna asla müsaade etmeyeceğiz.Devamı

Daha ideal bir eğitim

egitim bir sen

Seçimimiz daha ideal bir eğitim düzeni içindir

Tarihin, ruhu tükenmekte olan dünyayı taşıyamaz olduğu bir aralıkta yaşıyoruz. İki dünya savaşından sonra kurulan küresel düzen, artık sadece açlık, ölüm, katliamlar, kan ve gözyaşı üretmektedir. Devamı

 

,,,

 

Lütfen Paylaşalım

 

web servis

site ekle site ekle

Eğitim öğretim yılı

egitim is2018-2019 eğitim öğretim yılı yeni bakan eski sorunlarla başlıyor

2018-2019 eğitim-öğretim yılı, 17 Eylül 2018 tarihinde başlayacaktır. 18 milyon öğrenci ve 1 milyon eğitim emekçisi bu eğitim öğretim yılına da birikmiş ve çözüm bekleyen sorunlarla, müfredat ve sınav sistemi değişikliği, karma eğitimin kaldırılması girişimleri gibi tamamen ideolojik bakış açısıyla gerçekleştirilen değişikliklerin gölgesinde girecektir. Devamı